Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

TÜRK OKUYUCULAR, ‘GEÇERKEN’ UĞRADI!

Orta Avrupa Edebiyat Festivalinde Türkiye’den gelenleri çok merak ediyor Avrupalı katılımcılar. Salonlar hep dolu. Orta Avrupa’nın edebiyat ilgisi, günümüzün politik kaygılarıyla birleşince, salona mıhlanan Avrupalı ağırlıklı bir kalabalık oluşuyor.

14 Temmuz 2018 Cumartesi, 20:24

Orta Avrupa’nın en büyük Edebiyat Festivali’ne Türk yazarlar da davet edildi. Avrupa’nın 4 ülkesi, 5 şehrinde  geleneksel olarak Temmuz ayında düzenlenen “Authors Reading Month”, Türkçe anlamıyla “Yazarların Okuma Ayı” isimli organizasyona Ege’den Datçalı yazar Ayşegül Çelik Şahin’in yanı sıra Murathan Mungan, Ayfer Tunç, Oya Baydar, Tuna Kiremitçi, Haydar Ergülen, Özgür Mumcu, Gaye Boralıoğlu (bir müddet Datça’da yaşadı), Murat Uyurkulak, Lale Müldür gibi Türk edebiyatçılar da çağrıldı. .

Vetrene Mlyny yayınevi tarafından ilk kez 2000 yılında düzenlenen etkinlik, bu sene 19’ncu kez tekrarlanıyor. Festivalin mimarı Vetrene Mlyny yayınevinin bulunduğu Brno şehrinde (Çekya) başlayan etkinlik, Wroclav (Polonya), Ostrava (Çekya), Kösice (Slovenya), Lviv (Ukrayna) ‘de tamamlanıyor.

Etkinlikler çok dilli yapılıyor. Okuma parçaları etkinliğin yapıldığı ülkenin diline çevriliyor. Yazar kendi okurken, çeviri arkada dev ekranda yayınlanıyor. Katılımcılar yazarın sesinden bilmedikleri bir dilde dinledikleri öyküleri ekrandan okuyorlar. Yazarlar ayrıca okuyucuların sorularını yanıtlıyor.

Datça Kültür Sanat Derneği’nin Brno şehrinde ulaştığı Ayşegül Çelik Şahin festival izlenimlerini şöyle özetledi;

“Bizi, Türkiye’den gelenleri çok merak ediyor katılımcılar. Salonlar hep dolu oluyor. Ben Türkiye’deki etkinliklerde bu kadar ilgili kalabalıkları çok az gördüm. Bizde genellikle bir kişi veya kitapla ilgili gelir ve ondan başka hiç bir şeyi merak etmezler, onunla ilgili iş bitince de dağılır, giderler.

Burada öyle olmadı. Orta Avrupa’nın edebiyat ilgisi, günümüzün politik kaygılarıyla birleşince salona mıhlanan bir kalabalık oluşuyor. Soruların çoğu edebiyat üzerinden Türkiye’deki politikayı, insanı anlamaya yöneliyor. Sorulara verilen yanıtları ne kadar dikkatli dinlediklerini anlatamam.

Çevirileri çoğunlukla Türkoloji bitirmiş ve artık akademisyenlik yapan gençler yapıyor. Prag’dan geliyor ve yazarlara eşlik ediyorlar. Türkçe’yi kullanabilecekleri bir alan buldukları için çok memnunlar, bu yüzden daha bir dikkatli, kılı kırk yararak dinliyor, anlatıyorlar.

Etkinliğe Türkler de ilgi gösteriyor. Gelip dinliyor, tanışıyorlar. Hepsinin söylediği şey aynı: Türkiye’de olsak bu kadar iyi yazarı bir arada hayatta göremezdik.”

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO