Son Dakika
15 Temmuz 2019 Pazartesi

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

30 Eylül 2018 Pazar, 21:56

Şenlikli (!) kongre….(10)

*Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

Gerginlikten öte kaotik bir atmosfer hakimdi salona.

————

Patitan’daki site kongresi “homurtulu” başladı… Ne de olsa yaşlı kuşağın temsilcileri sayılırdık.

Sitemizin 1975 kongresindeki gibi atik, cevval, yerinde duramayan, fertleri gibi değildik artık. Yani çoğumuz 60’ı devirmiştik. Kimileri yetmişi bile geçmişti. Okumuş görünsek de, çoğumuz sadece “günlük gazete” okuyucusu olarak kalmıştık galiba (!).

Belki, tek bir gazete.

Kitap okumak hak getire.

Çoğunluğu emekli olmuş, elini eteğini meslekten çekmiş, bir kısmı emekli olmalarına rağmen başka işlerde çalışmaya başlamış insanlar var Patitan’da.

Galiba söylemeyi unutttum.  Patitan topraklarında mukim olanların çoğu gazeteciydi. Devletin bir sosyal güvenlik kuruluşu yani eski adıyla SSK’dan, 20 yılda ödenmek üzere alınan krediyle kurulmuş bir siteydi burası.

Gazeteci olmayan site sakinleri de vardı. Onlar  buradan daire satın alırken “gazeteci milleti aydındır, okumuştur, dünya halini bilir, kültür sahibi insanlardır” diye düşünmüş olabilirlerdi.

Yanıldıklarını çok kısa sürede anlayacaklardı, hepsine şimdiden geçmiş olsun demek gerek, ama şu an bana düşmez….

Bir kısım arkadaşımız 1975 sonrası siteye taşınmadan dairelerini sattılar, başka yerlerden mekan edindiler, bir kısmı emekli olup güney illerine taşındı, bir kısmı da Allah rahmet eylesin “öbür” tarafa  göç etti.

İşte böyle bir nüfus popülasyonunu barındıran Patitan’ın kongresinde güler yüzlü tek kişiye rastlamak mümkün olur mu?

Kesinlikle hayır.. Herkes abus!

 Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

Gerginlikten öte kaotik bir atmosfer hakimdi salona.

Oysa bu tür kongreler, sadece selamlaşmanın ötesinde hiç ahbaplık kurmamış insanlarla kaynaşma, yeni maliklerle tanışma, sonra da varsa site sorunlarını tartışmak için yapılmaz mı?

Tesbit edilen gündeme göre güya sitenin sorunları tartışılacaktı.

Denetleme raporunun okunması ve eski yönetimin aklanmasından sonra her kafadan bir ses çıktı..

Aidatların artışı, üst kat dairelere çatıdan yağmur suyunun akması, site bahçesinin bakımı, düzenlenmesi kimsenin umurunda değildi.

Varsa yoksa kediler.

Söz alan kat maliki veya kiracı ister sorunları dile getirmeye çalışsın, ister raporu eleştirsin, yerinde oturanlardan bir veya bir kaçı “Kediler ne olacak, kedilerrrr!” diye laf sokuşturmadan edemiyordu..

Başkan “Arkadaşlar, sitenin sorunlarına tartışalım” dedikçe, kadınlı erkekli gruplar, nerdeyse utanmasalar, Amerikan 6. Filosunu protesto eden 1968 kuşağı solcu gençleri gibi  “kedilere go home” sloganı atacaklardı.

Sonunda siteden yeni daire almış bir hanım söz isteyip kürsüye çıktı ve eteklerinde ne kadar taş varsa ortaya döktü:

“Sayın site sakinleri. Ben aranıza yeni gelen maliklerden biriyim. Bu kediler yüzünden yakında dairemi satmak niyetindeyim. Kediler bizim dünyamızı kararttı. Elimiz ayağımız tutmaz oldu. Onları görünce sitenin kapısından giremiyoruz. Kızım, bu canavarlar yüzünden geceleri uyuyamıyor. Ben krizlere giriyorum. Kedilerin bizleri parçalamalarını mı bekliyorsunuz?. Bu sorun kökünden çözümlenmeli. Kediler siteden sürülmelidir.”

“Çok doğru”, “haklısın”, “bravoooo”, “sen çok yaşa” nidaları arasında kürsüden inen bayanın bu suçlamaları karşısında, sitede aslan, ya da kaplan besliyormuş duygusuna kapıldım açıkcası ve elimi kaldırıp söz istedim.

Bir kısım site sakini “Söyleyecek sözü mü var, Yüzsüzlüğün böylesi de varmış.. Söz verme başkan” diyerek başkanı ve divanı etkilemeye çalışırken, başkan “buyrun” deyip kürsüye davet etti beni. Etmez olaydı…

Yine aynı koro:

-Konuşacak lafın mı var?

-Amma pişkin yahuuu.

-Kediler ağaçları mahvetti. Arabaları parçaladı. Boyaları kazıdı.

-Bahçemizi boka çevirdi bu kediler.

-Kediler yüzünden köpeklerin akınına uğradık.

-Kedilere ölüm. Sürgüne gitsin. Gölbaşı’na götürelim…

-Bahçedeki kediler, kamyoneti yediler…

 Daha ağzımızı açmamıştık. Daha önceden planlanmış olmalıydı bu sloganlar. Meğer idam sehpalarını önceden kurmuşlar. Kavgaları ile bilinen sandalye ve koltukların sık sık havalarda uçuşmasıyla ünlü  MHP ve CHP kongresi bile bu kadar gergin geçmez yani.

Beyinlerini siestaya yatırmış,  çenesi düşük ihtiyar gevezelere  kolay yutulur lokma olmadığımı anlatmak, hayvan sevgisinden hiç nasip almamış kadınlara, en azından ağzı var dili yok hayvancıkların yaşamaya hakları olduğunu izah etmek zorundaydım artık. Zaten aylardır susmuşum.

Başkana “Konuşmak için bekliyorum. Herkes oturduğu yerden konuşuyor. Konuşsunlar ama  kürsüden konuşsunlar. Sataşmalara yanıt vermeyeceğim. Gerçekleri açıklamaya çalışacağım” dedim.

Birden sesler kesildi.

Homurtular ise düşük yoğunlukta devam ediyordu…

(devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Pembe memeli kedi… (8)

https://www.haberhurriyeti.com/bebelerrrrr-7/

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz