Son Dakika
03 Aralık 2018 Pazartesi

06 Ekim 2013 Pazar, 14:00
Tayfur Göçmenoğlu
Tayfur Göçmenoğlu [email protected] Tüm Yazılar

Toplu taşımayı özendirmek ama nasıl?

İzmir Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz günlerde İzmirlileri toplu taşım konusunda özendirmek amacıyla bir dizi etkinlik düzenledi.

Etkinlik, bir iki afiş asılmasıyla silik bir şekilde gerçekleştirilmeye çalışıldı, o kadar. Sonucun ne olduğunu , daha doğrusu böyle bir etkinliğin ne işe yaradığını bilmeyenimiz yok.
Toplu taşımacılığı kullanmak, bir kültür meselesidir. Bu, halkla değil, yöneticilerin iradesiyle başlar. Sunulacak iyi bir altyapı, elbet işe yarayacak ve sonuç verecektir. Bu, “Siz eza çekin, sefasını ben süreyim” mantığından kurtulmakla olur ancak.

Yani daha konforlu, daha sağlıklı, daha tıkır tıkır işleyen bir sistem kurulur ve toplu taşımacılık bir cazibe merkezi haline dönüştürülürse halk, ona yönelir. İzmir’de toplu taşımacılık otobüs, rayli sistem ve deniz yoluyla yapılıyor. Raylı sistem, kendi iç dinamiğinden kaynaklanan avantajlarla sorunlarından çok çabuk arınarak çalışabiliyor. Deniz taşımacılığı da öyle. Ancak deniz taşımacılığında İzmir Körfezi’nin tam anlamıyla kucaklandığını söylemek mümkün değil. 1940’lı yıllarda Konak- Göztepe arasında dört iskele daha vardı. Bugün bunların hiç biri yok. Yani halkı vapura özendirmek, o kadar kolay değil. Karataş, Köprü gibi iki önemli noktada kurulabilecek iskeleler ve daha çok hız yapabilecek konforlu gemiler, halkı bu tercihe mutlaka yönlendirecektir. üyükşehir Belediyesi’nin satın alacağı yeni gemilerle bu atılımı yapacağını öğreniyoruz ama tabii az önce sözünü ettiğimiz iki iskelenin de hayata geçirilmesi şartı ile.

70 yıllık geçmişe sahip ESHOT’un ise hiç de iyi idare edilmediğini söylemek zorundayız. Daha iki yıl önce bu kurumda onlarca ehliyetsiz şoförün çalıştığının tespit edilmesi, yönetim açısından hiç de iyi bir referans değildir.
İzmir halkının ESHOT’tan memnuniyetini sağlamanın kolay olmadığı da ortada.Çünkü yükün önemli bölümü onun omuzlarında. Ancak, yaşanan sıkıntıları yöneticilerin bildiğini de sanmak saflık olur. Otobüsler, günün her saatinde aşırı kalabalık, çoğunda klima çalışmıyor, çalışanlarda ise klimalar, doğrudan yolcuların üzerine üflediği için sorun yaratıyor. Pek çok durakta hangi otobüsün durduğunu gösteren bir işaret yok. Hareket saatleri tutarsızlık sergiliyor, ilçe otobüslerinin çoğu, hangi saate ayarlanmışsa erken kalkıyor, koltuklar pislikten geçilmiyor, pek çok önemli hatta seferler, erken saatte sona eriyor. Eskiden bu hatlarda 24.00’a kadar otobüs çalıştırılırken şimdi 23.00’te son sefer yapılıyor. Gece seferleri her hatta uygulanmadığından sorunlar yaşanıyor. Mesela sinemaların son seansına girenler için otobüse binme şansı kalmıyor.

Toplu taşımacılığı özendirenlerin, bu sıkıntıları bilmemesi doğal. Çünkü kendileri makam araçlarıyla seyahat ediyorlar. Oysa İsviçre’de kanton başkanları bile işlerine otobüs ya da metro ile gidip geliyor. Toplu taşımacılığı özendirme etkinliklerinde; Kocaoğlu ve üst düzey yöneticiler, bir hafta süreyle belediyeye metro veya diğer toplu taşıma araçlarıyla gelip gitselerdi, etkinlik işe yarardı.

Uçuk bir teklif olacak ama; ESHOT Genel Müdürü ile İşletme ve Hareket Müdürleri’nin makam araçlarını alıp onları toplu taşıma araçlarıyla seyahat etmeye zorunlu kılmak; sorunları yakından görebilmeleri açısından çok önemli bir fırsattır. İşte o zaman, gerçeğin çoğu kere masa başında net görülemediği anlaşılacaktır.

İzmir halkı, yıllardır toplu taşımacılığın sıkıntılarını çektiği için biraz da şerbetlidir ama bu sıkıntıyı daha fazla çekmek istememektedir.
Etkinlikleri, etkili olabilmeleri şartı ile yapmak gerekir. İki afiş asıp, iki demeç vermek, işi geçiştirmekten öte bir şeye yaramaz.
www.haberhurriyeti.com / TAYFUR GÖÇMENOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO