Seçim Kanunu'ndaki Değişiklikler Nelerdir?

Çiler Nazife KOŞAR
Çiler Nazife KOŞAR

Geçtiğimiz günlerde Seçim Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören ‘Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması'na Dair Kanun Teklifi’ Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu.

Teklif metnindeki maddeler incelendiğinde, teklifin, mevcut kanunumuzda köklü değişiklikler yapacağı görülmekte.

Peki, Taslaktaki Bu Değişiklikler Nelerdir, Hangi Hükümleri İçermektedir?

Toplam (15) maddeden oluşan yasa teklifinde, seçim barajının düşürülmesi, cumhurbaşkanının seçim yasaklarından muaf tutulması, milletvekillerinin seçimi ile ilgili önemli düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemeleri başlıca inceleyecek olursak;

Seçim barajı % 10'dan % 7'ye düşürülecektir.

Hali hazırda % 10 olarak uygulanan ülke seçim barajı, % 7'ye düşürülecektir. Bu değişikliğe gerekçe olarak da millet iradesinin tam olarak Meclis’e yansıması gösterilmektedir. Ancak barajın % 7'ye indirilmesi kanımızca küçük partiler açısından çok büyük avantaj sağlamayacaktır. Zira, % 7 ‘nin altında oy alan partilere oy veren milletin iradesi yine Meclis’e yansımayacaktır. Gerçekten millet iradesinin Meclis’e yansıması isteniyorsa burada çözüm seçim barajının düşürülmesi değil, kaldırılması olmalıdır.

İttifakların aldıkları oya göre değil, siyasi partilerin aldığı oy oranına göre milletvekili çıkarılacaktır.

2018 yılında Seçim Kanunu’nda yapılan değişiklikle, milletvekili sayısının hesaplanmasında, ittifakın aldığı toplam oy sayısının esas alınacağı düzenlenmişti. Ancak şu an için hazırlanan teklifte bu hükmün yeniden değiştirilmesi talep edilmiş olup, her partinin milletvekili sayısının, o seçim çevresinde aldığı oy oranına göre hesaplanması istenmektedir.

Siyasi partilerin seçime girebilmesi için parlamentoda grubunun bulunması şartı kaldırılarak, siyasi partilerin ancak illerin yarıdan fazlasında örgütlenmiş olması ve yasada belirtilen süreler içinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki kereden fazla ihmal etmemiş olması şartı getirilecektir.

Demokrasiye göre örgütlenmenin en özgün modellerini siyasi partiler oluşturmaktadır. Bu nedenle siyasi partilerin seçime katılabilmelerinde belli düzeyde örgütlü bir yapıya kavuşmuş ve karar organlarını oluşturmuş olmaları aranmaktadır. Bu bakımdan örgütlenmeyi göz ardı ederek sadece grup kurmuş olabilmek, seçime katılabilmenin yeter şartından biri olması uygun görülmemiş ve bu nedenlerle madde kapsamından çıkarılması uygun görülmüştür.

İl – İlçe Seçim Kurulu başkanı ve üyesi olma koşulları değiştirilecektir.

Mevcut kanunumuzda ve yapılacak olan değişiklikte de, il seçim kurulunun 1 başkan, 2 üye ve 2 yedek üye olmak üzere toplam 5 yargıçtan oluşacağı yazılıdır. Ancak başkanların, üyelerin ve yedek üyelerin durumu hali hazırda kıdem ve yaş kriterlerine göre düzenlenirken, yapılacak değişiklikle başkanların, üyelerin ve yedek üyelerin durumunun kura ile tespit edilmesi istenmektedir.

Seçmen Göçü engellenecektir.

Ülkemizde yapılacak olan yerel seçimlerde, yerleşim yeri adresine göre 1 yıl önceki seçmen kütüğü üzerinden güncelleme işlemleri yapılacaktır. Bu düzenleme ile fiili duruma aykırı şekilde adres değiştirerek, vatandaşın yaşadığı yerden başka bir yerde oy kullanmasının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Zira bu haliyle, seçmen iradesinin sandığa net bir şekilde yansıtılmadığı belirtilmektedir. Bu düzenlemede, seçmenlerin özellikle belediye başkanlığı veya muhtar seçimleri için, memleketlerinde oy kullanmaya yönelmesinin etkili olduğu söylenmektedir.

Yine, adres kayıt sisteminde görünmeyen seçmenlerin, son seçmen olduğu adrese göre seçmen listesine kaydedileceği ve bu adrese göre oy kullanabilecekleri düzenlemeler arasında yer almaktadır.

Cumhurbaşkanı, seçim yasaklarından muaf tutulacaktır.

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uyum" çerçevesinde yapılan düzenlemeyle, cumhurbaşkanına "seçim yasakları muafiyeti" getirilecektir. Yani, başkanlık sistemine geçmeden önce parlamenter sistemde olduğumuz dönemde, cumhurbaşkanının tarafsız olması, herhangi bir siyasi partiye üye olmaması koşulu aranmaktaydı. Ancak başkanlık sisteminde cumhurbaşkanının partili olmasının önünde bir engel bulunmadığından, seçim yasaklarından da muaf tutulmasına dair bir düzenleme getirilmek istenmektedir.

Yine eski sistemden kalan, ‘başbakan’ ibaresinin de, artık başbakanlık statüsü bulunmadığından, madde metninden çıkarılması düzenlenmektedir.

Muhtarların mazbata alma koşuluna dair yeni bir düzenleme getirilecektir.

Mevcut kanunumuzda; muhtar, ihtiyar heyeti ve ihtiyar meclisi seçimlerinin sadece ekseriyet yani çoğunluk sistemine göre yapıldığı yazılı olup, muhtarların mazbata almasına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak yapılacak olan değişiklik ile, “Seçim sonucuna göre, ilk sırada yer alan muhtar adayı seçilme yeterliliğine sahip olduğunu en geç bir ay içinde belgelendirmesi halinde kendisine seçim kazandığına dair ilçe seçim kurulunca Mazbata verilir. Aksi halde ikinciye, daha sonra üçüncüye ve nihayet seçilme ehliyetine sahip aday bulunana kadar bu işlem yapılır.” düzenlemesi getirilecektir.

Böylelikle, sık sık yaşanan muhtar seçimi iptalleri nedeniyle yaşanan tartışmaların önünün kesilmesi hedeflenmektedir.

Kanun teklifinin yürürlük maddesine göre, bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. Ancak Anayasa’nın 67. maddesinin son fıkrasına göre, “Bu kanun yürürlüğe girdikten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.”

Bu kapsamda bu madde hükmünden, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ülkemizde seçim yapılmayacağı çıkarımında bulunmamız mümkündür.

Av. Çiler Nazife Koşar

- Haber Hürriyeti, Çiler Nazife KOŞAR tarafından kaleme alındı
https://www.haberhurriyeti.com/makale/9761947/ciler-nazife-kosar/secim-kanunundaki-degisiklikler-nelerdir