Son Dakika
02 Aralık 2018 Pazar

05 Ekim 2013 Cumartesi, 13:59
Barış Kudar
Barış Kudar [email protected] Tüm Yazılar

Yaraya karabiber basmak!..

Araç kullanıyorsanız, ehliyetiniz varsa ‘istiap haddi’ kelimesinin anlamını bilirsiniz.

Efendim ‘istiap haddi’;
Deniz, kara ve hava taşıtlarının yük ve yolcu miktarlarını belirleyen sınır.
Olarak bilinir…
Aşırı yük ya da yolcu önlemek için bu sınır belirlenmiştir. Aşanlar mutlaka ceza alırlar. (Tabii yakalanırlarsa…)
Kent içinde (İzmir için kent sınırlarında) çalışan minibüslere, işe gidiş ya da işten çıkış saatlerinde bir bakın ‘istiap haddi’nin nasıl aşıldığını görürsünüz.
Mesai saatlerinin dışında yük taşıyan araçların yolları nasıl doldurduğunu görürsünüz. Ya da kontrollerin yapılmadığı ara yollarda…
Aslında çok önemli bir uygulamadır. Öncelikle ‘istiap haddi’ kullanılan araca büyük hasarlar verir, Kullanana ilk aşamada yarar sağladığı düşünülse de zaman geçtikçe nasıl zarar verdiği görülür!..
Geçtiğimiz yıllara içinde biliyorsunuz halkımıza bankalar yoldan geçene ya da tutabildiklerinin tümüne kredi kartı dağıttı. Öyle ki, sayısının nüfusumuzun üzerine çıktığı bile belirtildi.
Bu kartların ‘istiap haddi’ hiç düşünülmedi. Dileyene dilediği kadar limit tanındı…
Ayda bin TL bile kazanmayana 5 bin-10 bin TL’lik limitler verildi.
Bunun ”kredi” olduğunu ve bedelinin çok ağır olacağının bilincine varamayan halkımız ödeme sıkıntısına düştüğünde anladı, ama ‘olan olmuştu’ bir kere.
Bankalar bunların peşine düşmeye, borcu olanlarda başka yöntemlere başvurmak zorunda kaldı.
Toplumsal bir yaraya dönüşen kredi kartı yeniden ve yeniden masaya yatırılmak zorunda kalındı. Çözüm olarak hukuksal girişimler, bankalar da yöntemler geliştirmek zorunluluğunu hissettiler.
Sonuçta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) kredi kartlarının limitlerinde ayarlamaya gitme kararı aldı. Bu karara göre; Kart limitleri geliri geçmeyecek.
Yani tüketicinin ‘istiap haddi’ni geçmeyecek.
Güzel bir karar alkışlamak gerek.
Ancak, bugüne kadar dingili kırılmış, lastiği ya da motoru patlamış araç (borcu bini aşmış tüketici) ne olacak? Hurdaya mı çıkacak? Yoksa…

DERİ TARTIŞMASI

Bu arada Kurban Bayramı yaklaşıyor ya…
Kurbandı, geldiydi, fiyatıydı, kesimiydi, derisiydi her konuda tartışması da tüm hızıyla sürüyor.
Son tartışma konumuz; Derileri toplama yetkisinin Türk Hava Kurumu’nun elinden alınması…
Bu kararın ardından, Kızılay deri toplamayacağını açıklarken deri sanayicileri düzenlemeden sektörün olumlu etkileneceği görüşünde. Deri-İş Sendikası ise 100 milyon liralık kurban derisi pazarında camilerin yanı sıra tarikatların da önünün açıldığını savunuyor. Ee ne de olsa işin ucunda 100 milyon TL’lik bir nema var… Kim kimi tutturursa…

KARABİBER BASMAK…

Bunlar tabii olarak insanın canını sıkıyor. Bizde bir söz vardır: Yaraya tuz basmak diye… İnsanın nasıl canının yandığını ifade eder.
Karabibere de öyle bir zam yapmışlar ki yaraya karabiber basmış gibi oldular. Zam gerekçesi ise ithal ürün olan karabiberin fiyatı dünya piyasaları ve döviz kurundaki hareketlilik… Bu hareketlilik fiyatları yüzde 40 artırmış.
İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyesi Nejat İblar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, baharat piyasasının her yıl dini bayramlarda canlandığını, Kurban Bayramı öncesi özellikle et yemeklerinde sık kullanılan karabiber, kimyon ve kekik gibi ürünlerin satışlarında artış görüldüğünü anımsattı.
Demek ki, bundan sonra her Kurban Bayramı öncesi baharat zammı haberleri de yapılacak demek ki…
Ne yapalım? ‘istiap haddi’ni aşan tüketici bir de yarasına karabiber mi basacak?
Siz ne dersiniz?…

www.haberhurriyeti.com / BARIŞ KUDAR

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO