YİNE YENİDEN SİYASETTEYİM; BU DEFA ÇEŞME İÇİN…

İsteksizliğimi besleyen bizim oraların taşra siyasetinin ağırlığıydı. Sosyolojik açıdan tam bir ağalık sistemi hüküm sürüyordu. Yeni de değil üstelik epeydir böyleydi. Ağalık siyaseti teslim almıştı. Bu sistem ağalar yüzünden değil kendini böyle bir ilişkide rahat gören insanlar yüzünden vardı. Çeşme’ye yakışmayan bir siyaset ve şehircilik beni çok üzüyordu. Halen de üzüyor. Hatta üzmeye devam edecek gibi de gözüküyor. Yine de duyarsız kalamadım. En azından başvuru yaptım.

04 Aralık 2018 Salı, 22:28
İsteksizliğimi besleyen bizim oraların taşra siyasetinin ağırlığıydı. Sosyolojik açıdan tam bir ağalık sistemi hüküm sürüyordu. Yeni de değil üstelik epeydir böyleydi. Ağalık siyaseti teslim almıştı. Bu sistem ağalar yüzünden değil kendini böyle bir ilişkide rahat gören insanlar yüzünden vardı. Çeşme’ye yakışmayan bir siyaset ve şehircilik beni çok üzüyordu. Halen de üzüyor. Hatta üzmeye devam edecek gibi de gözüküyor. Yine de duyarsız kalamadım. En azından başvuru yaptım.

Çok güzel bir memleketin insanıyım.

Çeşme heyecan verici, Çeşme özel bir yer.

Burada yaşamak bir ayrıcalık.

Ama güzellik başa bela olur ya bazen.

İşte öyle.

Çeşme barbar saldırıları ile kimliğini ve değerlerini korumakta zorlanıyor.

Direniyor ama yine de zorda.

Dağını, koyunu, köyünü, merasını ve tarihini korumak için arkadaşlarımızla yollara düştük.

Mahkemeler, mitingler, dilekçeler, toplantılar…

Samimiydik.

Kararlıydık.

Düşman da edindik bu süreçte.

Ama çok sayıda dost da.

Aylardır nereye gitsem belediye başkanı adayı olmam için destek ve baskı gördüm.

Germiyan, Ildırı, Ovacık, Alaçatı ve Çeşme…

Profesyonel bir talep değil.

Samimi, içten.

CHP’liler de vardı AKP’liler de. MHP’liler de vardı HDP’liler de.

“Bu iş başka parti başka, çık artık” diyorlardı.

Ben hep ağırdan aldım.

Hep erteledim.

Öyle bir aşamaya geldi ki, bu isteksiz gibi görünen tavrım adeta kibir olarak algılanmaya başlandı.

Çeşme’yi seven ve savunan biri neden bu kadar nazlı ve isteksizdi?

Bunu anlatmam çok zordu.

Aslında garip bir şekilde çok istekliydim ama isteksizdi bir yanım.

Çok hevesliydim ama hevesimin kaçtığı anlar oluyordu.

Ben siyasetin bittiği bir dönemde dostlarıma siyasi hedef nasıl gösterirdim.

Öte yandan tamamen köşeme çekilmekte zorlanıyordum.

Daha önce denemiştim.

Ama aday adayı değerlendirmesi yapılmadı.

Ne boy ne kilo ölçüldü.

Ne de soru soruldu.

Aziz bey bir liste verdi.

Adnan Keskin araya birkaç isim sıkıştırdı.

Oldu da bitti.

Şimdi biz yenilmiş miydik?

Yoksa…

Sonra isteksizliğimi besleyen bizim oraların taşra siyasetinin ağırlığıydı.

Sosyolojik açıdan tam bir ağalık sistemi hüküm sürüyordu.

Yeni de değil üstelik epeydir böyleydi.

Ağalık siyaseti teslim almıştı.

Bu sistem ağalar yüzünden değil kendini böyle bir ilişkide rahat gören insanlar yüzünden vardı.

Çeşme’ye yakışmayan bir siyaset ve şehircilik beni çok üzüyordu.

Halen de üzüyor.

Hatta üzmeye devam edecek gibi de gözüküyor.

Yine de duyarsız kalamadım.

En azından başvuru yaptım.

Olmaz ya ama kim bilir belki de bir terslik olur.

O zaman Çeşme hayalimizin peşinden koşarız hep birlikte.

Memleketimize vefa borcumuzu öderiz.

Yeni siyaset deneriz ağalığı yerle bir ederiz belki.

Belki de kütüphanesi bile olur Çeşme’nin.

Belki de tarihiyle, kültürü ile daha bir yaşanası yer olur.

“Bizimkisi bir aşk hikayesi. Siyah beyaz film gibi biraz. “

ENGİN ÖNEN

04 Aralık 2018, ÇEŞME

Yorum

  1. seyyah erdem

    5 Aralık 2018 at 02:23

    Mızrak çuvala sığmadı,iyi ki de sığmadı sayın hocam.Başvurunuzun kabul görmesini candan diliyorum.Başarılar.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO