”

TOPLUMLARIN BOZULMUŞ ETİK VE AHLÂK SAĞLIĞI

Durduk yere çevreyi kirleten, sigara izmaritini aracından dışarı atan, canlılara eziyet eden, şiddet uygulayan, ehliyeti olmasına rağmen trafikte aracını tehlikeli bir şekilde kullanan bir bireyin ahlâki bir çöküş içinde olduğunu kabul etmeliyiz.

23 Ekim 2019 Çarşamba, 17:26

Bozulan toplumlar ve bireyler, karmaşık hale gelmiş değişmiş düşünceler, duygular ve eylemler… Bu konu son zamanlarda (aslında 2 yıldır) zihnimi meşgul etmektedir. Bir çok kişi tarafından toplumların ruh sağlığı bozulmuş gibi bir tanımlama yapılmasına karşın,  kanımca bu kısmen doğru bir tespittir. Toplumların beden ve ruh sağlığı bozulduğu zaman, durum bununla sabit kalmaz, aynı zamanda düşünce ve eylem boyutuna da yansıyan etik ve ahlâki bir rahatsızlık söz konusu olur. Bu aşamada etik ve ahlâki sağaltımı gerektirecek çabaların gösterilmesi gerekmektedir.

Durduk yere çevreyi kirleten, sigara izmaritini aracından dışarı atan, canlılara eziyet eden, şiddet uygulayan, ehliyeti olmasına rağmen trafikte aracını tehlikeli bir şekilde kullanan, kiralık firma araçlarını kendi aracı değilmiş gibi hor kullanan, yetkisini kötüye kullanan, amirlerinin doğru emirlerini yerine getirmeyerek görevini lâyıkıyla yapmayan bir bireyin ahlâki bir çöküş içinde olduğunu kabul etmeliyiz. Bu tip kişiliklere ruh sağlığı açısından nasıl bir yardım yaparsanız yapın, sonuç değişmeyecektir. Çünkü bu bireyin doğru düşünceyi ve doğru eylemi anlamakla ilgili bağlantısı zedelenmiştir.

Bu bireylerin toplum için arz ettiği tehlikeler sanıldığından daha fazladır. En sonunda suç teşkil eden bir durumla tespit sağlanana ve hukuki süreç başlayana kadar serbestçe dolaşan bu kişiler aslında potansiyel anlamda yanlış yapma eğilimindeki bir kitlenin parçasıdırlar. Ceza vermek veya bu yolla caydırıcı olmak yeterli değildir. Bireysel ve toplumsal vicdani yaptırımın önemi ise daha geçerlidir.

Sadece aileden ve okuldan itibaren değil, sosyal yaşamın her döneminde bireylere etik ve ahlâki desteğin sağlanabileceği eğitim yapılanmalarına ihtiyaç vardır. Bu öneride akıl ve ruh sağlığını da destekleyen unsurların bulunması önemlidir. Etik duyarlılığa önem veren anlayışların ve yönetimlerin, yöneticilerin yaygınlaşması, burada değindiğimiz önerilerin dikkate alınarak, buna uygun çözümlerin uygulanmaya konulması yeterlidir.

Unutamamak gerekir ki; bireyin bozulan dengesi her şeyi alt üst eder. Tekrar düzgün olanın kazanılması için işe önce etik ve ahlâki sağaltımdan başlamak gerekiyor. Temeli oluşturan ve sağlamlaştıran bu öneriyi dikkate aldığımız sürece sağlıklı birey, sağlıklı toplum, sağlıklı düşünce ve duygu ortaya çıkar.

www.haberhurriyeti.com / Prof. Dr. Çağatay Üstün

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz