Son Dakika
25 Nisan 2019 Perşembe

ÜSTÜN’den ETİK HAFTASI açıklamaları

25 Mayıs Etik haftası etkinliklerini sürdüren Prof. Dr. Çağatay Üstün’ün gerçekleştirdiği Söyleşilerinden bazı küçük alıntıları Haberhürriyeti okurları ile paylaşıyoruz.

29 Mayıs 2017 Pazartesi, 16:48

25 Mayıs Etik haftası etkinliklerini sürdüren Prof. Dr. Çağatay Üstün’ün gerçekleştirdiği Söyleşilerinden bazı küçük alıntıları Haberhürriyeti okurları ile paylaşıyoruz:

-Etik bir ihtiyaçtan öte yaşamın içinde varlığını sürdürmesi gerekli bir alandır. Pratik hayattaki ahlâkın kuramsal bilgisi de diyebiliriz ona.
-Toplumların etik ile yükselmesi gerektiğine inanıyorum. Bu aslında insanlık tarihi kadar eski bir rüyanın gerçeğe dönüşme çabasıdır. Erdemli, doğru ve dürüst bir toplum oluşturma ideası hiçbir zaman gerçek dışı gibi algılanmamalıdır.
-Zaman geçtikçe toplumların daha çok etik ve yeteri kadar hukuk diye tabir edebileceği dönemlerin dünya sahnesinde yaşanılması kaçınılmaz olabilir. İnsanlık böyle bir süreci kabul etmeye, doğru ve düzgün olanı istemeye hazırlıklı olmalıdır.
-Akıl ve vicdanın sağduyu ile birleşmesi sayesinde eylemlerimizin ahlâki bir vasfa dönüşmesi söz konusu olur.
-Yüzyıllardır beklenen odur ki, insanların ayrışmadan, ötekileşmeden, bir arada yaşaması mümkün olsun. Bunu politika ve siyasi yapılanmalar ne yazık ki sağlayamadı. Ayrışmanın getirdiği sıkıntılar ne yazık ki hazin bir şekilde yaşanıyor. Toplumların etik bir yapı ile yükselmesi gerekiyor.
-Yönetimlere düşen en görev etik çizgiden ayrılmamalıdır. Aksi takdirde güven, sevgi ve saygı duygusu kaybolur.
-İnsanların doğaya ve canlılara verdikleri zararlar ortadadır. Buna rağmen her şeyi iyi gibi göstermek doğru değildir.
-Soru sormaktan kendisini soyutlamaya başlamış bir dünyada bulunması gereken cevapların azlığına şaşırmıyorum. Kibir, egolar, aşırı derecede motive olmuş ve başarıya odaklanmış insanlar güzel dünyamızı cehenneme çevirmeye devam ediyor. Bunda siyasetin büyük payı vardır, yıllardır söylediğim gibi. Ve siyaset toplumun içinden bir kenara bırakılmadıkça yapabileceklerimizin sonuçlarını görme şansına sahip olamayacağız.
-Etik değişimin nasıl başlayacağına ilişkin sorular son yıllarda birçok kişinin kafasını meşgul etmektedir. Etik bir yaşam döngüsünün varlığı acaba ne zaman dünyayı kucaklayacaktır?
Aslında insanlık tarihi kadar eski olan bu sorunun yanıtını düşünürler, fikir insanları yüzyıllar öncesinden araştırmaya başlamışlar, oluşturdukları ütopik dünya planları ile özlemlerini gidermeye çalışmışlardır. Platon’un filozof-kral yönetimindeki devleti belki de bilinen en iyi örneklerdendir. Konfüçyüs’ün kendisine gelen yöneticilerin yönelttiği nasıl iyi yönetici olunur sorusuna verdiği yanıtlar etik ve erdemli bir yönetim şemasının ilk kıvılcımlarıdır. Farabi’nin Fazilet Şehrinde yer alan yönetici tanımı belki de burada verdiğimiz örnekler içerisinde tanımı çok daha detaylandırılmış olanıdır.
-Yüzyıllardır yönetici konumunda olanların kendi bulundukları makamları kendi çıkarları veya belli bir grubun çıkarı için kullanmaya devam etmesi, iyi vatandaş, iyi bir yurttaş olmanın gereklerini öncelikle kendilerinin gösterememesi, model oluşturmamaları, geliri adil bir şekilde dağıtmamış olmaları, daha iyi bir toplum oluşturma kaygısından uzak olmaları sonucunda insanlık alemi politika ve siyaset kavramlarından soğumaya ve uzaklaşmaya başlamıştır. Günümüzde bunun en üst seviyesinde bir dönemin yaşandığını belirtebiliriz.
-Güzel bir gelecek için umudunu koruyanların bu konuda yapabilecekleri çok şeyleri vardır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz