Son Dakika
14 Aralık 2018 Cuma

13 Kasım 2018 Salı, 00:13
Sezai Bayar
Sezai Bayar [email protected] Tüm Yazılar

“Yapay kaya” komedisi (4)

“Yapay kaya” projesi acaba belediyenin hangi biriminin önerisiydi?

Belediyede park ve bahçeler birimi vardır.

Bu birime ait kim bilir kaç alt birim ve daire vardır?

Bu birimlerde kim bilir kaç çevre mühendisi, peyzaj mimarı ve de kim bilir kaç eleman istihdam edilmişti?.

Hangi akl-ı evvel böyle bir projeye imza atardı?

Olsa olsa ya belediye başkanı, ya da belediye meclisi üyelerinden birinin baskısıyla, birilerine “kıyak” yapmak için uydurulmuş bir projeydi bu.

Bu yapay kayaların “görünür” hale getirilmesi, havuz zeminin demirlerle güçlendirilmesi için harcanan demir-çimento-kum dışındaki işçilik ücretleri acaba kaç milyon liraya çıkmıştı.

Harcanan malzemeyle acaba kaç katlı bir apartman inşaa edilebilirdi?

Bilinmez.

Tabii bu projeyi üstlenen firma bu “yapay” ve “ dandik” projenin gerçekleşmesinden sonra bu  işten ne kadar nemalanmıştı?

Acaba belediyeye vergi veren halkın cebinden, ne kadarı bilinmeyen birine hortumlanmıştı?

Bütün bu soruların yanıtları öğrenilebilir.

Bütün yapılanların mutlaka bir kaydı-kuydu vardır.

Ve bu harcama mutlaka defterlerde gösterilmişti.

 

Bu haberi neden yazma ihtiyacı duydum.

Hürriyet’teki arkadaşlarımın bu ”yolsuzluk kokan”, “insanların kafasını karıştıran” olayı haberleştirmelerini sabırsızca bekledim.

Bunu profesyonel, ya da deneyimli bir arkadaşının yazmasına bile gerek yoktu.

Herhangi bir muhabir, yanına alacağı bir foto muhabiriyle olay yeri olan Dikmen Vadisine gider, oradaki yetkililerle konuşur, soru işaretlerine gerekli yanıtı bulamaz ise belediye yetkililerine ulaşabilirdi.

Hatta belediye başkanından dahi bilgi almaya çalışırdı.

Çünkü halkın öğrenme hakkı vardı.

Ben Hürriyet’teki arkadaşların bu konuda tek kelime yazmamaları, kıllarını kıpırdatmamaları üzerine harekete geçtim ve edinebildiğim bilgilerle bu yazıları kaleme aldım.

Ama günlerce bekledim.

Tek sütun haber dahi yeterli olur bazı hallerde.

Kayıtsız kalınmadığının göstergesidir.

Oysa bu haber bence günlerce sürdürülebilir nitelikte.

İşin iç yüzünü yazamamak gibi bir lüksü yok gazetecilerin.

Gazeteciler olarak, en kıdemsizinden en üst görevlerde bulunanlara kadar  hepimiz, halkın vergilerini gözümüz gibi korumak zorundayız.

Bizim işimiz bu.

Emekliliğimden sonra geride bıraktığım yıllar boyunca gazetecilik ummadığım kadar geriye gitti.

Bir daha anladım ki, son 16 yılda çok şey değişti.

Anladım ki, gazetecilik de galiba “yapay” yani “sun’i” hale gelmiş veya getirilmiş.

Şu sıralarda medya değişsin, ya da kendine gelip doğruları yazsın diye beklenti içinde olmak bence çok anlamlı değil.

Hatta boş.

Sıfırı tüketmiş bir medya ile karşı karşıyayız.

Netice:

Sıfırın yarısı, yine sıfırdır…

Üzgünüm…

(son)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO
kartal escort alanya Escort konya escort porno izle manavgat escort izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort