Son Dakika
09 Aralık 2018 Pazar

Taraf olmak

19 Temmuz 2013 Cuma, 09:03
Taraf olmak

Ne zor şey hayat?  Bir yanda beklentiler, hayaller, umutlar; öte yanda kırgınlıklar, öfkeler, tükenmeyen hırslar…
Yine geldi bir seçim daha, er meydanında birer birer peşrev atmaya başladı aday adayları…
Yerel yönetimler AKP ile yepyeni bir yapıya kavuşturulmak istense de “bütünşehir” yasası yargı yolundan nasıl geri dönecek henüz bilinmiyor. Örneğin, bu yasayla Atatürk’ün doğumuyla özdeş Birgi Belediyesinin de kapatılıyor olmasına doğrusu gönlüm hiç razı değil. O kasabalarda oturanlara danışılmadan masabaşı kurnazlıklarıyla oldubittiye getirilen yasanın ülkede bir türlü çiçek açamayan yeşil süs bitkisi halindeki demokrasiye bir katkı vereceğine hiç inanmıyorum.
İşin bir yönü de ortaya çıkan aday adaylarıyla ilgili. CHP üst yönetimi doğru bir kararla il ve ilçe yönetimlerinde görev alanlardan aday olmak isteyenlerin 15 Temmuza kadar görevlerinden istifa etmelerini istedi. Karar uyarınca istifalar yerine getirildi ancak bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğini, belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliklerine adayların ne zaman netleşeceğini bilmiyorum. Bu belirsizlik ortamı eğer uzun sürerse, henüz aday adaylıklarını açıklamayanlarla açıklamak durumunda kalanlar arasında neler yaşanacağı önceki deneylerden de anlaşılabilir.
Tanıdığım kimi aday adayları var ki, yazımın başlığında da belirttiğim gibi vermeden almaya çalışıyorlar. Bu tipler sadece seçilinceye kadar selam vermeyi bilirler, el öpmeyi hevesle yapar görünürler ve sonunda emellerine kavuştuklarında o yaptıklarını unutup bu kez nasıl alırızın hesabına yoğunlaşırlar.
Özellikle böylesi tipler politika sahnesinde bolca görülür. Üç aşağı beş yukarı yöntemleri aynıdır. Ağızları iyi laf yapar, hatta konuştuklarında kendilerinden geçerler. Ne el öpmenin, ne selam vermenin hele güzel konuşmanın cepten bir götürüsü yoktur onlar için.
Bu tiplerin tam tersi bir siyasetçi örneği vereyim şimdi de. Aydın eski milletvekillerinden şair, yazar, eğitimci Mustafa Kemal Yılmaz (1921-2013) almadan veren bir yüce insandı. İki dönem milletvekilliği yapan rahmetli Yılmaz, bir grupla birlikte Çanakkale gezisindedir. Sözü o gezide Yılmaz’la birlikte olan Abdulkadir Güler’e bırakayım:
“Sayın Yılmaz’la, Çanakkale’de bulunan şehitlikleri ve Biga’da bulunan Atatürk’ün bulunduğu evi birlikte gezdikten sonra Çanakkale içinde bulunan Aynalı Çarşı’ya geldik. Hava yağmurlu ve çok soğuktu. Ellerimizde birer şemsiye vardı. Bu arada yolun kenarında çok yaşlı bir ihtiyar amca vardı. Tezgâhının başında tir tir titreyerek simitlerini satmak için bekliyordu. M. Kemal Yılmaz ağbi bunu görünce bana doğru “Kadir” diye seslendi, yanına vardım… ‘Bu adam soğuktan donacak, galiba simitlerini pek satamamış, al şu parayı (20 TL) var git tezgâhındaki tüm simitlerini al getir, bu ihtiyar adamı bir an evvel evine gönderelim, donacak yahu,’ dedi. “ (*)
Böylesi yüce gönüllü, insancıl, halden anlayan bir siyasetçi arıyorum ben. Diyojen’in gündüz fenerle adam aradığı gibi, bulunur mu dersiniz?
Siyaset adamı hangi durumlarda ne yapmasını bilen adamdır. Benim kendilerine siyasetçi diyemediği birileriyse halk beğensin diye popülist söylemlerle goygoyculuğa soyunarak bazı makamları ele geçirirler. O yerler kendilerine belki bir süreliğine de olsa isteklerine ekonomik kaynak olsa da ondan hizmet bekleyenlerin de beş yılını çalmış olmaz mı?
Artık yeter! Açıkça sesleniyorum:  Sayın Bekir Keskin dururken bir takım parti içi delege oyunlarıyla aday gösterilecek birini görmek karşımda istemiyorum. Hele sosyal demokrat geçinip ağzı laf yapan o tip insanlara uzağım. Çünkü Ödemiş’te icraatlarıyla kentin kabuğunu değiştiren bir belediye başkanımız var. O, zararı yok, bana selam vermesin, görünce eğilip bükülmesin. Meyveli ağaç taşlanır misali, çıkarılan onca söylentiye, kara çalmaya karşın Bekir Bey Ödemiş’in sağduyulu insanlarınca kabul görüyor. 2009’daki seçimlerde henüz aday adayı iken gazete köşemde sahip çıktığım Sayın Keskin, oy veren vermeyen ama at gözlüğü olmayan partili partisiz tüm Ödemişlilerin oylarıyla yeniden o makama gelerek başlattığı projelere yenilerini ekleyecek ve Ödemiş’i bir dünya kenti yapacaktır, bundan eminim.
İşin özü, güzel kentim için ben tarafım. Bu böylece biline…

www.haberhurriyeti.com / ÖMER AKŞAHAN
__________
(*) Mustafa Kemal Anılarda Kaldı, Beşparmak Dergisi, Temmuz-Ağustos, sayı:175.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO