Son Dakika
12 Haziran 2019 Çarşamba

TARİHİ KOKLAYAN ADAM

Doğduğu toprakların geçmişini araştıran, tarihsel değerlerini korumaya çalışan genç bir adam.
Okan Ozalp

02 Haziran 2019 Pazar, 23:51

Datça yarımadasını adım adım arşınlıyor.
Dolaşırken gözleri fıldır, fıldır.
Sağda, solda, her yerde hep bir şeyler arıyor.
Buluyor da.
Biliyor çünkü.
Bu topraklarda nereye kazma vursan oradan tarih fışkırır.
Bazen bir anfora parçası.
Bazen bir mezar taşı.
Ya da bir çene kemiği.
Veyahut bir yazıt.
Tarihi eser kaçakcısı değil arkadaş.
Aksine tarih sevdalısı.

Bir arkeolog o.
Datçalı bir arkeolog.
Doğduğu toprakların geçmişini araştıran, tarihsel değerlerini korumaya çalışan genç bir adam.
Okan Ozalp

Bulduklarını özenle koruyor.
Sonra Marmaris Müze yetkililerine haber verip, kayıt altına aldırıyor.
Geçtiğimiz hafta 2 bin 300 yıllık bir yazıt buldu.
Datça’nın merkezinde Kazım Yılmaz İlkokulu’nun bahçe duvarında 24 yıldır kimsenin farketmediği yazıtı o buldu.
Yazıt büyük olasılıkla antik dönemde Datça’ya hizmeti geçmiş bir kişinin heykelinin hitabesi.
Okan hemen Marmaris Müzesi’ne haber verdi ve tarihi eseri tutanakla müze yetkililerine teslim etti.

Mitolojiye meraklı biri olarak Okan ile sık sık konuşuyorum.
Datça ile yatıp, Datça ile kalkan bir insan.
Müthiş projeleri var.
Yarımadanın tarihi kümbetlerinin, Datça şivesinin, manilerin, geleneklerin, mezar taşlarının kayıt altına alınması, Papazın Yeri’nin restore edilmesi gibi nice hayallerin peşinde.
Üstelik öğrendikleriyle yetinmiyor.
Muğla’da master okuyor.
Ayrıca iyi bir doğasever ve hayvansever.
Datça Okan gibi bir arkeologa sahip olduğu için çok şanslı.

Ama insan üzülmeden de edemiyor.
Burada bulunan tarihi eserler neden Marmaris’e gönderilir acep?
Datça’da neden bir müze yok?
Okan gibi tarihi koklayan bir arkeoloğumuz var ama müzemiz yok.
Neden?
Yer mi yok, para mı yok.
Yoksa devletlumuzda o kültür mü yok!
Mesela, Datça’nın merkezinde yıkılan hükümet konağının yerine Emniyet binası yapılacakmış.
Oysa bu güzelim arsaya bir müze yapılsa, Knidos’tan, Burgaz’dan, Tripion’dan yarımadanın her karışından çıkan tarihi eserler burada sergilense.
Hem kapalı, hem açık alanı olan bir müze.
Sonra Knidos’tan kaçırılan eserlerin geri getirilmesi için dünya çapında kampanyalar düzenlense.
Datça’nın haklı feryadı Londra’daki, New York’taki müzelerde yankılansa.
Çok mu hayalciyim!
Muğla Valiliği, Datça Kaymakamlığı, Datça Belediyesi ve en önemlisi tüm Datçalılar ben çok mu hayalciyim?

Bugün 2 Haziran.
Namus işçisi şair Ahmed Arif’in 28’nci ölüm yıldönümü.
Ne demişti usta?
“Sevdanı usul-usul
Sevdanı mısra-mısra
Lo ben seni hapislerde sevmişim,
Ben seni sürgünlerde.
Yurdum benim şahdamarım.”

Yaşadığı topraklara şahdamarı kadar değer verenlere selam olsun.

Not: Tatil için Datça’ya yolu düşenler Hızırşah Kültür Evi’nde (Taksiarhon Kilisesi) arkeolog Okan Özalp’den yarımadanın tarihi ile ilgili her türlü bilgiyi alabilir.

www.haberhurriyeti.com / SEDAT KAYA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri