Son Dakika
03 Aralık 2018 Pazartesi

ZEYBEKÇİ: AK Parti’yi İzmirli yapmalıyız

03 Aralık 2018 Pazartesi, 11:00

AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı açıklanan eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi Daha önce de Denizli’de Belediye başkanlığı yaptı. Nihat Zeybekçi İlk röportajını Hürriyet’ten İpek Özbey’e verdi. 3 Aralık tarihli Hürriyet Gazetesi’nde yer alan röportajda Zeybekci, İzmir’i dünyada nereye benzetirsiniz sorusuna şöyle cevap verdi.

Hangi şehirler İzmir’e benziyor, onu söyleyeyim… Zenginlik olarak Akdeniz, Güney Avrupa şehirlerine benziyor. Belki İtalya, Fransa’nın Marsilya’sına benziyor. İzmir’in ilk birinci sahili çok iyi planlanırsa çok güzel bir Venedik havası oluşur. Arkaya doğru gittiğinizde bir Roma çıkar. Modern şehircilik anlamında baktığınızda bir Barcelona çıkar. Kültür ve kongre turizmine bakarsanız Frankfurt çıkar. Bu saydığım şehirlerin bütün özelliklerine sahip bir zenginlik İzmir. Bir eğitim merkezi, lojistik merkezi… Doğuştan özellikleri olabilecek şeyler…

NİHAT ZEYBEKÇİ’NİN  İPEK ÖZBEY’İN SORULARINA VERDİĞİ CEVAPLAR ŞÖYLE:

İsminiz açıklandığında sizin için “İzmirli bile değil” dendi. Ne diyeceksiniz?

Soyadımıza baksınlar. Pösteki sayar gibi saymak istemiyorum ama bununla ilgili tereddütü olanların tamamından fazla İzmirliyiz. Kimin İzmir’de dokuz ilçede işyeri var? Kimin İzmir’de bir şirketi var ki, 540 çalışanı var? Kim İzmir’de son yıllarda kurumlar vergisinde sahip olduğu şirketle ilk üçte, beşte yer alan bir performansa sahip? Bunları söylerken olmayanlara karşı bir kinayeli tutum içinde değilim, bizi İzmirli saymayanlar bilsin diye söylüyorum. İzmir, Anadolu’nun dünyaya açılan bir çıkış kapısı… İzmir Anadolu’nun da özeti zaten.

İşyerleriniz, çalışanlarınız var ama ne kadar tanıyorsunuz ki kenti?

Bakanlığım döneminde de Denizli’ye gitmeden önce mutlaka uğradığım yerdir. Şunu söylemek istiyorum: Tek başına İzmir derseniz büyük bir haksızlık olur. İzmir’i sırtını Anadolu’ya döndürüp, kendi içine kapatırsanız da haksızlık olur. Bakanlığım döneminde de İzmir’de çok önemli projelerim oldu. İzmir’i düşünürken tek başına planlamak yetmez, Ege’yi planlamak lazım. Bu coğrafyanın konuşulması lazım İzmir dendiğinde. Ben İzmir’i iyi tanıdığımı düşünüyorum. Çok daha iyi tanıyacağıma inanıyorum.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığım röportajda “İzmir sadece CHP’nin değil, demokrasinin, çağdaşlığın, huzurun kalesidir. Bu yüzden bizi seçiyorlar” demişti… İzmirli’nin hayat tarzı endişesini anlıyor musunuz?

Ben şuna inanırım. Çoğunluk yanlışla ittifak etmez. Dolayısıyla çoğunluk “Ben böyle hissediyorum” diyorsa doğrudur. Orada olması gereken şey, samimi, açık, şeffaf, dobra olarak kendimizi anlatmak. İzmir eğer “Endişe hissediyorum” diyorsa, bunu çok ciddiye almak lazım. Bugün 16 yıldan beri iktidar olan bir parti, nerede, hangi hayat tarzı ya da inançla, özgürlükle ilgili negatif bir yaklaşımı olmuştur, bunu çok iyi anlatmamız lazım. Türkiye’de devrimcilik, özgürlük, liberallik, hoşgörü anlamında yaklaşımlara bakacak olursak, gerçek sosyal demokrat, özgürlükçü parti olarak AK Parti’yi rakipsiz görüyorum. Bir noktaya geldiğimizde nasıl tahammülsüz hale gelebildiklerini CHP’nin bazı uygulamalarında görebildim bugüne kadar. Kılıçdaroğlu’nun bu söyleminde bile görüyorsunuz. Kendi kabiliyetsizliklerini siyasi bir sırçayla örtme girişiminden başka bir şey değil bu. Vatandaşımızın “Acaba” diye bir soru işareti varsa, bunu ciddiye almamız lazım, alacağız da…

Daha önce anlatmaya çalıştınız mı?

Anlatma ihtiyacımız olduğunu sanmıyorum. İnsanların yeme-içme alışkanlıklarıyla, kılık-kıyafetleri, eğitim ve söylem, her türlü ibadet özgürlükleriyle ilgili tereddüt oluşturacak bir şey görmüyorum. Bugün İzmir ile ilgili şunları duymuyor değilim: “Rakımıza dokunma”… Eyvallah. Bugün insanların özgürce içkilerini içebildiklerini ben biliyorum. AK Parti’deki arkadaşlarımız bugün içkisini içebilen, namazını da kılabilen, günü geldiğinde orucunu tutabilen bir hoş görü alanına sahiptir. Türkiye’nin bir özeti gibidir AK Parti. Demek ki biz anlatamamışız. İzmir’de bir anlatamama sorunumuz var. Özgürlükler şehridir, ilk hareketlerin başladığı yerdir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan ilk çok partili partinin kurulduğu, mitingini yaptığı yerdir.

Hizmet götürülmese sadece ideolojik nedenlerle üst üste seçim kazanmak mümkün müdür?

Bu bizim de hatamız. Kalkıp da başkasına suç atmamıza gerek yok. Demek ki anlatamadık. Hatalarımızdan biri belki şu: Belki İzmir’i AK Partili yapmaya çalıştık. AK Parti’yi İzmir’li yapmamız lazım. Zaten İzmirli. Bunu anlatmamız lazım. İdeolojik bir duvar örülmeye çalışıldı. Bizim İzmir’de ideolojik duvarın öteki tarafına geçmemiz lazım. Göreceksiniz, bu dönemde bunu mutlaka aşacağız.

İLK PROJE NE OLACAK?

Biliyorum projelerinizi açıklamak istemiyorsunuz ama birini söyleyin en azından…

İzmir’i projeye boğmayacağız. Basit, sade olacağız. Bir tekini söyleyeyim. Anadolu’nun tamamına baktığınız zaman da insanlık tarihinin en eski yerleşim yeri bu topraktır. Kültür turizmi anlamında baktığımız zaman İzmir, bu yerleşimin de merkezi. Dünyanın en iddialı, Türkiye’nin en büyük Arkeloji ve Medeniyetler Müzesi’ni kuracağız. Çok kısa zamanda başaracağız.

RÖPORTAJIN TAMAMI

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO