Son Dakika
21 Eylül 2019 Cumartesi
”

TANRI SENDROMU ve MÜKEMMELİYETÇİLİK – 1

Böyle bir yazı yazan biri muhakkak her gün erkenden veya yataktan kesin zımba gibi kalkıyordur diye düşünebilirsin. Aslen bazı zamanlar hiç de değil. Eskiden her gün zor uyandığımı düşünürsek epey aşama kaydettim diyebilirim.

17 Mart 2017 Cuma, 12:47

Böyle bir yazı yazan biri muhakkak her gün erkenden veya yataktan kesin zımba gibi kalkıyordur diye düşünebilirsin. Aslen bazı zamanlar hiç de değil. Eskiden her gün zor uyandığımı düşünürsek epey aşama kaydettim diyebilirim. Ama kimse mükemmel değildir öyle değil mi? Benim amacım da “Zihinsel Minimalizm” konsepti ile, bilerek ya da bilmeyerek  “mükemmel olmak” arayışında olan insanlara hitap edebilmek. Bu insanlardan biri de bendim. Hala da bu yönde zihinsel ve hayata geçirdiğim davranışsal sürecim devam etmekte.

“Ne var ki şu mükemmeliyetçilikte? Kötü birşey olmasa gerek” diye düşünenlerimiz olabilir. Ne var işte işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor(um) demek ki diyebilirsiniz. Ancak, mükemmeliyetçilik bir insanın başına gelebilecek en büyük zihinsel engeldir. Ve düşünüldüğü gibi “en iyi olma”nın dışında aslen “her şeye kadir olma”ya çalışmak anlamına gelir. Evet, yanlış okumadınız. Bu Tanrı için kullanılar bir ifadedir. Çünkü, herşeye kadir olan bir tek Allah’tır. Bugünkü konumuz “sabah uyanamamak” ise mükemmeliyetçiliğin bununla nasıl bir ilgisi var peki?..      Mükemmeliyetçi bir insanı nasıl tanırsınız?

HERŞEY EKSİKSİZ OLMALI

Bu kişilerin en belirgin özelliği elbette ki işlerini en iyi ve “eksiksiz” bir şekilde yapmaya çalışmalarıdır. Bu kişileri genellikle iş veya ev hayatında daha iyi tanırız. Hiçbir işin “eksik” olmasına tahammül edemezler. Bunun yanı sıra, “kendi inandıkları” kusursuzlukta işlerin yürümesi için ellerinden geleni yaparlar. Herhangi bir işin “inandıkları”şekilde yapılması gerektiğine o kadar inanmışlardır ki, etrafındaki insanların kalplerini kırma pahasına da olsa değişmezler. Bu kişiler lider değil otoriterdir. Çünkü, kafalarındaki “tek doğru” yüzünden başkalarının kendilerine ait potansiyellerini ortaya çıkartmasına izin vermezler. İnsanları Bunaltır ve kendilerinden uzaklaştırırlar.

“Mükemmeliyetçi olmak” pozitif bir algı yaratsa da asla elde edilemeyecek gerçekdışı bir hedeftir. Bu nedenle, sürekli “daha iyi” hale gelmeye çalışan kişi için “daha iyinin bir sınırı” yoktur. Bu nedenle hayatı boyunca kusursuz olanı başarma uğruna çok fazla sorumluluklar alır. Kendisine sürekli yeni hedefler koyar. Bir dolu yaşam amacı vardır. “Yaşamak” ona yetmez.

TANRI SENDROMU

Mükemmeliyetçi kişiler bu şekilde doğmazlar. Çünkü, Allah herkesi olması gerektiği gibi tam ve eksiksiz yaratmıştır. Küçük yaşta yaşanan herhangi maddi veya manevi kendisinin “eksik” olduğuna inandığı bir travma, anne veya babanın eleştirel ve yargılayan tavırlarına maruz kalma veya toleranslı gözükse de başarı ve güç odaklı kişilerle büyüme ve onları örnek alma, anne veya babayı erken yaşta kaybetme ya da onlarda uzak kalma kişinin kendisini “yetersiz” hissetmesine sebep olan bazı unsurlardır.

Görüldüğü gibi tüm bunlar bilinç seviyemizde gerçekleşmez. Bilinçaltımıza kaydedilen “yetersizlik” sendromu, yetişkinlikte “Tanrı sendromu”na dönüşebilir. Bu eksiklik duygusunun en temelinde, yani anne veya baba ile ilişkimizin temelinde Allah ile bağlantımız vardır. Küçükken anne veya babamızın bizi yarattığını düşünsek de zaman içinde daha yüce bir güç tarafından yaratıldığımızı anlarız. Eksik ve yetersiz olduğuna inana kişi, bilinçaltından tıpkı başkaları tarafından onaylanmayacağını düşündüğü gibi, Tanrı tarafından da onaylanmayacağını ve cezalandırılacağını düşünür. Bu nedenle kendisini sürekli mükemmel hale getirmeye çalışır. Hayattan çok keyif alarak yaşamaz. Farkına varmadığı şey, yaşarken mükemmel olamadığı için mükemmeliyetçilikle kendisini cezalandırıyor olmasıdır. Bir nevi Tanrı’nın rolünü üstlenir. Çünkü, herşeyi mükemmel yaratan tek güç Tanrı’dır. Bu kişiler zaman içinde panik atak veya obsesif-kompulsif bozukluk yaşayabilirler. Panik atağın temelinde ölüm korkusu vardır. Hayatını sürekli kontrol altında tutmaya çalışan mükemmeliyetçi kişi, bedeninin de işleyiş ve şifa gücüne teslim olamaz. Çünkü, kendisinin eksik ve yetersiz olduğuna inanmıştır. Gün gelir, kontrolü tamamen kaybetmekten korkar. Yani ölüm ile cezalandırılmaktan. Kendisini olumsuzluklardan koruyarak hayatını geçirirken, hayatın kendisini kaçırır. Oysa ki, hayatta hiçbir şey mükemmel değildir. Herşey olduğu gibi mükemmeldir.

Bu hafta her gün  “Tanrı Sendromu ve Mükemmeliyetçilik” ile ilgili yazılar paylaşıyor olacağım. Yarınki yazımda mükemmeliyetçiliğimiziz sağlığı, bolluk bereketi, başarıyı, sevmeyi ve sevilmeyi nasıl “ertelememize”sebep olduğuna ve hayatımıza maddi ve manevi nasıl “fazlalıklar” kattığımıza değineceğim.”Yataktan kalkmakta zorlananlar” yarınki yazımda belki kendilerinden bir parça bulabilirler..

Sadelikle kalın..

www.haberhurriyeti.com / YASEMİN TALAZ BAYRAKTAROĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort travesti porno izle beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort ankara escort pendik escort