Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

UYANAN UYANANA!

Dünya elektrik için çöp ithal ederken, biz çöp yığınlarını nereye saklayacağımızı şaşırmış durumdayız. Türkiye’de Kırklareli uyanan 21 . belediye oldu. Çöpten elektrik üretip kamuya para da aktarıyor.

05 Ekim 2018 Cuma, 12:41

Çöp;

Nükleer, Termik, Hidrtoelektrik’in karizmasını çizdi.

RES ile JES’i de sollama eğiliminde.

3 yıl kadar önceydi.

Dönemin Enerji Bakanı;

Trakya’nın akciğeri Istracaların,  doğa harikası Longoz ormanlarının hemen burnunun dibinde İğneada’da Nükleer santral yapılmasını planladıklarını açıkladı.

Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, Trakya’daki infialin sesi oldu.

Trakya’nın Belediye Başkanlarını Kırklareli’ne davet ederek ortak basın toplantısı düzenledi.

Başkan ‘’Doğanın Yeşili, Doların Yeşilini Yenecek’’ diye haykırdı.

Trakya’nın Belediye Başkanları ülkemizin geleceğinin temiz enerjide olduğunu açıkladılar.

Bu açıklamaya bir örnek gerekirdi! İşte o günden itibaren Kesimoğlu, dünyadaki örnekleri inceleyerek, Kırklareli Belediyesi’nin kıt kaynaklarıyla çöpten enerji üretmeye karar verdi.

Mesele doğayı çöpe çevirmek değil, çöpü enerjiye dönüştürmek!..

Hani son zamanlarda olur olmaz kullanılan‘’win win-kazan kazan’’ var ya bir anlamda onun hayata geçirilmesi; kenti temizlerken, kentin çöplerinden temiz enerji üretmek!..

Kapitalizmin aç gözleri Trakya’nın verimli arazileri üzerinde termik santral, ormanlarında nükleer santral planları yaparken Kırklareli’de sessiz ve derinden ‘’temiz enerji’’ projesi yürüdü.

Nihayet Başkan açıkladı:

”Çöpten elektrik üretmeye başladık!”

Ve devam etti:

‘’Yöneticilerin hayalleri olmalı. Ben hayal ediyorum, gerçekleştirmek için de uğraşıyorum. Ne mutlu ki bir hayalimi gerçekleştirdim, artık Kırklareli’de çöpten elektrik üretiyoruz.’’

Kırklareli küçücük bir kent, kentin çöpleri şimdilik Organize Sanayi Sitesi’nin elektriğini karşılıyor.

Kapasitenin arttırılmasının yollar araştırılıyor.

Güzel haberlere hasret kalmıştık ‘be ya!’

Almanya’da 11 bin adedin üzerinde biyogaz tesisi varken ülkemizdeki biyogaz tesis sayısının iki haneli rakamlarda olduğu görülüyor.

Almanya’da 2016 yılında biyogaz ile üretilen 37 milyar kilovatsaatlik elektrik, aynı dönemde Türkiye’de tüketilen elektriğin yaklaşık yüzde 13’üne denk geliyor

Sahip olduğumuz biyogaz potansiyeli ile yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmek mümkün.

Bu rakam Türkiye’nin en büyük ikinci sanayi bölgesi Ege’de geçen yıl tüketilen elektriğe eşit.

Ülkemizin sahip olduğu yıllık biyogaz potansiyeli 35 teravatsaat (35 TWh) yani 35 milyar kilovatsaat (35 milyar KWh) gibi çok yüksek bir seviyede.

Türkiye’nin 2017 yılındaki 292 milyar kilovatsaatlik elektrik tüketiminin yüzde 12’sine denk gelen bir enerjiyi kullanmıyor, adeta çöpe atıyoruz.

Kullanmadığımız biyogaz potansiyeli ile her yıl 5 milyar TL havaya uçuyor.

Fırat Nehri üzerinde yer alan Keban, Karakaya ve Atatürk hidroelektrik santrallerinin 2016’da ürettikleri toplam elektrik enerjisi 16 milyar 798 milyon kilovatsaat olmuş.

Yıllık biyogaz potansiyelimiz bu üç barajın ürettiği elektriğin iki katından daha fazla.

Sadece Keban Barajı’nın yedi katı elektrik enerjisinden bahsediyoruz.

Bu rakam aynı zamanda Türkiye’nin 49 ilinin 2017 yılındaki toplam elektrik tüketimine eşit.

Tesislerin istihdama sağlayacağı tahmin edilen katkı da hem imalatçılar hem de işletmeciler düşünüldüğünde çok yüksek.

Öyle ki, benzer potansiyele sahip olduğumuz Almanya’da sektörün istihdam ettiği kişi sayısı 40 bin.

Ayrıca bu tesisler organik atıklar ve hayvan dışkısını enerjiye dönüştürerek çevreye zarar vermelerini de önlüyor.

Kastamonu, Hatay, Samsun, Denizli, Eskişehir, Erzincan, Malatya, Ankara, Elazığ, Antalya, Yozgat, Isparta, Afyon, İstanbul, Siirt, Ordu, Trabzon, Sakarya, Manisa, Bitlis, Şanlıurfa.

Bunlar çöpten (biyogaz) elektrik üretmekte olanlardan benim belirleyebildiklerim.

Kırklareli de eklendi onlara şimdi.

Dilerim doğanın yeşilini görmeye tahammül edemeyenler buradan bir ders çıkartırlar.

Bu örnekleri çoğaltarak, temiz enerji kaynaklarına yönelirler Alternatif enerji kaynakları bolluğu yaşayan bu toprakları çöle çevirmeden;

Çok geç olmadan, henüz filmin sonunu görmeden senaryoda değişiklik yaparlar.

NAFİZ ŞAHİN

05 Ekim 2018, KIRKLARELİ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO