Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

ZEHİR OLMASIN!

Üretici, ihale, dağıtım, depolama, ambalaj, üretim-tüketim tarihi, etiket ve laktoz başlıklarına dikkat çekildi.

20 Eylül 2018 Perşembe, 18:07

Süt temel besin öğelerini yeterli ve dengeli bir şekilde bileşiminde bulunduran çok önemli bir gıda maddesi. Yapısında süt şekeri (laktoz), yağ, protein, kalsiyum başta olmak üzere mineral maddeler ve vitaminler var. Bunlardan bazıları doğada sadece sütte bulunabiliyor. Kalsiyumun ana kaynağı olan süt, içerdiği protein, vitamin ve minerallerle fiziksel ve zihinsel gelişimde büyük rol oynuyor. Beyin gelişimine destek oluyor, kemikleri ve kasları güçlendiriyor, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan koruyor. Dünya Sağlık Örgütü gelişme çağındaki çocukların her gün iki bardak süt içmesini öneriyor. Çocuklarda süt tüketiminin artırılması için Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan Afrika’ya kadar dünyanın birçok ülkesinde yıllardır en yaygın şekilde uygulanan projelerin başında, “Okul Sütü Programı” geliyor.

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Izmir Şube geleneksel ayın konusu kapsamında Eylül Ayı için 2. konu olarak belirlediği Okul Sütü ile ilgili açıklamasının girişi yukarıdaki ifadeler. Oda, açıklamasında ‘Okul Sütü Zehir Olmasın’ ana fikri kapsamında şu uyarılarda bulundu;

”Programın amacı ana sınıfı dahil olmak üzere ilkokul öğrencilerine süt içme alışkanlığı kazandırmak, yeterli ve dengeli beslenmelerine katkıda bulunarak sağlıklı büyüme ve gelişmelerini desteklemektir. Ülkemizde de 2012 yılından beri Tarım ve Orman Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Ulusal Süt Konseyi işbirliğiyle yürütülen Okul Sütü programı; bağımsız anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine pazartesi, çarşamba ve cuma günlerinde, haftada 3 gün süreyle 200 ml ambalajlı, yağlı, sade UHT içme sütü dağıtılması şeklinde uygulanmaktadır. Program kapsamında dağıtılan sütler “Türk Gıda Kodeksi – Çiğ Süt ve Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği”ne uygundur.

Uygulama ilk olarak, 2007 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Tire Süt Kooperatifi’nden alım yapılarak hem üreticinin korunması hem de çocuklara güvenilir, sağlıklı süt içirilmesi düşüncesiyle başlamış ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından “Dünyanın En İyi Kırsal Kalkınma Modeli Ödülü”ne layık görülmüştür.

Okul sütü programı ile;

  • Okul çağındaki çocukların süt tüketimini arttırmak ve doğru beslenme alışkanlıkları kazanmalarını sağlamak
  • Ülkemizde ailelerinin sosyo-ekonomik durumları nedeniyle yeterince ya da hiç süt tüketemeyen binlerce çocuğun vitamin ve mineral eksikliklerinden kaynaklanan sağlık sorunlarının önüne geçebilmek
  • Çocuklara ileri yaşlarında tüketim alışkanlığı kazandırabilmek amaçlanmaktadır.

Program sayesinde çocukların hem fiziksel hem zihinsel gelişimlerinin arttığı belirlenmiştir.

Büyüme ve gelişme çağındaki çocukların beslenmesinde bu denli önem taşıyan sütün, ülkedeki tüm çocuklara eşit şekilde ulaştırılmasında çok büyük rol oynayan bu uygulama aynı zamanda büyük özen ve hassasiyet gerektirmektedir.

Sütü üretecek firmadan, sütün depolanmasına ve okullara ulaştırılmasına kadar her aşaması güvenli gıda zincirinin bir halkası olarak değerlendirilmeli ve bir tek zincirin kırılmasının bile gıda zehirlenmesine varacak şekilde sonuçlanabileceği unutulmamalıdır. Nitekim önceki yıllarda bunun örnekleri yaşanmış, çocuklar gıda zehirlenmesi yaşamıştır.

Dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıralayabiliriz:

  • Üretici firma ihale aşamasında dikkatli seçilmeli, maliyet tek kriter olarak ele alınmamalıdır.
  • Dağıtımları gerçekleştirecek lojistik firmaları gıda taşımaya uygun araçlarla, uygun ortam koşullarında dağıtım yapmalı ve bu denetlenmelidir.
  • Sütlerin dağıtımları yapılana kadar bekletileceği depolar gıda depolamaya uygun şartlara sahip olmalı ve bu denetlenmelidir.
  • Okullara dağıtılan sütlerin çocuklara dağıtımından önce, okul yöneticileri ve öğretmenler tarafından ambalajların fiziksel durumları, son kullanma tarihi, üretici bilgileri, işletme kayıt bilgisi ve etiket bilgileri mutlaka kontrol edilmelidir.
  • Laktoz intolerans (laktoza (süt şekeri) karşı hassasiyet) rahatsızlığı olan öğrenciler muhakkak önceden belirlenmeli, bu öğrencilere laktozsuz süt tüketmeleri önerilmelidir.

Ayrıca öğretmenler tarafından son kullanma tarihi ve etiket bilgileri kontrollerinin öğrencilere de öğretilerek, onlar tarafından da kontrolünün sağlanması hem ikinci bir göz olacak hem de öğrencilerin ilerleyen yıllarda bilinçli birer tüketici olmalarına basamak oluşturacaktır.

Amacı okul çağındaki çocukların beslenmelerini desteklemek olan bir programın tedarikçisi olacak firmaların seçiminde çok dikkatli davranılmalı ve çocukların güvenilir gıdaya ulaşmaları sağlamak birinci kriter olmalıdır. Ayrıca bu tarz bir programda, İzmir modelinde olduğu ve uzun yıllardır başarıyla yürütüldüğü gibi yerel kooperatiflerle birlikte çalışılması hem sütün taşınması, depolanması ve dağıtılmasında kolaylık sağlayabilecek hem de yerel üreticinin desteklenmesini ve yaşatılmasını sağlayacaktır.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO