Son Dakika
16 Ekim 2018 Salı

12 Eylül 2013 Perşembe, 09:57
Nur Saylan
Nur Saylan [email protected] Tüm Yazılar

Yazılan silinebilir, işlenen sökülebilir istenirse…

Uykusuz, mutsuz geçirilen her gecenin sabahına hazan yaprakları gibi yerleşiverir umutsuzluk. Dilin söylemek, gözün görmek istemediğine karşı çıkan ruhları düşler sarıp sarmalar çaresizce.

” Acılar azalır düşünmedikçe ” demiş ya hani adamın birisi yanılarak. Düşünmemek insanın ne acılarını azaltır, ne de kabuk bağlatır yaralarını. Zira gittiği her yerde, her şeyden önce vardır acılar. Son nüfus sayımında hanesine işlenmiştir sanki, yeni bir aile bireyi gibiymiş gibi onları da götürür yanında. Zamana yenilip giden bedenlerin acıları yanına alıp gidişi, bazı anıları da taşır beraberinde. Atsa atılmaz, satmaya kalksa kimseye satamaz.

Kim bilir nerede şimdi o acılara sebep olanlar. Yakınlar da değilse bile her an hatıralardadır.

Kimse bilemez insanoğlunun içindeki büyük yangınları. Gerçek dost denenler bilir az çok çile denen zulümü. Yolunu kaybetmiş gibi savrulur sokaklarda sebatkâr başlar. Kim bilebilir ki hangi gün aç , hangi gün tok idi hayat kavgasında insanlar. Boşa koyar dolmaz, doluya koyar almaz debelenir durur. Belki de en çok onlar hak etmiştir mutlu olmayı, ama halâ bomboştur eller. Belki bir gün yanlışlıkla güler de ‘ amin ‘ diyerek sürülür yüzlere diye bekler.

Hak yerini bulacaktır belki zamanla ama nankörlük eder insan denen mahlûk varoluşundan bu yana. Unutur çektiklerini bir verip bin almak ister, gözü de doymaz sabırsızca. İsyan edesi tutarsa bir gün, bir vakit, ya da herhangi bir zaman diliminde. ‘ Hak… Neden haksızda’ diye hesap sorası gelir. ‘ Sevap ise isyan etmemek… Neden hesap eder gibi hep elde var acılar’ der?

Hangi insan günahkar doğmuştur ki, gözlerde yaşları dinmez.

Bedeli ödenmeli her şeyin? diye… Kim mahkum eder ki şu yalan dünyada gönülleri gönülsüz prangalara? Mutluluğa neden bedel ödemeli insan? Acılar, yürek yangınları ile mi ödenmeli? Acı çektirenlere birileri dur diyemez mi? Ölür ruhlar,yok olur gönül içindeki yaşama hevesleri. Hangi masum hak etti, acılarla yazılı bir kaderi? Neyin şamatası bu… Bu hangi günahın bedeliydi?

Acılarla dolu olan bir fani beden, hangi hayırsız yüreklerin eseri? Nerede yarına emanet dediğimiz dünün emekleri? Çalınmış bir gelecek için daha neler kaybedilmeli?

Acılar, gönüllere yazılır, yüreklere nakış nakış işlenirse de yazılan silinebilir, işlenen sökülebilir istenirse aslında gerçek dostlar oldukça yanımızda.

Olsun varsın bile der boyun eğer acılara alışmış avuçlar da… Sabretmek gerek, acılar da bir gün elbet geçer zamanla.

Sevgili dostlarım kalemimin ucu bu kez benim bile yüreğimi acıttı.

Sizler şen, esen, acısız, kedersiz bir hayat yaşayın ve… Kalın lütfen sağlıcakla.

www.haberhurriyeti.com / NUR SAYLAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO