Son Dakika
14 Kasım 2019 Perşembe
”

Yorumu size bırakıyorum

Maça gittik. Babam, “Yuuuh be hakem” diye ayağa kalktı. Az ileride polis geldi, “Bir daha olursa sizi dışarı çıkarırım” dedi. Babamın suratı kıpkırmızı olmuştu.

07 Eylül 2019 Cumartesi, 19:40

Bir sinema şeridi gibi, çocukluk dönemimin ilk yılları, nostalji perdesine yansıyor.

Rahmetli babam iyi bir futbol tutkunuydu. Aynı zamanda iyi bir Altay taraftarı. Bu tutkunun ana nedeni, babamın ALTAY’ın ve Türk futbolunun sembol isimlerinden rahmetli Bayram Dinsel’le mahalle arkadaşı olmasıydı.

Belleğim beni yanıltmıyorsa, 1956 veya 1957 yıllarıydı. İlkokula ilk adım attığım dönemdi. Günlerden Pazar ve güzel bir İlkbahar günü. Annemin “Hayır” ısrarlarına rağmen, rahmetli babam beni ve kardeşim Aytekin’i, Alsancak Stadı’nda oynanmakta olan Altay-Göztepe maçına götürdü. Ben 6-7, kardeşim ise 3-4 yaşlarındaydı.

Yaşı 50’nin üzerinde olanlar, o dönemin Alsancak Stadı’nı çok iyi bilir. Kömür tozuyla kaplı toprak bir zemini vardı sahanın. Kapılı tribünün olduğu yerde balkon yoktu. Eski ve ilkel bir tribün vardı. Tüm stat toplam 4- 5 bin kapasiteliydi. Babam, ben ve kardeşim binbir güçlükle stada girdik.

Bugün bile hayal meyal anımsıyorum. Altay ve Göztepe taraftarları aynı tribünü paylaşıyor, herkes yan yana maç izliyordu.

Altay’da belleğimde kalan isimler Bayram Dinsel, kaleci Nejat, Faik, Kaya ve Gönen, Göztepe’de ise rahmetli Sedat Çağlayan, rahmetli Gürsel Aksel’in ağabeyi Gürel Aksel, kalede ise yanılmıyorsam Erdoğan…

Sahada müthiş mücadele sürerken, tribünleri dolduran ve yan yana oturan Altay ve Göztepe taraftarları oldukça coşkuluydu.

Ama küfür bir yana, aralarında en küçük bir didişme bile yoktu. Maç 0-0 devam ediyordu. İkinci yarının ortalarıydı. O sırada maçın hakeminin verdiği bir karar sonrası, rahmetli babam ayağa kalkarak, “Yuuhh be hakem” diye bağırarak, kararın ters olduğunu söylemek istedi.

O anda, az ileride oturan bir polis babamın yanına gelerek uyardı. Bir daha tekrar edilmesi halinde dışarı çıkaracağını söyledi. Babamın suratı kıpkırmızı olmuştu.

Polis’in uyarmasından çok, bana ve kardeşime karşı mahçup duruma düştüğünü düşünerek çok üzülmüştü.

Hatta, yine belleğim beni yanıltmıyorsa, maçın bitimine 5 -10 dakika kala stadı terk edip, evimizin yolunu tutmuştuk. O günden sonra, rahmetli babam ne maça gitti ne de bizi götürdü.

Yorumu siz değerli okuyucularıma bırakıyorum…

www.haberhurriyeti.com / İSMAİL ÖZELÇİNLER

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz