SARHOŞ

Demek boşuna değildi kaynananım ışıltılı iri gözlerle sırıtarak; ‘Bizde satılan mal geri alınmaz oğlum’ demesi.

16 Kasım 2018 Cuma, 23:54

“Dur dur. Ben mi benzetiyorum? Bu Okyay değil mi Yiğit? Önünde bir şişe rakı.”.

“Saçı sakalı birbirine karışmış ama evet Utku. Hadi girelim şu meyhaneye.”.

“Öyle birden sormayalım. Muhabbete gelmiş gibi davranalım. Söze sen başla Yiğit.”.

“Oooo…. Amman efendim. Kimi görüyoruz? Aslan Okyay da burada. Kalkma ayağa bilader. Epeydir göremiyordum, diyordun. Otur arkadaşının karşısına. Özlem giderirsin Utkucuğum.”.

“Duyuyor musun Okyay? İlkokuldan beri arkadaşız. Eşim kıskandı yani. İki fırt çekip molaya geldik buraya. Çeneye daldım. Okyay! Oğlum bu içki şişesi ne? Yanlış mı görüyorum Yiğit? Alkol eşiğin çok düşüktü. Votka içilmiş bardaktan su içip sarhoş oluyordun. Bu nedir Okyay?”.

“Nikâhtan beri görüşmüyoruz.Belki alkol eşiği yükseltme tedavisi oldu. Şey… Saçmaladım.”.

“Haydi merakınızı gidereyim. Nikâh belediyede. Siz de oradaydınız. Akşam düğün salonuna. Gene masa. Düğün salonundaki nikâh töreniymiş. Nikâh memuru. Sorularını sordu. Ben ise bunu, gösteri sanıyordum. Heyecandan da düşünemedim. E kolay değil. Çevrenin en güzel kızlarından biriyle evleniyorum. Ve o güne kadar da kimseyle çıktığı olmamış hiç Sevim’in.”.

“Yaaa… Beyler bu doğru. Okyay deyinceye kadar dikkatimi çekmemişti Yiğit. Peki neymiş?”.

“Ne miymiş? Düğünden sonra yeni eve. Hoştu beşti derken sordum; ‘Uykun geldi mi?’. ‘Senin geldinse odanı göstereyim’ dedi. Altı odalı ev. Evi babası aldı. Nasılsa geleceğiz diye daha önce bakmadım. Geldik koridorun sonuna. ‘Sağdaki yatak odası konuk, ortadaki yatak odası benim. Soldaki senin. Orta odaya girmek yasak. Sana iyi uykular.’ deyince şaka sandım.”.

“Ben anlamadım. Sen anladın mı Utku?”.

“Ben de anlamadım. Anlat Okyay. Bakalım alından çıkacak bu oda ayırma işinin?”.

“Yani, dedim. Senle ben. Yani ikimiz. Şey olmak için. Yani birlikte hiç yatmayacak mıyız? ‘Yanımda birisi varsa uyuyamam Hem sevmem ben öyle şeyler. Benim uykum geldi’ dedi. Girdi odaya. Kilitledi kapıyı. Hani heyecandandır. Utanıyordur diye hiç durmadım üstünde.”.

“Yaşanmadık, görülmedik, duyulmadık durum değil. Gazetelerde de okuyoruz.”.

“Yiğit bu, dediklerinden değil. Böylesi belki ilk kez yaşanıyor ve ilk kez duyuyorsunuz. Sabah kapısını tıklattım. Sıtma görmemiş boğuk ses tonuyla ‘Ne var lan!’ dedi. ‘Kahvaltı edelim mi?’. ‘Kendin zıkkımlan. Erkekle kahvaltı etmem’. Çekingenliği sürüyor, diye düşünüyordum. Geldi sonra. Karıştırdı biraz kanalları. ‘Ben gidiyorum’ dedi. Erken dönersen pazardan yemek için bir şeyler alırız, dedim. ‘Hooop” Ben yemek yapmam. Ne istersen al. Pişir. Aç karnını doyur. Paris’e gidiyorum’ dedi. Sordum; Sorun mu var? ‘Olsa kusmaz mıyım lan?’ dedi. Çekti gitti.”.

“Bu ne ya Okyay? Çekingenlik değil. Ne deneceğini de bilmiyorum. Taş kesilmişsindir.”.

“Ne bok olduğumu anlamadım Utku. Gerginliktir, anlayışlı olmalıydım. Aradım telefonla. ‘Ne arıyorsunlan? Anam merak etmez beni. Sözleşmeyi okumadın mı.’ deyip kapattı. Meğerse düğündeki noter, imzaladığım da sözleşme. ‘Tüp çocuğu istemezsem, şiddetli geçimsizsem, aldatırsam üzerimde görünen toplam 1 milyon dolarlık servet de geri alınırmış. Ben hangi nedenle boşanabilirim? Yeniden evlenmeye kalksam fatura önüme getirilir. Demek boşuna değildi kaynananım ışıltılı iri gözlerle sırıtarak; ‘Bizde satılan mal geri alınmaz oğlum’ demesi. Alkol eşiği yükseltme tedavisi budur. İki aydır şişelerdeyim. Bana mısın, demiyor. Böyle işte… Yani diyeceğim şu ki… Sizin anlayacağınız… Artık ok yaydan çıktı…”.

www.haberhurriyeti.com / MURAT TEPEBAŞILI

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO