”

TAKIM OYUNUYLA KAZANMAK

23 Ekim 2019 Çarşamba, 00:51

Gazeteyi okurken acı kahvem geldi. 

Keyifle kahve içmek için zaman dardı.

 Daha tek yudum almadan açıldı kapı.

Dönmüştü maçtan kahve sakinleri.

 Girdiler bağırış çağırış…

 Karışıyordu sesleri… Baktım. Baktım.

 Sordum: “Ne oldu? Hepiniz kızgınsınız.”.

“Sus lan! Hırsımızı senden çıkarmayalım”.

 “Ne oldu ya? Maç da şampiyonluk da gitti mi?”.

 “Maçı kazandık. Şampiyon da olduk. Aldık kupayı.”.

2018 – 2019 Yuvarlan Semt Turnuvası Şampiyonu Dötspor

 “Olmaz olsun böyle şampiyonluk!”.

 “Bu şampiyonluk Dötspor’un tarihine kara lekedir.”. 

 Çayını yudumlayan yabancı dede sordu:

 “Evladım Dötspor nereden çıktı. Hiç duymadım.”.

 “Dört eski hakem kurdu. Dört Düdük Öttüren Spor. Döt kısaltılmışı.”.

 “Beyler anlatın be yahu! Ne oldu böyle hepinizi sinirlendirecek?”.

  “Takım tel tel dökülüyordu.”.

 Sordum: “Ama kupayı babalar gibi almadık mı?”.

 “Karıştırma ulan rahmetli babanı! Aldık ama nasıl aldık.”.

 Sordum: “Nasıl aldık?”.

 “Sen iyi ki tatildeydin. Maçları izlemedin. Sinir olurdun bizim gibi.”.

 “Anlatmazsınız ben de sinir olucam!”.

 “Altı da üstü de altı takımlık semt turnuvasıydı. Bir de uydurduk ‘Fatih Terim ve Ersun Yanal taktik verdi” şehir efsanesi niyetine semt efsanesi balonunu.”.

 “Abi pas vermedin ama sözüne giriyorum. Gerçekten taktik alsaydık ne değişebilirdi? ‘Yapmayalım. Ters teper’ demedim mi abi?”.

 “en karışma Beşiktaşlı. Mahallemizde tek siyah – beyazlısın. Püf desek yıkılırsın.”.

“Öyle deme abi. Biz dünyaca ünlüyüz. Hem Michael Jackson da Beşiktaşlı idi.”.

 “Atma. Dalgaya mı sarıyon lan? Alıcam şimdi ayağımın altına.”.

 “Abi İstanbul Beşiktaş Çarsışı’nda bir ay duran apartman boyu afişi görmemişsin. Şöyle diyordu afişte: En büyük Beşiktaşlı Michael Jackson. Siyah doğdu, beyaz öldü.”.

 “Peki şimdi sus. Eee… Özetle ne oldu?”.

 “Önceden belirteyim. Bu satırların yazanı aklı evvel Murat Tepebaşılı’nın ‘bazı maçlarda öyle olur’ dediği gibi bu turnuvada

 top köşeli

hakemler yuvarlak değildi.

Soccer Referee

 

 Bizim oyuncuların dermanı yetmiyordu. Maçta yürüyecek halleri kalmıyordu. Dinleniyorlardı iki üç dakika. Taktiği Fatih Terim’den, Ersun Yanal’dan aldık ya!. Kontra atak yememek için üstümüze de pek gelmiyorlardı. Son maça kadar penaltılarla aldık.”.

 “Ama zar zor kazandık. İte kaka. Son maç Zıpkınsporla. Adamlar cıva gibi. Çakı gibi. Topu kaptılar mı kalemizde bitiyorlardı. Adamlar kaçırıyordu ama pişti arkadaşın kaleci Erdal da günündeydi.”.

 “Tabi lan. Erdal mahalli ligde kalecilik yaptı.”.

 “Bizimkiler arkalarından koşarken yere düşüyordu.”.

 “Kalkacak güçleri bile yoktu. Önce biraz yerde sürünüyorlardı.”.

 

 “Yani.”.

 “İşte o zaman iş çığrından çıktı! Bizim lakabımız cancanlar ya. Rakip taraftarlar başladı bağırmaya; Sürünsün solucanlar! Diyeceğin bir şey yok ki! Bizim oyuncular sağa gideceğine sola gidiyordu. Rakip taktik sandı. Çekindiler. Adamların oyun düzeni bozuldu. Maç bitti bitecek beş dakika maça ekledi hakem.”.

“Beş dakika büyük süre.”.

“Ama son dakika. Zıpkınsporlu kalesine ortalanan topa çıkmak isterken bizim tıfılı ceza sahasında düşürdü. Top auta gitti ama hakem penaltıyı verdi.”.

 “Sonra?”.

 “Kaleci dikkatli ama pis pis bakıyordu…

 Senin pişti arkadaşın Erdal topun başında.

Ve…

  Pişti arkadaşın kaleci Erdal vurdu.

 

 Kaleci yumrukladı. Kurtardı derkeeen… Top yumruğundan çarptı yan direk içine. Döndü aşağı. Çarptı kıçına. Girdi kaleye.

Tam biz Dötspor şampiyon diye bağıracakken rakip taraftarlar ortalığı inletmeye başladı: Götspor şampiyon! Götspor şampiyon!”.

“Yani…”.

 “Biz sinirlenmeyelim de kim sinirlensin!?!? Biz cancanlar olduk solucanlar; takımsa Göt. Hiçbir maçta uyum yoktu. Kalecimiz degajları boş alana atıyordu. Biri anyaya öteki Konya’ya gidiyordu. Herkes Mersin’e biz tersine anlayacağın.”.

 “Benim anladığım şu. Dötspor uyumsuz takım kimliğiyle ilk ve tek şampiyon olarak tarihe geçti. Bu da başarı. Guinness Rekorlar Kitabı’na alırlar artık.

 Duydun mu hiç? Efes Pilsen Koraç Kupası’nı 1990’da kazandıktan sonra gazeteciler sormuş: Nasıl kazandınız?

 Antrenör Aydan Siyavuş açıklamıştı: Takımdaki her oyuncu, her arkadaşının maç sırasında nerede, neyi, neden, nasıl ve ne zaman yapacağını bildiği için kazandık.”. 

 ***

 O nedenle

 Birbirleriyle uyumlu oyuncular

takım oyununun püf noktasıdır.

 *

 Murat Tepebaşılı

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz