Son Dakika
14 Aralık 2018 Cuma

YOKTAN YARATILAN MARKA: BAYRAKLI

10 Aralık 2018 Pazartesi, 11:01

Belediye Başkanı Hasan Karabağ İlçenin kuruluşundan bugüne kadar yaşadıklarını, yaptıklarını tüm samimiyeti ile anlattı .

MASAL GİBİ KURULUŞ

Bayraklı 2008 yılında alınan karar ile 2009 seçimlerine yetişen bir ilçe. Karşıyaka’dan 20, Bornova’dan 3 mahalle alındı; yaklaşık 300 bin nüfuslu bir ilçe oluştu. Araç – gereç yok. Eleman yeterli değil. Personel ve bütçeleri yeterli değil. Buna rağmen arkadaşlarımızla fedakarlıkla çalışarak ilçeyi kurduk.

ATATÜRK SEVDASI

29 Ekim. 6 bin kişi aynı anda Zeybek oynadı. Ki alana daha fazla kişi geliyor o tabloyu yaratmak için. Tekrar söylüyorum; Dünya’da tektir bu. 6 bin kişi orada yerlere yatarak insan gövdesiyle Atatürk resmi çiziyor. Atatürk sevdasından İzmir’in uzak durdurulmasını kimse sağlayamaz

KÜTÜPHANECİLİKTE TEKİZ

En fazla kütüphanesi olan ilçeyiz biz. 23 mahalleli bir ilçede 16 kütüphane. Hacettepe Üniversitesi her yıl bizim bu çalışmamızı ödüllendiriyor. Şu anda 60 bin kitabımız var. Yüzlerce bilgisayar hediye edildi. Kütüphanecilik burada müthiş bir başarı öyküsü oldu.

İLÇE BELEDİYELERİ KALKACAK MI?

Gördüğümüz kadarıyla, ilçe belediyeleri böyle kalırsa, herhalde kaldıracaklar. Yeni yasa taslağı öyle gibi geliyor bize. İlçe belediyeleri güçlendirilmeli. Yatırımcı belediyeler haline gelmeli. Paylarından kesintiye uğrayan yüzde 40 oranı düşürülmeli.

HİKAYESİ OLAN ŞEYLER

Rio’da tepelerin üzerine İsa heykeli yapmışlar, 3 tane tepeye teleferik koymuşlar ha bire turist taşıyorlar. Paris’te Eyfel kulesi var para basıyor. Dubai’de en yüksek binayı yapmış adam para basıyor. Değişik bir şeyi hatta hikayesi olan şeyleri yapman lazım bu kente.

****

Eski berberleri, inek resimli kasapları, her köşe başında eski Rum evleri, muhabbetkâr insani ile Bayraklı bambaşka bir ilçedir İzmir’de. 9 yaşında bir belediye. 24 mahallesi var. Emsallerine göre fazlası olan bir belediye. En fazla kütüphaneye sahip olma ayrıcalığının yanında, Kütüphane, eğitim, sağlık, spor yatırımları ile de 30 ilçe belediye arasında fark yaratanlardan.

İzmir’in incisi Bayraklı’nın belediyesinden söz ediyoruz. Yerel seçimlere sayılı günler kaldı. Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, hizmete 2019’da Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatı ile devam etmeyi kendisine hedef edindi. HABERHÜRRİYETİ olarak yol haritasını anlatmasını istedik.

İZMİR’İ KURAN KRAL

HABERHÜRRİYETİ – Göreceli olarak yeni bir belediye. Kuruluşu olan 2009 yılından bu yana başkanlığını yürütüyorsunuz. İlçenin sizin için ifade ettiği değer ne?

HASAN KARABAĞ – İzmir’in kurulduğu antik bir bölge Bayraklı. İzmir buradan doğdu. M.Ö 3 binli yıllarda ilk planlı şehir olarak burada hayat buldu. İzmir’e ismini veren yer burası. İzmir’i kuran kralımız da burada yatıyor. Kral Tantalos.

Bayraklı 2008 yılında alınan karar ile 2009 seçimlerine yetişen bir ilçe. Karşıyaka’dan 20, Bornova’dan 3 mahalle alındı; yaklaşık 3 yüz bin nüfuslu bir ilçe oluştu. Tabi ki ilk görev verilen olarak kurucu oldu. Araç – gereç yok. Eleman yeterli değil. Personel ve bütçeleri yeterli değil. Buna rağmen arkadaşlarımızla fedakarlıkla çalışarak ilçeyi kurduk.

Yeni evlenen bir çiftin evini kurması süreci gibi bir şey bu. Bitmiyor yani. Üstüne ikici dönem tamamlandı hemen hemen. Dolayısıyla biz ilk yıl kurumsallaşmasını sağlamaya çalıştık. İkinci kez görev verildiğinde artık oturmuş bir belediye noktasına doğru gitti. Belediye hizmet binasını yaptı. Şantiyelerini, hayvan barınaklarını, spor tesislerini, kültür merkezini yaptı. Derken; Temizlik, park bahçe bakımında ve diğer tesislerin yapımında İzmir’de örnek bir belediye oldu.

Dolayısı ile biz bu enerjiyi belirli bir dönem götürdükten sonra, ilke olarak benim kafamda belediye başkanlığı 2 dönemle sınırlanması gereken bir şey olduğu için, üçüncü dönemde Büyükşehir serüveni başladı. Heyecanımızı oraya taşımak istiyoruz.

FAKİR AİLELERİN KURTARICISI

HH –   Büyükşehir adaylığınıza geçmeden önce, Bayraklıya yatırımlarınızı hatırlamakta yarar var. Mesela eğitim yatırımı. Neler yaptınız Bayraklı için bu konuda?

H.K – Göreve gelir gelmez bir dershane kurduk. Bu dershanede halen yaklaşık bin çocuğumuz hem LGS, hem de üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Mesela; bu sene 122 öğrenci üniversite sınavına tercihte bulunmuş, 106’sı girmiş. Ve kaliteli üniversitelere girmiş. Aynı şekilde liselerde de aynı. Fen liseleri, Anadolu liseleri yüzde 90’ın üzerinde başarılı olan ve aranan, gelinen bir dershane olmuş.

Dershane ücretleri malum. Fakir aileler ve zor durumda olan aileler için bir kurtarıcı oldu bizim dershanemiz. Eğitimde bununla başladık. Ondan sonra da okullarımıza alabildiğine destek verdik. Tamirleri, bakımları. Ve bir karar aldık. ‘bin 400 çocuğumuza her sene burs vereceğiz’ dedik. Okuyabilecek, önü açık çocuklara yardım ediyoruz. Binlerce çocuğumuza burs verdik, veriyoruz. Eğitime dokunabildiğimiz kadar dokunuyoruz. Kurduğumuz ilk tesislerden biri de kız yurdu. 100 öğrencili. İsmi de Nene Hatun. Çok kaliteli bir yurt. İnşallah sayıları artar.

SAĞLIKTA İZMİR’DE TEKİZ

HH – Peki; Sağlık?

H.K – Bayraklı Belediyesi sağlıkta müthiş bir başarı trendi yakaladı. Üç ambulans, dört doktoruyla; cenazeden, bütün evdeki bakımlara kadar müdahil oluyoruz. Ve 8 tane Diş Polikliniğimiz var. Diğer ilçelere sorun, ‘Var mı böyle bir uygulama’ diye. Türkiye’de tektik. Geçen sene 20 bin insanın dişine bakmışız. Dolgu, tedavi etmişiz. Yapamadıklarımızı dışarıda organize etmişiz. Bunlar fakir bölgelerde olduğu için müthiş bir ailevi destek oluyor. Bu yıl mesela sekizincisini açtık. Her bölgeden o kadar talep oluyor ki; okullara diş taramalarına gittik. Her türlü müdahaleyi yapıyoruz.

Ambulans servisimiz; 112 gibi çalışmıyor. Hastaneye götürüyor, tedavi ya da müdahaleyi bekliyor ve alıp, geri getiriyor. Ayrıca sürekli tedavi olması gereken hastalarımız var. Bunlara çok yardımcı oluyoruz.

HH – Spor?

H.K – İlklerimizden bir oldu. 2 futbol sahası, bir spor salonu yaptık. Ve sayısız halı sahayı yeniledik, yaptık. Ayrıca parkların içine sporla bütünleşmiş sosyal tesisler yaptık. Yaklaşık on tane böyle yerimiz var. Ve bu tesislerimizde kendi personelimiz 150 kişi ekmek yiyor. Hem halkımız ucuz, hem kaliteli faydalanıyor. Aynı zamanda istihdama da ortak oluyor. Göreve geldiğimiz günden beri yaklaşık 33 tane park yapmışız, Bayraklı’ya 110 bin metrekarelik park ilave etmişiz. Şu anda ilçede parklarda kişi başına düşen yeşil alan 4 buçuk metrekarenin üzerinde. Evrensel değerler on metrekare ama; sıfırdan başladığınız alanlar bunlar. Revizyon imar planları yaparak yolumuza da devam ediyoruz. Terklerden kazanılacak alanlarla yeşil alanlar daha da artacak.

ESKİLERİ REVİZE ETTİK

HH – Gecekondunuz bol. Kentsel dönüşüm olarak neler yaptınız?

H.K – Kentsel dönüşüm bölgesini ilk İzmir’de ilan eden belediyeyiz. Bu özellikteki bir bölgede daha kolay çözülür diye 2010 yılında meclis kararı aldık. Sonra da yetkiler büyükşehire geçince, oraya devrettik. Büyükşehir iki yıl beklettikten sonra uygulamaya geçmek istedi ama çok kaçağı bol olduğu için uzlaşmada tıkandı olay.

Eskiyen imar planlarını değiştirme yoluna gittik. 1986’da yapılmış planlardı bu planlar. ‘Günümüz koşullarına uygun küçük parselleri birleştirerek, biraz daha yüksek yapı oluşturarak ve yeşil alanları genişleterek bu işi çözeriz’ dedik. İkiz kulelerimizi biliyorsunuz. İzmir’de yeni yapılan. O bölgenin önündeki kırsal bölgeyi, iki katlıların bölgesini 10 kata çıkardık. İşte Adalet Mahallesi, Manavkuyu, Tepekule Çay Mahalle dediğimiz bu bölgede düzlükteki mahalleleri 10 kata çıkardık. Ardından Yamanlar bölgesinden bağlı olan gecekondu bölgesini de revize ettik. Büyükşehir ile anlaştık, yeni planlarıyla uygulamaya geçtik.

DEPREM ETÜT MERKEZİ

Depremden korunmak için mutlaka eskiyen yapıların değişmesi, gecekonduların kalkması lazım. ‘Depremle ilgili ne yaptınız’ diye sorarsanız; Göreve gelir gelmez yine Türkiye’nin ilki olan bir Deprem Etüt Merkezi açtık. Deprem Etüt merkezi ne yaptı; Amerikan menşeli ultrasonik cihazlar ile özellikle 2 bin yılından önce yapılan binaları, depremden önce inşa edilen binaların betonarme ve demir aksamını kontrol ettirdik. Ve biz bunların yüzde 60’ının çok yıprandıklarını, arızalı çıktıklarını gördük. Aralarında resmi tesisler de vardı. Etüt merkezimiz çok önemli işler yaptı.

Burada yaptığımız ön incelemeyi Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi’ne gönderiyoruz. Onlar daha derin araştırmalar yapıyor. Binaların güçlendirilmesi gerekiyor, nereleri hangi kolonları, kirişleri durumunu tek tek tespit ediyor. Ve bu yolla çok binayı değiştirdiğimizi, güçlendirdiğimizi düşünüyorum.

Bunlar 2 bin yılına kadar yapılan. 2 bin yılından sonra yapı denetim şirketleri kurulduğu için bu iş belediyeden çıktı. ‘Depremden ölünmez, binalardan ölünür’ diye rahmetli Deprem Dedemiz Mete Işıkara’yı iki kez buraya getirdik. Camilerden vaaz verdirdik. Cem evinde, okullarda konferanslar verdirdik. Depremi sadece Bayraklı’da değil, İzmir’de gündemde tuttuk.

Bayraklı’da yaklaşık 10 mahallemizde deprem konteynırlarımız var bizim. Muhtarlara teslim ettik, ‘siz örgütleyin, burada sivil toplum yapılanması oluşsun’ dedik. Buraların içinde depremden sonra kullanabileceğimiz bütün cihazlarımız var. Jenaratör dahil. Bir şey daha yaptık. bölgenin sırt kesimine Amatör Telsizciler Ofisleri kurduk. Depremden 3 dakika sonra onlarla dünyayı görüştürebilecek duruma getirdik.

SEMT EVLERİ ÇOK ÖNEMLİ

HH – Yepyeni bir belediye olmanıza rağmen, sadece sorumluluk alanınız ile değil tüm kentle kaynaşan bir yapıya sahipsiniz. Kolay ulaşılan bir başkan olmanızın dışında; Milli bayramlar Bayraklı’da tüm İzmir’in katılımı ile kutlanırlığı ile alışılagelmiş olmayan bir tablo oluşturur hale geldi. Türkiye, İzmir Bayraklı’da gördü, yaşadı. Binleri bir araya getirip İnsandan oluşan Atatürk portrelerini çizdiniz. Bayraklı yaşayanları ile sınırlı kalmayan böyle büyük potansiyelli bayram kutlamalarını sormak isteriz. Bundan sonra yaşanacak kutlamaların o muhteşem boyutu nereye varacak?

H.K – Bundan sonra ben burada yokum ve olmayacağım. Tabi Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adayım ve olursam; bundan sonraki kutlamalar Atatürk Stadı’nda gerçekleşecek tabi.

Önce o milli kutlamaların tamamının, 276 ulusal ve uluslar arası TV medya kuruluşunda yayınladığını söyleyeyim. Bu yayınları bir araya getirip topladığınızda da 3 saat 55 dakika süren bir bant oluştuğu ayrıntısını da vereyim. Ben Bayraklı ile devam edeyim, sonra o konuya döneyim.

Semt evlerimizi anlatayım size. Bayraklı’da 28 tane semt evimiz var. Türkiye’de bu kadar yoktur. Büyük mahallelerde 2’şer tane var. Semt evlerimizde birer tane kız çocuğumuz var. Buralarda neler yapılır? Özellikle hanımlarına kurslar verilir. Mesela dikiş-nakış, takı-tasarım. Ve oradan belediye şikayetlerini alıyoruz. Burs kayıtlarını oradan yapıyoruz. Spor okullarının kayıtlarını oradan alıyoruz. Ve bir de ne yapıyoruz; Hanımlar evde özel günlerini, altın günlerini, kına gecelerini yapamıyorsa, bu semt evlerinde yaptırıyoruz. Mevlüt gibi dini vecibelerini de orada yerine getirebiliyorlar.

EN FAZLA KÜTÜPHANESİ OLAN İLÇEYİZ

Buralardan Dünya’da tek olan bir gönüllü ordusu doğdu. 16 tane de kütüphane açtık. Yine Türkiye’de bir ilktir bu. En fazla kütüphanesi olan ilçeyiz biz. 23 mahalleli bir ilçede 16 kütüphane. Hacettepe Üniversitesi her yıl bizim bu çalışmamızı ödüllendiriyor. Şu anda 60 bin kitabımız var. Yüzlerce bilgisayar hediye edildi. Kütüphanecilik burada müthiş bir başarı öyküsü oldu. Dolayısıyla biz buralarda hep gönüllü bulduk.

29 Ekim gibi milli günlerimizdeki törenlere katılımdaki yüksekliği sormuştunuz; spor okullarımız, dershanemiz, kız yurdumuz, semt evlerimiz derken iki, üç bin gönüllüyü biz zaten buluyoruz. O İzmir’i taşıp Türkiye’ye yansıyan görüntüler bu sayede, bu gönüllü orduları ile oluşuyor. Burası yapagele, yapagele; Atatürk sevdalısı insanlar ‘Bayraklı bu işi yapıyor, ben de gideyim burada katılayım’ diye, her yıl bize İzmir’in her yerinden yüzlerce insanımız eklendi. ‘Seneye ne yapacaksınız’ diye soruyorlar ve bir sene önceden yeni gönüllülerle katma değer katıyorlar milli günlere.

DÜNYADA TEK

Mesela bu semt evlerinde o kutlama günlerinde oluşturulacak tabloda yer almak isteyenlere dersler veriyoruz. Aylar süren hazırlık çalışmaları oralarda yapılıyor. Bu kolay bir iş değil. Belediyelerin bunu yapabilmesi için bizimki gibi mekanlara sahip olması lazım. Dolayısıyla bu başarıyı da bayraklı Belediyesi semt evleri sayesinde yakaladı. Bundan sonraki süreçte Büyükşehir Belediye Başkanlığım gerçekleşir ise Atatürk Stadı’nda 80 bin kişi önünde aynı tabloyu gerçekleştirmek nasip olur inşallah. Mesela son 29 Ekim. 6 bin kişi aynı anda Zeybek oynadı. Ki alana daha fazla kişi geliyor o tabloyu yaratmak için ve alamıyoruz. Tekrar söylüyorum; Dünya’da tektir bu. 6 bin kişi orada yerlere yatarak insan gövdesiyle Atatürk resmi çiziyor. Atatürk sevdasından İzmir’in uzak durdurulmasını kimse sağlayamaz. Ben bunu burada bildiğimin ötesinde gördüm İzmir’in Atatürk sevdasını.

ENGELLİNİN ENGELLERİNİ KALDIRDIK

HH – Siz belediye olarak bir de Engelli Merkezi farkı yarattınız.

H.K – İzmir’in en büyük engelli merkezi. Bizden önce Bornova Belediyesi başkanlarımız yapmış, bize Bornova Belediyesi’nden devredildi belediye olunca. Engellilerin sinema, tiyatro, spor salonu, yine onların her türlü etkinliğini gerçekleştirebildiği bir engelliler merkezimiz var. 3 tane engelli ambulansımız var. Sağlık gereksinimlerini bu araçlarla gidip gelerek yapmalarını sağlıyoruz. Ayrıca engellilere; bizim bir kadın kooperatifimiz var semt evlerimizde yaptıkları dikiş-takı gibi şeyleri satabildikleri ücretsiz standlar veriyoruz. Haftada bir dönüşümlü kullanıyorlar kadınlarımızla. Ayrıca semt pazarlarında engellilere ücretsiz yer veriyoruz hayatlarını kolaylaştırmak için. Eğitimde de destek veriyoruz.

Bunlar tabii hükümet politikası. Sadece belediyenin çabası ile olacak işler değil.

TEPEDEN DEĞİL HALKIN İÇİNDEN GELİYORUM

HH – Gelelim Büyükşehir Belediye Başkanlığı hedefinize. Aday adayısınız. Süreç nasıl gidiyor?

H.K – Aday adaylığını diğer arkadaşlar gibi klasik yöntemlerle yapmıyorum. Onlar gidiyorlar genel merkezde genel başkan yardımcılarıyla kulisler yapıyorlar, yemekler yeniliyor, genel başkana gönderebildikleri kadar insanı gönderip konuşmalarını sağlamaya çalışıyorlar. Biz burada zeminde çalışıyoruz. Halkımızla beraberiz. Sonuçta halktan destek almayan bir siyasinin, genel merkezde onu tavlayıp, bunu tavlayıp onunla aday olacağını düşünürse yanılıyor. Dolayısıyla; ben 2008’de, 2009’da ve 2014’de de aynı tarz siyaset yaptım. Biz, halka gidiyoruz sizinle basınla sohbetler ediyoruz öyle kendimizi ifade ediyoruz. Derneklerle toplantılar yapıyoruz. Gönüllü gruplarımız çarşı-Pazar broşürlerimizi dağıtarak halktaki tanınırlığımızı ve karşılığımızı çoğaltmaya çalışıyoruz. Genel merkez yapacağı çalışmalarda, anketlerde bizi takdir ederse; görevimizi alır, götürürüz.

Önce ilçeleri gezdim ben. Ben yola çıktığımda birçok gönüllü vardı burada. Artık burada İzmir’de bir çok gönüllülerimiz var ve bizimle beraberler ya; Cumhuriyet gönüllüleri. ‘Biz de geleceğiz’ dediler. 2-3 otobüs ilçe ziyaretleri yapıyoruz. Daha fazla otobüsün olduğu günler oldu. Kırsaldaki 16 ya da 17 ilçeleri gördük. Orada gördüğümüz, aldığımız havadan; aday olabileceğimizi gördük. Gittik dosyamızı öyle verdik. Ondan sonra da 29 Ekim etkinlikleri filan yapınca da oluşmuş ve giderek artan tanınmışlık oranı daha da arttı zaten. Şimdi yüzlerce bayanımızla sahada genel merkezimizin yapacağı anketlere yönelik çarşı-pazar kendimizi daha da tanıtmaya yönelik çalışma yapıyoruz.

SIKINTI İZMİR’İN MERKEZİNDE

HH – Aday gösterilmeyip, belediye başkanlığını bırakmanız durumunda nasıl biri olarak hatırlanmak istersiniz?

H.K – Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Laik bir arkadaşımızdı desinler; bu bana yeter.

HH – Diyelim ki; Büyükşehir Adayı ilan edildiniz. Bir adım sonrasında da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı oldunuz. Ne değişecek İzmir’de?

H.K – İzmir’in merkezi değişecek. Kırsalda bir sıkıntı yok. İzmir’in kırsalını Aziz bey iyi götürdü. Yollarını yaptı, kooperatiflerini kurdu, üretime ve üreticilerine destek oldu, arıtmalarını yaptı. İzmir’in merkezinde sıkıntı var. İzmir’in merkezindeki nokta projelerimiz aday olduktan sonra söyleyeceğiz. Onu da Aziz bey ile oturup konuşacağız. Bütçeyi bu yıl Aziz bey yaptı. İzmir belediyelerinin 2019 bütçeleri yapıldı.

O bütçede ne var; 2019’da yapacağın işler var. Kitapçık yapıyorsun ‘performans analizi’ diye. O seneki performansını yazıyorsun orada. ‘Şurada şunu yapacağım, burada bunu yapacağım’ diyorsun ve onun karşılığını bütçeye koyuyorsun. Bu seneyi bağlamış Aziz bey. Bundan sonraki seneleri, elimizdeki ekonomik imkanları da görerek projelendirebiliriz. Ama İzmir’in esas sorunu; bu inşaat dokusunu değiştirip, geniş yeşil alanlar yaratıp, geniş cazibe merkezleri yaratabilmek. Turisti getirebilmek. Trafik orta vadeli bir çözüm.

Kısa vadeli çözüm de; oturup Aziz beyle konuşacağız. Üniversite ile çalışma yapıyorlar. Ben bir proje mühendisiyim. Bir proje kafada tasarlanır, kağıda uyarlanır, genellikle sahada uygulanırken arıza çıkarır. O sahada çıkan arızayı proje yapanlar pek göremiyor. Uygulamacı mühendis ile birlikte olması lazım. Dolayısıyla şimdi yapılan ulaşım planları, mastır planları üniversitede hazırlanıyor ama işe girdiğinde 15 metrelik tramvay geçişleri sıkıntı yaratıyor mesela. Onun için onların sahada revize edilmesi lazım bazı şeyler yanlışsa.

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 3 temel görevi var.

Bir; Ulaşımı doğru ve çabuk sağlayacak.

İki; Suyu her gün akıtacak.

Üç; Su taşkını olmayacak.

Dördüncüsü; Çöpünü doğru temizleyecek ilçe belediyeleri.

DENİZE NAZIR TARİHİ YOK ETMİŞİZ

Bu işleri temel edindikten sonra, kentin vizyonunu değiştirmek söz konusu. İzmir çok az turist çekebiliyor. Hatta çekemiyor. Tek turist çeken ilçe var, o da Çeşme. Diğer ilçelere de pek gelmiyor. Yani; Foça, Seferihisar, Gümüldür gibi sayfiye yerlerine de pek gelmiyor. Antalya gibi değiliz. İzmir’e turisti çekebilecek cazibe merkezleri lazım.

Rio’da tepelerin üzerine İsa heykeli yapmışlar, 3 tane tepeye teleferik koymuşlar ha bire turist taşıyorlar. Paris’te Eyfel kulesi var para basıyor. Dubai’de en yüksek binayı yapmış adam para basıyor. Değişik bir şeyi hatta hikayesi olan şeyleri yapman lazım bu kente. Bu hikayeyi anlatarak da ‘burada bu var’ demek lazım dünyaya. Hikayen yoksa, marka olamazsın. Her markanın hikayesi vardır. İzmir’de bu yok. İzmir kordonunda eski yapıların hepsi yıkılmış. Denize nazır tarihi yok etmişiz. Ama, Aziz bey uğraşıyor, meydana çıkarıyor Agora ve diğer tarihi ve turistik yerleri, yeterli değil. Turisti İzmir’e getirecek, dolayısıyla ticareti artıracak şeyler lazım.

Bizim Bayraklı’da bir müze lazım. Bayraklı’da İzmir’e adını veren antik kalıntılarının gün yüzüne çıkarılması lazım. Çıkanları müzede sergilemek lazım. Bayraklı’da yat limanı projelerimiz var. Onların hayata geçmesi lazım. Turist gelecek, zenginlik gelecek, ticaret gelecek ki başka türlü bilinir olunamaz.

HH – İstanbul-İzmir otoyolu bitmek üzere. İstanbul ile yakınlaşıyoruz.

H.K – İstanbullular İzmir’i çok seviyor. İstanbullular gelsin de betonlarını getirmeden gelsinler. Gecekondular, çarpık yapılaşmalar kalksın tamam; İstanbul’un canına okumuş anlayış harcı ile değil. Vahşi betonlaşma zihniyetinden arınmış olarak gelsinler. ‘İstanbul’a ihanet ettik’ diyerek devletin zirvesinin yaptığı itirafın daha dumanı tütüyor.

ZEMİN İŞİNİ BİLEN UZMANLAR YOK

HH – Yüksek mimariye karşısınız yani.

H.K – Hayır. Vahşi yüksek yapılanmaya karşıyım. Kent estetiğinden söz ediyorum. Mevcut planlama açısından devam edilecek yüksek binalara. Ama burada yüksek bina için planlanmış olan bölge yanlış. Doğru değil mühendislik açısından. Ben mühendisim, biliyorum işin içini. Burayı planlayan, zemin etüdünü yapan hocalar ile üniversitede konuştuk.

Burası 9 kilometre boyunda, 2 buçuk kilometre eninde ve 250 metre derinliğinde çamur zemin. Yani, Manhattın’ı örnek gösteriyorlar ama; Manhattın böyle değil. Andezit kayaya yakın. Buradaki zemin iyileştirmeleri 60 metrede oluyor. 250 metre derinlik var burada, 60 metrede iyileştiriliyor burada. Böyle bir zeminin altı çamur. 60 metrede ne kadar sağlam yapıyorsun bakalım sonunu.

Bir de zemin işini çok iyi bilen uzmanlar yok Türkiye’de. Yüksek yapı zeminini bilen ne üniversitede doğru dürüst insanımız var, ne büyükşehirde, ne Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nde. İlçe belediyelerinde hiç yok. Biz bunu aşmak için buranın zemin etüdünü yapan hocalarla daha sağlam yapılar yapabilmek için çalışmalar yapabildik. Elimizden bu kadarı geldi.

 

İLÇE BELEDİYELERİ KALKACAK MI

 

HH – O zaman öncelik gördüğünüz şey, kalifiye belediye kadrolaşması ve ağları.

H.K – Gördüğümüz kadarıyla, ilçe belediyeleri böyle kalırsa, herhalde kaldıracaklar. Yeni yasa taslağı öyle gibi geliyor bize. İlçe belediyeleri güçlendirilmeli. Yatırımcı belediyeler haline gelmeli. Paylarından kesintiye uğrayan yüzde 40, oranı düşürülmeli. Büyükşehir adayı olmama rağmen söylüyorum bunu. İlçe belediyenin yüzde 40’ını alıyorsunuz, büyükşehire veriyorsunuz. Ay sonunu getiremiyor ilçe belediyeleri. Konuşulacak çok şey var aslında.

  

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO
kartal escort alanya Escort konya escort porno izle manavgat escort izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort