Son Dakika
13 Haziran 2019 Perşembe

TENUÇUMU

İnsanoğlu zayıf düştüğü oranda tutsaktır koşullara.

03 Mart 2019 Pazar, 16:18

Hayatı ve ölümü zamana “Teyel”li insanoğlunun. Yarattığı koşullarda dikiş tutmayan bir ömre mi mahkûmiyeti? Amansız retoriğin hüsran mevsimlerinde debelenirken, umarsızca ‘Öteki ben’ ini arar durur.  İşte yine aynı yerdeyim serzenişiyle;  aynı konumda, aynı koşulda, ama bir önceki an’ a göre daha yorgun ve tükenmiş. Oysa eskimeye ve tükenmeye karşı biricik panzehir şiirle durmaya çalışınca, bir parçacık kendinde kalabiliyormuş insan. Eğer meramı şiirse tabii… Bu deneyimi sözcüklerin cennetinde, ya da cehenneminde debelenirken ediniyorum.

          “… Serseriliğimi toplayarak sokaktan / kedilerin sesinden öptü / az önce çocuğunu eylüle kaptıran bir anne // az önce tükürdüler dişlerinden tütünü / zengin semtlerin tekerlerine / az önce dedeler // uzun bir vardiya sonrası söverek geçti / ağrılı tabanlarına şehir yorgunları // kara perdenin elleri / yemini yeminle bozarak / insanı eksiltti dünyadan ve tanrıdan / daha ne olsun daha ne kadar acı // söyle menzil / nasıl beklenir / ayak direyen bir ölüm / suları arkasından dökülenler // ben bu yüzden sakladım / eve dönüş yolunu / sonkuşları omzuma…” (sy.37)-(*).

           İnsanoğlu zayıf düştüğü oranda tutsaktır koşullara. Hele hele kendinin yaratmadığı koşullara. Doğa, çevreyle, mevsimle ve tarihle kurduğu üçgen içinde, herhangi bir canlıya yakışır türde yaşadığını anımsatır insana… Sürekli anımsatır ki, cisimlerin gazabına uğramadan ‘Tenuçumu’yu yarına, ileri zamana götürmek varsıllığında olanaklıdır; “… Az önce tükürdüler dişlerinden tütünü / zengin semtlerin tekerlerine…” (*), dedirten gerekçe!

Neval Savak’, şiirini oluştururken mistik öğeleri hissedilir biçimde kullanıyor. Söylemin etkilenme kaynağı eski sözdür. Dünyaya felsefi labirentlerden bakmanın ışığında paylaşıyor, mistiksem meziyetini… Zaman hayhuyuna kapılmış bireyle kurduğu (kurabildiği) diyalog derin bir monologda odaklanıyor. Bilişim, iletişim hegemonyası doludizgin giderken, insan bilincini ve bilinçaltını işgal ederken, şair sözü tepkisiz olmaz elbette.

Şiir kişimizin, mistik ötesi, felsefi yaklaşımlarla irdelediğim ‘Tenuçumu’ya salt şiir düşüncesiyle bakmak sanırım haksızlık olur. Tematik derinliği, şiirin ‘hassas’ işçiliği ve zengin dili, ayrıca birbirinden oylumlu varsıllıklarla bezeli şiirler okuru adeta arayışa davet eder nitelikte…Özellikle kullanılan mistik imgelem ve felsefi düşüncelerin hâkim olduğu şiirler, özgün kılan etkenlerdir.  Yapıdaki giz dünyası asıl kışkırtıcı olma özelliğindedir.

Her şiir, şiir olma özelliğini taşımaz ama bazı şiirler bilinmeyen okura seslenen mektup diye algılandığında daha bir berraklaşıyor sanki! Ve ben de zaman buldukça bu mektupları, uzaklarda bir yerlerden akan naif bir şelale sesiyle okuyacağım… Üstelik her okuduğumda da ‘Tenuçumu’ya ve şair kişimiz ‘Neval Savak’a teşekkür edeceğim…

Meraklısına;

Şairimiz 1973 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Öğrenimini de burada tamamladı. Yazıları ve şiirleri birçok dergide yayımlanıp, İngilizce olarak çevirileri yapıldı. Bazı şiir yarışmalarında ödüller kazanıp, bir şiiri de bestelendi. Ve bazı şiir kitapları da olan şair, yazılarına ve şiir işçiliğine devam etmektedir. Bu şiir kitabı ‘Artshop’ yayınlarından 68 sayfa olarak yayımlanmış ve 42 şiirden oluşmaktadır. Sayfaya alınan şiir ise ‘Şehir Yorgunları’ adını taşımaktadır (sy.37)- (*).

www.haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

Yorum

  1. Neval Savak

    4 Mart 2019 at 12:09

    Emeklerinize sağlık. Gözlerim yaşardı. Çok teşekkür ederim engin, derin çalışmalarınız için. Sevgilerle.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri