Şiir ve Soruşturma…

Mustafa Gökçek
Mustafa Gökçek

SİYASİ EDEBİYAT / Onuncu Bölüm 

Gerçekte, öyle sanıyorum ki gençler, konularını eski filozoflar ve tumturaklı hatipler yolunda nesneleri doğrudan doğruya göstererek işleyeduran parnasyenlerden çok, şiir idealine yakındırlar. Ben aksine, şiirde ‘anıştırma’ (allusion)’dan başka bir şey olmaması gerektiğine inanıyorum. Nesnelerin hayranlıkla seyredilmesi, onların uyandırdığı hülyalardan havalanan hayal, ezgi (chant)’dir: Parnasyenler, onlar nesneyi olduğu gibi alıyorlar ve öyle gösteriyorlar. Bu davranışla da esrardan yoksun kalıyorlar; kafalardan, yarattıklarına inanmanın verdiği o tadına doyum olmaz zevki çekip çıkarıyorlar. Bir nesneyi adlandırmak, yavaş yavaş anlaşılmak için yapılmış olan şiirin vereceği zevki dörtte üç oranında yok etmektir. Onu ‘telkin etmek’, işte hayal budur. Bu esrarın tam olarak kullanılması, sembolü vücuda getirir; bir ruh halini göstermek için bir nesneyi azar azar kafada canlandırmak ya da tersine bir nesneyi seçmek ve bir sıra çözümlerle ondan bir ruh hali çıkarmak…

Ancak… Bu masanın bir kenarına ilişip, duygularını yazım için önüne koyduğu kâğıda aktarırken geçerlidir! Oysa etik olan kükreyen ve içinde çağlayan bir ırmak gibi duyguların örselenmemesidir. Yani, şiir aracılığındaki yazım bütünlüğü, çoğu makaleler kadar etkili olmamıştır. Nice iktidarlar ve güç odakları, kimi zaman iki satır şiirle neye uğradıklarını pek anlayamazlar. Diğer bir yan olarak betimlemek istersek, iktidarın dümen suyu ile hareket ederek ‘nesir’ yazı türünden yazılar, kimileri ve adına ‘şiir yazan’ denilenlere, masanın bir kenarına ilişip, önüne konan kâğıda da bir şeyler karalayan olurlar…

Toplum karşısında grev halinde olan şairin zamanımızdaki durumu, kendisine sunulabilen bütün bozulmuş araçları bir yana koymaktır. Onun için ileri sürülen her şey, anlayışının ve gizli emeğinin altındadır…

Elbette şiirin kendine özgü etik bir dili vardır. Özgündür, fakat realiteyi de yadsımamak gerekir. Otokontrol sistemindeki düşüncem; Gerçek devrimcidir. Aynaya bakarak şiir yazan şair, gördüklerinin bir anlamında fulü olarak düşüncelerini yansıtır. Şayet, birilerinin sözleriyle veya beğenisiyle, politik düşüncelerle şiir yazan kişiler için, maalesef şiirin ötesinde bir yaklaşımda olduğunun bilincinde olması gerekir. Belki bu arkadaş 24 saat şiir düşünebilir, oysa şiirini de hem kendisinin ve hem de okuyanın sorgulanacağının varsıllığında olmalıdır…

www. haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

 

 

- Haber Hürriyeti, Mustafa Gökçek tarafından kaleme alındı
https://www.haberhurriyeti.com/makale/3389296/mustafa-gokcek/siir-ve-sorusturma