Son Dakika
19 Eylül 2018 Çarşamba

23 Ağustos 2018 Perşembe, 14:48
Sedat Kaya
Sedat Kaya [email protected]rhurriyeti.com Tüm Yazılar

SAHİLLERİMİZ YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ Mİ?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı halkın şikayetlerine duyarsız..

Binlerce yıl ak köpüklerle yıkandı bu sahiller.

Mavi ile yeşilin kucaklaştığı bu sular “ab-ı hayat”tı herkese. Ama bugün büyük bir tehlike altında.

Kıyıları rant yaratma aracı olarak gören “MUÇEV Turizm Ticaret Ltd. Şti.”  sahilleri işadamlarına kiralanmaya başladı. Bir çok kıyı alanı;  halkın kullanımına kapatıldı.

SEDAT KAYA’NIN YAZISI ŞÖYLE:

Sahillerin işadamlarına kiralanmaması için halk örgütleniyor.

MUĞLA TALANA KARŞI OMUZ OMUZA

“Anadolu’yu bir yere bakar varsaysak, onun ancak denize baktığını düşünebiliriz. 

Anadolu’nun bütün kolları Ege Denizi’ne açılmıştır. Bu kollardan en güneydeki Datça Yarımadasıdır. 

Sanki Anadolu, denize sevgisinden, Ege köpüklerine atılmış ve kırk beş mil uzanan Datça Yarımadasını yaratırken, Kriyo Burnu’nda, “İşte Arşipel, bak senin koynuna geldim! Çünkü ben, senin Knidos’unum!” diye bağırmıştır. 

Bundan dolayı Datça Yarımadası, Anadolu’nun Knidos’ta şakıyan dilidir.”

 

*.  *.  *

 

Halikarnas Balıkçısı böyle anlatır, Datça sahillerini.

Gerçekten de Datça Yarımadası Anadolu‘nun şakıyan dilidir.

Binlerce yıl ak köpüklerle yıkandı bu sahiller.

Mavi ile yeşilin kucaklaştığı bu sular “ab-ı hayat”tı herkese.

Kadın erkek, yaşlı genç,  yerli yabancı, zengin yoksul  hiçbir ayrım olmadan, herkes tarafından eşit şekilde kullanıldı.

Sınırsız ve duvarsızdı.

Ama bugün büyük bir tehlike altında.

Kıyıları rant yaratma aracı olarak gören “MUÇEV Turizm Ticaret Ltd. Şti.” unvanlı bir şirket, sahilleri işadamlarına kiralanmaya başladı.

Bir çok kıyı alanı;  turizm tesisleri, yazlık siteler gibi çeşitli kişi ve kuruluşlar tarafından halkın kullanımına kapatıldı.

Bu koylarda denize fahiş tutarlarda para ödenerek giriliyor.

Şezlong, şemsiye, otopark herşey para.

Bu ücret Bodrum‘da 40 ile 200 lira arasında değişiyor.

Eğer, karşı çıkılmazsa, Datça koyları da Bodrum gibi halka kapanacak.

Bu güzelim koylarda da sadece parası olan denize girebilecek

MUÇEV geçen yıl Mesudiye‘nin cennet köşesi  Kurubük Koyu‘nu hukuka aykırı şekilde kiralamaya kalkışmış ancak halkın güçlü bir direnişi ile karşılaşmıştı.

Datçalılar şimdi daha bilinçli ve daha güçlü şekilde sahillerine sahip çıkmaya başladı.

Datça Kent Konseyi Kıyı Çalışma Grubu önderliğinde harekete geçen yüzlerce  duyarlı insan,  MUÇEV ile imzalanan işletme protokollerinin tümünün iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurdu.

Ancak bakanlık yüzlerce dilekçenin hiç birine cevap vermedi.

 

Bunun üzerine aralarında bulunmaktan gurur duyduğum 45 arkadaşımla bugün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘na dava açtık.

Avukatlarımızın elinde örnek kararlar var.

İnançlıyız, umutluyuz ve kararlıyız.

Bu davayı kazanacağız.

Amacımız Datça sahillerinin ranta açılarak, talan edilmesini önlemek.

Binlerce yıldır olduğu gibi bu sahillerin herkes tarafından eşit şekilde kullanılmasını sürdürmek.

Datça‘nın yeni bir Bodrum olmasına izin vermemek.

*.  *.  *

 

Artık son sözü hukuk söyleyecek..

Bu onurlu mücadelede ön saflarda yer alan Datça Kent Konseyi Başkanı Hayriye Yılmaz Balkan‘a, Datça Kent Konseyi Kıyı Çalışma Grubu‘na, Muğla Çevre Platformu Datça sekreteri Oya Özgüven‘e, avukatlarımız Ali Kurt ile Güngür Elçil’e ve birlikte dava açtığımız 44 duyarlı arkadaşıma selam olsun.

Kıyılar halkındır, özelleştirilemez.

 

*.  *.  *

 

Datça’daki bu gelişmelerin ardından Muğla halkı da kıyılara sahip çıkmak için yasal tüm haklarını aramaya başladı.

Muğla Çevre Platformu’nun önderliğinde binlerce insan Muğla sahillerinin yağmalanmaması için imza kampanyası başlattı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığına, Muğla Valiliği’ne, kaymakamlıklara ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne gönderilecek imza metninde şu görüşlere yer verildi.

“Anayasa’nın 43. Maddesi: “Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.   Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.”

Kıyı Kanunu 5. Madde : “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır, Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.”

Kıyı Kanunu 6. Madde: “Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez. Kıyılara moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez”

Tüm bu yasal mevzuata rağmen ne yazık ki Muğla kıyıları özel şirketlere kiralanıyor, plajlarda denize erişim ücretli hale getirilerek kamu yararı rant aracına dönüştürülüyor. Kıyıların doğal yapısı işletmeciler tarafından değiştiriliyor, kıyı eko-sistemleri tahrip ediliyor.

Yasaların uygulanmasından sorumlu olan kurumlar, ne yazık ki bu kanun dışı uygulamalara sessiz kalarak adeta onay veriyorlar.

Biz Muğla halkı olarak;

Muğla Valiliği, Kaymakamlıklar, Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyelerinin  kıyıların yasalara aykırı olarak özelleştirilmesine izin vermemelerini,  kıyıların halkın ücretsiz yararlanabileceği şekilde düzenleme yapmalarını,

Kıyıların rahat, temiz ve adil kullanımı için gerekli alt yapı ve etkin denetimi sağlamalarını,

Kıyı eko-sistemlerinin korunması için Kıyı Kanunu’nu tavizsiz uygulamalarını talep ediyoruz.”

www.haberhurriyeti.com / SEDAT KAYA

 

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum

  1. sevinç özküçük

    23 Ağustos 2018 at 17:25

    Biz istersek birlik olursak hiç kimse önümüzde duramaz ama bize ne sadece bizim mi demekle olmaz bu iş burası bizim memleketimiz ve hepimize ait birleşirsek dağları yerinden oynatırız

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir