Son Dakika
18 Ekim 2019 Cuma
”

TARİHSEL DOKUNUN KORUNMASI

21 Eylül 2019 Cumartesi, 13:33

Tarihsel dokunun korunmasına yönelik olarak kimi zaman yapılmış veya halen yapılan yanlışların çok önemli etkileri olacağını bilmeliyiz. Bir mekân veya eski bir kitap, belki de yıllar öncesine ait kullanılmış bir taşıt aracının günümüze kadar gelmesiyle bunun korunma süreci arasında sıkı bir bağ oluşturulması lazımdır. Kişisel anlamda eski bir otomobile gösterilen
nostalji özenini, ne yazık ki kamuya ait bir durumdaysa göremiyoruz. Bunun sebepleri çok karmaşıktır. Belli ki bir tür tarihsel dokuyu koruma kültürüne ihtiyacımız vardır. Almanya ve Fransa’dan iki örnek vermek gerekirse, demiryolu taşımacılığı alanında köklü bir yeri olan DB ve SNCF’nin kendi makine parkında kullanmış olduğu lokomotif veya DMU, EMU dizilerinden bir
tanesini restore ederek korudukları ve bunların kimilerinin halen faal bir durumda olup, belli zamanlarda tren sevdalılarının kullanımına sunulduğu bilinmektedir. Ülkemizde demiryolu taşımacılığının ilk ismi TCDD’nin ise bu konuda sistematik bir çalışması mevcut değildir. Selçuk’da buharlı lokomotifler için açık hava müzesi şeklinde gösterilmiş özen, sergileniş
şekli ve konumu açısından bakımsız hale dönüşmüş bir yerde gerçekleştirilmektedir. Kaldı ki, bunların dışında TCDD’ye hizmet vermiş bir başka makinanın korunmuş olduğuna rastlamak mümkün değildir ve hepsi ıskat edilmiştir. 1950’lerde demiryollarımızda boy göstermiş ve o dönemin hız şampiyonu diyebileceğimiz rahat ve güvenli ulaşım araçlarından olan MT 5300 mototrenlerinden bir tane bile kalmaması bunun delilidir. Bir başka değişik durum da, faaliyetten kalkmış bu makinalara ait bilgi ve belgelere de erişmek imkanının olmamasıdır. Rivayete göre bu makinaların ıskatından sonra bilgilerinin de imha edilmiş olduğudur.

Tarihsel dokuya saygı, hem vefanın hem de içten gelen bir sevginin sonucudur. Duyarlılığını kaybeden ve egolarına dönük yaşamaya başlayan, etik ve ahlâki değerleri zedelenmiş toplumlarda tarihsel dokuya belirgin bir duyarlılığın olmadığını görüyoruz. Bir sokakta yer alan ve 100 yılı aşkın geçmişi olan bir binanın mirasçılarının izin vermemesi gibi sebepler
yüzünden yerel yönetim tarafından yıkılıp çevreye zarar vermesin diye demir kafes içine alınmasına rastlamak ironik bir tablodur. Söz konusu tarihsel doku olunca herkesin bu konuya destek vermesi gerektiğine inananlardanım.
Çok eskidir ve günümüz modern yaşamında yeri yoktur mantığı ile yıkılan, yok edilen, çürümeye terk edilen, görmezden gelinen bir tarih anlayışı çarpık bir zihniyeti temsil etmektir.

Eğer geçmişe karşı ilgi duyuyorsanız bunu bir hobi alanı olarak görmemeli, neyin neden ve niçin korunması gerektiği hususu üzerinde daha fazla düşünmeliyiz.

www.haberhurriyeti.com / Prof. Dr. Çağatay Üstün

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort ankara escort escort bayan istanbul pendik escort Restbet Bahis Sitesi Tipobet Piabet Giriş Bahis Siteleri