”

Yaşam alanlarımız tehdit altında

Ege’de çevre katliamları dayanılmaz hale gelmiş, yaşam alanlarımız ve geleceğimiz çok ciddi tehditlerle karşı karşıya…

23 Eylül 2019 Pazartesi, 22:33

Son dönemlerde dünya da, ülkemiz de ve Ege’de çevre katliamları dayanılmaz hale gelmiş, yaşam alanlarımız ve geleceğimiz çok ciddi tehditlerle karşı karşıya kalmıştır.
16 yaşındaki İsveçli aktivist Greta Thunberg, küresel ısınma ve çevre kirliliğine dikkat çekmek 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde konuşma yapacak. Yalnızca 16 yaşında olan Greta Thunberg daha şimdiden gezegenimizin en büyük savunucularından biri. Greta’nın çağrısı ile 20-27 Eylül tarihleri arasında dünyanın dört bir yanında gerçekleşen iklim grevlerine, “Sıfır Gelecek” adı altında bir araya gelen milyonlarca insan yönetimleri “çevre” konusunda protesto ettiler. Türkiye’de de zayıf da olsa ekoloji krizi protesto toplantıları yapıldı.

Vahşi kapitalist sermayenin yarattığı bu ekolojik kriz bugün insanlığı tarihsel olarak bir karar verme ile karşı karşıya bırakmaktadır. İnsanlık ya bu gidişe son verecek ve ekosistemle uyumlu bir dünya yaratılacak, ya da tüm insanlık birlikte yok olacağız. Ekolojik kriz insanlığın sadece bir kesimini, bir ülkeyi, veya bir katmanı değil, tüm insanlığı daha doğrusu tüm canlıları negatif etkilemektedir.

Daha önce ekolojik konulara hiç ilgi duymamış kitleler, sağlıkları direk etkilenince “çevre” konularına   yoğun bir ilgi duymaya başlamış, gerek yerel gerekse de ulusal çapta bir şeyler yapılmasının gerekliliğine inanmış durumda. Gelecek dönem siyasetinin belirlenmesinde “CEVRE UNSURU” ilk önem sırasında olacaktır.
Ekolojik yıkımın en çok yaşandığı bölgelerin başında Ege ve İzmir gelmektedir. Ege’deki çevre sorunlarını genellersek :,

  1. EFEM ÇUKURU ALTIN MADENİ

Efemçukuru, İzmir’in damı olarak nitelenen  ve yeraltı-yerüstü sularının toplanma havzasında bulunmakta, İzmir’in içme suyu için büyük öneme sahiptir. Etrafında ki sular kirlenme tehdidi altında. Zira bölgede ki altın madeninden çeşitli kimyasalların yeraltına sızmasıyla, yer altı sularını da kirletmektedir.

  1. İZMİR KÖRFEZİ KİRLİLİĞİ

Körfezde geçici dip çamurları temizlenmesi kalıcı bir çözüm değildir, körfezi besleyen akarsuların kısmi yok edilmiş, hala körfeze akan akarsular ise yoğun sanayi atıklarıyla dolu olduğu için, körfez sürekli kirlenmekte ve kokmaktadır. Tunç Soyer’in deniz altı devir daim kanal projesi hayati önem taşımaktadır.

  1. İZMİR HAVA KİRLİLİĞİ

İzmir’de yoğun bir hava kirliliği altında insanlar nefes alıyor, Bilhassa Aliağa’daki termik santraller, Tüpraş, Petkim gibi petrokimya tesisleri, demir-çelik fabrikaları ve haddehanelerde salınılan filitre edilmemiş baca gazları, hakim rüzgar yönü ile İzmir çanağına yağmaktadır. Bir de buna kent içerisindeki çimento fabrikaları, fabrikalar, sanayi siteleri, organize sanayii tarafından oluşan hava kirliliği de eklenince İzmir’in bazı bölgeleri yaşanamaz bir hal almaktadır.

  1. EGENİN JEOTERMALLERİ

İzmir ve çevresinde yer alan jeotermal sahaların yanlış ve kötü işletilmesi, hem hava kirliliği yaratıyor hem de çok çeşitli çevre kirliliklerine neden oluyor. Aydın ovası buna çok iyi bir örnek iken bir ucu İzmir’de olan Gediz ovası da aynı akıbete uğramak üzere.

  1. İZMİR’in KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ

eprem riskini azaltmak amacıyla yapılması gereken kentsel dönüşüm, günümüzde rantsal dönüşüm ya da bölüşüm halini almıştır. Yenitepe projesi, Uzundere kentsel dönüşüm alanı vb, alanlar, kentsel dönüşüm adı altında yapılaşmaya açılmıştır. Çoğu dar gelirli ailelerin yaşadığı (Kahramanlar gibi) alanlar da kentsel dönüşüme açılmış, insanlar yerlerinden edilmiştir.

  1. RES’LER

İzmir’in ilçeleri, Urla, Karaburun, Çeşme, Seferihisar, Dikili, Bergama, Kiraz vb, yoğun bir rüzgar enerji santrali (RES) yapılaşması altında. RES’ler, göründüğü kadar masum değil. Çeşitli çevresel sorunlar yaratıyor. Çevrelerinde manyetik alan yaratıyor hastalıklara neden oluyorlar, bölgedeki canlılar üreyemiyor, doğal denge bozuluyor..

  1. KATI ATIK DEPOLAMA

Yıllardır çözülemeyen bir sorun da katı atıkların sağlığa zarar vermeyecek şekilde depolanmasıdır. Harmandalı çöp deponi alanı, artık kent içerisinde kalmıştır. Buradan sızan pis sular, yerleşim yerleri içerisinden akarak denize ulaşıyor.

  1. GEDİZ VE KÜÇÜK MENDERES’İN KİRLİLİĞİ

Dünyanın en önemli 7 havzasından birisi kabul İzmir’in besin deposu Gediz ve K. Menderes havzasında ki nehirler artık zehir taşımaktadır. Bölgede ki çok sayıda sanayi sitesi, tarımsal ilaç kullanımı ve aşırı yer altı suyu çekilmesi, Gediz Çaldağ nikel madeni, üç adet patlamış jeotermal kaçağı, organize sanayi atıkları vb. bu havzayı en kirli havzalardan birisi yapmıştır.

  1. BALIK ÇİFTLİKLERİ

İzmir yöresinde ki  balık çiftlikleri, deniz canlılarının ve deniz balıkçılığının giderek yok olmasına, denizleri kirletmekte, kıyı halkının sağlığına olumsuz etki etmektedir. 1 kg çiftlik balığı yetiştirebilmek için 17 kg deniz balığından hazırlanan yem kullanılmakta, bu kirlilik denizlerdeki balık soyunu tüketmektedir.

  1. ALİAĞA- YENİFOÇA HAVA VE DENİZ KİRLİLİĞİ

Aliağa’daki petrokimya tesisleri, termik santraller, haddehaneler ve demir-çelik fabrikaları çok yoğun hava kirliliği ile toz, gürültü, cüruf dağları gibi çevreyi mahvetmiş durumda. Dağ gibi yığılan cüruf alanlarında henüz ısısını kaybetmemiş olan cürufların yanması, yine buradaki gemi söküm tesislerinin yarattığı kirlilik de herkesin malumu. Bu bölgede kanserden ölüm oranı Türkiye ortalamasının 4 katı.  Gemi sökümü, az gelişmiş Bangladeş, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerde kümeleşmiş. Türkiye ise gemi sökümünde bir istisna, hiçbir Akdeniz veya AB ülkesinde asbest vb gibi çok kirletici malzemenin çıktığı gemi söküm merkezine izin vermiyor. İzmir’de gemi tehlikeli atıklarının nereye gittiğini bilen yok.

  1. BERGAMA ALTIN MADENLERİNİN YARATTIĞI SORUNLAR

Tüm mücadelelere karşın Ovacık altın madeni işletildi ve çevre köylerdeki kanser artışı artık gizlenemiyor. Maden tükenmiş maden olmakla birlikte, Kozak yaylasındaki ve Kaz dağlarındaki çok sayıda altın madeninden getirilen altın cevheri burada siyanür ile işletilmeye devam ediliyor, yoğun ağır metal içeren atıklar yöredeki atık havuzlarından yer altı sularına karışıyor. Kozak’ın dünyaca meşhur çam fıstıkları verimsizleşti ve ürün Avrupa’dan alıcı bulamıyor.

  1. ÇİMENTO FABRİKALARI VE TAŞ OCAKLARI:

İzmir’in kalbinde ki iki çimento fabrikasının yarattığı kirlilikten,  insanlar, çamaşırlarını balkona asamıyor, bölge ahalisi astım başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarıyla boğuşuyorlar.  Bir kısmı kentlerin içerisinde olmak üzere yüzlerce taş ocağı ise hem yeraltı sularımızı kirletiyor hem ormanlarımızın yok olmasına neden oluyor. Görüntü kirliği yaratıyor.

  1. GAZİEMİR’DEKİ NÜKLEER ATIKLAR:

Gaziemir’deki eski Kurşun Fabrikası’nda miras bırakılan nükleer atıklar, tüm İzmir’in halk sağlığını tehdit ediyor, bu atıklar oraya nereden ve nasıl geldi? Yetkililer ne buna yanıt veriyor, ne de atıkları bertaraf ediyorlar.

  1. TÜRLERİ TAMAMEN KAYBOLMAYA YÜZ TUTAN CANLILAR.

EGE ve İzmir’de sadece bir kısmını listelediğimiz bu çevre krizleri bölgede milyonlarca yıldır var olan bazı canlı neslinin tamamen yok olmasına neden oluyor. Mesala Akdeniz Fok’unun sadece 700 adet kaldığı söyleniyor, deniz hıyarı ve deniz kestanesi tamamen yok olma ile karşı karşıya, kum zambakları artık görünmez oldu. RES’lerin ultraschall sesleri yarasa neslini Karaburun ve Çeşme’de imha etmiş durumda. Birçok göçmen kuş Ege’de artık görünmüyor.

İnsan-canlı yaşamını kökten tehdit eden bu gelişmeler karşısında mevcut çevre örgütleri ve çevreciler yoğun eylem ve çalışmalar yapıyorlar. Ancak halk daha konunun önemini tam içselleştirmiş değil.

Umarız çok geç olmadan halk, çevrenin kendi sağlıklı yaşamının birinci temel öğesi olduğunu daha çabuk kavrar ve çevre konusunu yadsıyan politikacılara, partilere tek bir oy bile vermez.

Dr.Ahmet Güler
23.09.2019

Yorum

  1. Akin Kosetorunu

    24 Eylül 2019 at 08:51

    Fevkalade guzel bir “cevre raporu”. Cogumuzun bildigi ancak ayrintilarini bilmedigimiz cevre problemlerini ozetleyen bir calisma. Iki ekleme yapmak sanirim faydali olacak :
    1. Kapasiteleri yetersiz aritma tesisleri denize ham lagim basarak halk sagligi ve deniz yasamini tehdit eden ciddi tehlikedir. Her ne kadar “derin desarj” yaptiklari iddia edilse de bu tesisler atiklarini kiyiya birakmaktadir.
    2. Ithal plastik cop konusu Izmir icin onemli bir cevre sorunudur.
    Bu sorunlarin ikisinden de Belediye sorumludur.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri

mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort ankara escort escort bayan istanbul pendik escort Restbet Bahis Sitesi Tipobet Piabet Giriş Bahis Siteleri canlı maç siteleri bixbet giriş