Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

12 Eylül 2013 Perşembe, 11:11
Özlem Abut
Özlem Abut [email protected] Tüm Yazılar

Yasaklar, Fidanlar, Sevgisizlik…

Devlet “baba”nın bizi korumasını istiyoruz, lakin kısıtlamasını değil! İnsan babasına  güvenemezse hayatta neye tutunabilir ki?  Sevgisizlik diz boyu!

Bariz olan bir durum değerlendirmesi yapmak isterim müsaadenizle.  Bir şeyi cazip hale getirmek için çok da uğraşmaya gerek yok! Yasaklamanız yeterli. Cidden ve de gerçekten bu kadar basit ve yalın işte. Üstelik naçizane tecrübemle de sabit. Çocukluğumdan beri en büyük yasağım da tutkum da çikolata oldu mesela…  Beni tulumba haline dönüştürmesine rağmen kendisinden ne kopmam ne de vaz geçmem mümkün değil.

Alkol çok berbat bir sevgili…  Siz onunla aşk yaşadığınızı zannediyorken o;

karaciğer sirozuna,

körlüğe,

kalp büyümesine,

yüksek tansiyona,

kas yıkımına,

pankreası iltihabı hatta kanserine,

zatürreye,

felce

ve beyin hasarlarına (tonlarca vesairesi ile birlikte) açık davetiye çıkartıyor. Yani içkinin berbat yanlarını bilmeden içenin olacağını var saymak ileri derecede saflık anlamına gelir, ne dersiniz?

Yürürlüğe giren yeni alkol yasası peki? O neleri beraberinde getirecek?Aslında ilk bakışta makul gözükebilir.  Otobanlarda alkolün satılmaması akla yatıyor mesela. Ama ve fakat şu televizyonlardaki alkollü içki içilen sahnelerdeki kadehleri buzlama meselesi beni epeyce tedirgin etti. Hani şişelerin üzerine alkol amcanın zararlarını gösteren ibareler konulmasına tamam daaaaaaaaaaaaaaaaaa yabancı ya da yerli  film ve dizilerin buzlanmış karelerine şiddetle hayırrrrrrrrrrrrrrrrrrr!!!! Ya olacak iş mi şimdi? Bunun bir sonraki adımı bu filmlerin ve sahnelerin yasaklanması mı olacak! Bu yasağın en yakın ahbabının adıysa “sansür” gibi geliyor bana ya neyse!

Halk belli ki alkolden korunmaya çalışılıyor.  Buradan iyi niyetle yola çıkıldığını umut edebiliriz. Pekiiiiiiii!!!!!! Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Mustafa Sarı, İrfan Tuna ve Ali İsmail Korkmaz neden öldüler? Bu fidanlara ah ki ah ne yazık oldu… Onlar neden korunmadı? Neden!?  Vatandaşın sağlığı önemli de hayatı değil mi? Polisin püskürtmeye doyamadığı biber gazı ve tomalardan fışkıran tazyikli kimyasal su insan sağlığının hizmetkârı mı?

Bir de aklıma bakın ne geldi. Stüdyo tipi dairelerin yapımı bundan sonra “yasaklanıyormuş!”…Nasıl yaşamamız gerektiği devlet tarafından belirlenmiş mi oluyor şimdi? Ay çok soru sordum nolur kusuruma bakmayın. Dağıldım ya valla!

Devlet “baba”nın bizi korumasını istiyoruz, lakin kısıtlamasını değil! İnsan babasına  güvenemezse hayatta neye tutunabilir ki?  Sevgisizlik diz boyu!

www.haberhurriyeti.com / ÖZLEM ABUT OTLUOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO