Son Dakika
18 Ağustos 2019 Pazar
”

TAŞ MAŞ DA İSTEMEZ HANİ

Yaşlı arkeolog,, “Dünyanın çok yerinde erkeklik organı şeklindeki mezar taşlarıyla dolu antik mezarlıklar var oğul” dedi ve hikayesini anlattı.

10 Haziran 2019 Pazartesi, 01:33

Yılların arkeoloğuydu.
Anadolu’da gezmediği, kazmadığı ören yeri kalmamıştı.
Emekli olduktan sonra bile işinden kopmamış, araştırmalarıyla, makaleleriyle arkeoloji dünyasında saygınlığını korumuştu.
Ama artık son günleriydi.
87 yaşına gelmiş ve tedavisi olmayan bir hastalıkla boğuşuyordu.
Yakında öleceğini biliyordu.
Hergün kendisine bakan oğluna günün haberlerini soruyor, bilgi alıyordu.
O gün yine sordu.
Oğlu heyecanla, “baba” dedi, ilgileneceğin bir haber var, Japonya’da 10 bin yıllık bir mezarlık bulunmuş ama ilginç olan, mezar taşlarının hepsi erkeklik organı biçiminde, yani penis şeklinde.”

Yaşlı arkeolog önce gülümsedi, sonra “bunda bir ilginçlik yok oğlum” dedi.
Ve anlatmaya başladı.

“Sadece Japonya’da değil dünyanın çok yerinde erkeklik organı şeklindeki mezar taşlarıyla dolu antik mezarlıklar var. İsrail’de, İran’da, hatta Anadolu’da bile. Biz buna arkeolojide Phallus deriz, penise benzeyen bir nesne veya dik bir penisin taklit görüntüsü.”

Çocuk merakla sordu; “Peki neden baba, neden insanlar mezar taşını bir penis biçiminde istesin?”

“Uzun hikaye” dedi arkeolog, “uzun hikaye ama anlatmam gerek. Çünkü vasiyetimde bir madde bununla ilgili. Ama önce bir şartım var.”

“Şartın ne baba” diye sordu çocuk.
Arkeolog cevapladı.
“Oğlum anlatacaklarım sende kalsın. Yoksa dinsiz imansız Allahsız derler.
Çevreni, iş hayatını etkiler. Her bilgi herkesle paylaşılmaz. Tamam mı?”

Arkeolog oğlundan “tamam” cevabını aldıktan sonra başladı anlatmaya.

“İlkel insan önce kadına tapardı. Çünkü kadın doğuruyor, içinden bir insan çıkarıyordu. Kadının cinsel organı rahim mucize yaratıyordu. Kadınlar erkekler için farklı, yüce ve kutsaldı. Böylece erkekler kadın tanrıçalar yarattı. Ana tanrıça Kybele kültü işte böyle doğdu. Kybele tabiatın ve bereketin tanrıçasıydı. Bu inanış Anadolu’dan tüm bölgeye yayıldı. Sümerler İnanna, Babiller İştar, Astarte, Mısırlılar İsis, Hititler Hepat, Efesliler Artemis, İtalyanlar Venüs, Romalılar Demeter, Hintliler Aditi dediler tanrıçalarına. Doğal olarak da kadına tapan toplumlar anaerkildi. Çoğunluğu Ayı kutsal sayardı. Çünkü ay yeniaydan dolunaya geçiş süresince tıpkı bir kadın rahmi gibiydi.”

Arkeolog nefeslenmek için durakladığında oğlu yine heyecanla sordu.
“Peki baba sonra ne oldu da, erkekler egemen oldu?”

Arkeolog bir yudum su içtikten sonra tekrar anlatmaya başladı.

“Yıllar sonra erkekler baktılar ki, kadın tek başına yaratmıyor. Doğumda erkeğin de rolü büyük. Özellikle erkeklik organının. Bu yüzden erkeklik organını kutsadılar, penisi bereket tanrısı yaptılar. Yüzyıllar sonra tanrıçaların yerini tanrılar almaya başladı. Böylece toplumlar anaerkilden, erkeğin egemen olduğu ataerkil topluma dönüştü.Erkek fiziksel gücü, avlanma ve savaşma yeteneğiyle kadının üzerinde hakimiyet kurdu.”

Oğlu araya girdi.
“Bunu anladım da, mezar taşlarının penis seklinde olması neden peki baba?”

Arkelog “nedeni belli oğlum” dedi, “nedeni erkeklik organını tanrısallaştırmak. Bilimde buna fallisizm denir. İlkel insan kadından sonra penisi bereket ve doğurganlığın sembolü yaptı. Ölünce öbür dünyaya yanında götürmek için de erkeklik organı şeklindeki yontuları mezarlarına diktiler. Mezar taşı geleneğinin aslı budur. Tek tanrılı dinlerde mezar taşı yoktur, bu gelenek pagan dönemden kalmadır. Dikili taş geleneğinin nedeni de budur. Bu nedenle dünyanın çok yerinde penis şeklinde mezar taşıyla dolu antik mezarlık var. İran’ın kuzeyinde binlerce yıllık Halit Nebi mezarlığı bu taşlarla dolu. İsrail’deki Negev Çölü de öyle. Ege’deki Yunan Adası Delos’ta yüzlerce penis şeklinde dikili taş bulunuyor.Japonya’da Mara Kannon Tapınağı binlerce yıllık penis şeklinde mezar taşı ile dolu.Keza Bhutan’da
Chimi Lhakhang Manastırında da. Dünyanın hemen hemen her kültüründe mezar taşı ve dikilitaş geleneği bu putpereslik dönemden kalmadır. Göbeklitepe’de ereksiyon halde penisli heykelcikler bulundu.Tek tanrılı dinler cinselliği tabulaştırdığı için o mezar taşlarının yerini bugünküler aldı.“

Çocuk “şimdi anladım baba” dedi, “peki bunun vasiyetinle ilgisi ne?”

Arkeolog birden yatağından dikildi ve oğlunun gözünün içine baka baka yanıtladı.

“ Hani Nazım Hikmet Vasiyet şiirinde diyor ya.
(Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani.)
Aynı böyle. Sana vasiyetimdir. Ben de mezar taşı istemiyorum.Annenin mezarına da dikmedim, sen de diktirme!”

www.haberhurriyeti.com / SEDAT KAYA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz