SİVİL TOPLUM ÖZLEMİ (Çeşme Örneği)

Böyle sivillik mi olur? Çok uzun yıllardır siyaset sosyolojisi ve yerel yönetimler dersleri veririm, sivil toplum tanımı bu değil.

16 Ekim 2018 Salı, 15:08
Kent Konseyi, bir partinin iç meselesi olan adaylık konusunda nasıl tavır alır ki?

Ülke genelinde sivil topluma hasretiz.

Giderek de büyüyor bu özlem.

Eskiden hiç olmazsa sendika, kooperatif ve bazı dernekler üyeleri ve kamu yararı gözetme gayreti içinde olurlardı.

Öyle bir siyasi iklim vardı.

Sonra sendikalar, kooperatifler ve dernekler itibar kaybettiler.

Sivil özellikleri de aşındı giderek.

Başka işlere yaramaya başladılar, başka işlerin peşine düştüler.

Bazılarını istisna tutsak bile çoğunun durumu bu.

Hele memleketim Çeşme’de durum daha da içler acısı.

Oysa Çeşme’nin Çeşmelilere o kadar ihtiyacı var ki.

Havadan (RES), karadan (taş ocakları ve kanunsuz yapılaşmalar), denizden (ölçüsüz ve kontrolsüz balık çiftlikleri) saldırılara uğruyor.

Doğal, tarihi ve kültürel değerleri ranta feda ediliyor ölçüsüzce.

Kurumlar lazım ama yoklar.

İşlevlerini yerine getiremiyorlar.

Sivil toplum lazım ama darmadağınık.

Örgütsüz.

Son dönemlerde biraz taş ocakları, biraz RES ler ve biraz da jeotermal bahanesi ile hazine arazi işgallerine karşı kıpırdanmalar var.

Umut verici düzeyde değil ama eskisinden iyi.

Çeşme’nin sorunları karşısında kaymakamlık pek ilgili gözükmüyor doğrusu.

Öyle eskisi gibi filmler ve romanlardaki at üstündeki kaymakamlar devri çoktan bitti.

Daha ziyade sessiz bürokratlar dönemi başladı.

Aman ne olur ne olmaz.

Seferihisar, Bergama ve Bodrum gibi bazı belediyeler beldelerini korumak için siyasi ve hukuki çaba sarf ediyorlar.

Çeşme’de ara ki bulasın. Gelelim sivil toplum ve kent konseyinin tavrına.

Bugün (16 ekim 2018) Çeşme Haber’de okudum.

“Sivil Toplumdan Başkan Dalgıç’a Tam destek.”

İki dernek bir de kent konseyi başkanı.

Tam bir fiyasko.

Hem derneklerin hem de kent konseyinin böyle bir hakkı yok.

Görevi değil.

Kent konseyinin kuruluş yasası ve görev tanımlarına aykırı.

Etik kurallar zaten kimsenin umurunda değil.

Kent Konseyi, bir partinin iç meselesi olan adaylık konusunda nasıl tavır alır ki?

Bu yasasına aykırı bir defa.

Kent Konseyi partiler üstüdür ve görevleri arasında bu yoktur.

Diğer aday adayı arkadaşlar bu soruyu sorma hakkına sahip değil mi?

Hatta CHP dahil tüm partilerin ilçe örgütleri bunu neden eleştirmezler?

Böyle sivillik mi olur?

Çok uzun yıllardır siyaset sosyolojisi ve yerel yönetimler dersleri veririm, sivil toplum tanımı bu değil.

Kent Konseyi yönetiminde olan hemşehrilerime/arkadaşlarıma sesleniyorum.

Sizler tek tek ve bireysel olarak aday adaylarından birine yakın olabilirsiniz.

Yurttaş olarak tabi ki tercihiniz olabilir.

Ama bunu kurumsal olarak ve bu kadar aleni yapmamanız gerekir.

Aynı durum dernekler için de geçerli.

İşin hukuki kısmını bir tarafa bırakalım.

Ama ayıptır, yazıktır!

DR. ENGİN ÖNEN

16 Ekim 2018, İZMİR

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO