Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

21 Eylül 2013 Cumartesi, 06:51
Nur Saylan
Nur Saylan [email protected] Tüm Yazılar

Saat 10’da, buluştuk Pasaport’ta

PASAPORT’TA… Martılar uçuşuyordu o sabah yine…
Saat 10 ‘da buluştuk arkadaşlarla.
Bir kez daha şükrettim İzmir’de yaşadığım için Allah’ım ne mutlu bana.
İyi ki İzmirliyim.
İzmir’de vazgeçemediğim bir alışkanlık. Pasaport’da gevrek ile çay içip, denize karşı seyr-ü sefâ etmek. Hele yanımda sevdiklerim olursa bu güzellik daha da büyür gözümde.
Konak’tan sefâya doğru açılış yapar gibi yürürken, heyecanlanmamak elde değil inanın.
İzmirli olmak ana toprağım olmaktan çok başka şeyler ifade ediyor bana. Neden bu kadar düşkün olduğumu ben iyi biliyorum. Acısı tatlısıyla her yerinde ayrı bir anım olsa da. Kötü anılarımı unutturan ” huzura gel huzura ” diyen havasıyla her zaman yeni umutlara koşmamı sağlayan müthiş güzel bir şehir.
Havası, suyu, her gün ayrı bir güzellikte doğan ve batan güneşinin tadına doyulmaz bir şehir.
İzmir. Ah… Smyrna’m güzel şehrim.
Yeşilin ve mavinin harikûlade biçimde birleştiği ufuk çizgim. Herşeyini başka seviyorum. Her karende başka bir güzellik var. Arada gazetem Haber Hürriyeti’ndeki köşe yazılarımda değinmeden duramıyorum güzelliğine. Bundan aylar önce İzmir’in meşhur gevreğine bir yazı yazmıştım. Okuyanlar arasında İzmir aşığı Sn. Sancar Maruflu beyefendi ile kısa bir diyaloğun ardından yine çok sevdiğim İzmir’in ünlü şairi Yalçın Benlican, Gazetem Haber Hürriyeti’nin değerli editörü Mesut Tim, yine İzmir sanat ve eğlence dünyasının çok sevilen ismi sevgili Mikrop Hikmet, can arkadaşım İzmir’de ünlü kişilere organizatörlük yapan Özcan Gençelli, Yüreğinin güzelliğini tanıma fırsatı veren İzmir’e aşık başka güzel bir kadın Şair Leyla Işık hanımefendi ve önceleri sadece sanal ortamda tanıdığım İzmir’in en eski ailelerinden saygın iş adamı can dostum Uğur Kiper vardı, birlikte sözleşerek Pasaport’ta bir güzellik yaşamak istedik.
Sözleştiğimiz gibi (mesela saat 10 da buluşalım Kordon’da ) der gibi saat 10.00 gibi Pasaport’ta buluştuk hepimiz.
Sağ olsunlar dedikleri vakitte hepimiz oradaydık.
O ne büyük heyecandı öyle. Nasıl güzel, nezih bir toplantıydı? Hoş nidalar içinde İzmir’e doyduk sanki diyeceğim amma velâkin aslında doyamamışız ki bunu geleneksel toplantılara dönüştürme kararı bile aldık ve o İzmir aşığı 7 kişiden oluşan müstesnâ topluluğu arttırmaya söz verdik.
Belki bir işarettir 7 rakamı; Kimbilir, 7 kişiyle başlayan bu toplantı yine ben gibi İzmir için nerdeyse canını verecek kardeşim Onur Rıfat Büyükkalkan’ın deyimiyle ” 7 den 77’ye İzmir’de Gevrek Festivali ” sözünden yola çıkılarak büyük toplulukların bir araya gelmesine vesile olacaktır.
Çünkü ‘ Gevrek ‘ aylar önce köşe yazımda da belirttiğim gibi ‘ bizimdir anacığım… İzmir’indir.’ Sahip olmak, sahip çıkmak da biz İzmirlilerin görevidir.
O sıradanmış gibi sayılan, çayın yanına katıkmış gibi görünen havasından öte bir asilliğe maliktir aslında. Dünyanın hangi yerinde bulabiliriz ki öyle bir lezzeti… Gidip şahit olmuşluğum yok. Yurt dışına da hiç çıkmadım ama başka ülkelerde yaşayanların İzmir’in bir sıcak gevreğini nasıl özlediklerini biliyor, duyuyorum.
İşte sırf bu yüzden kıymet bilmeye çalışıyorum.
Yapabileceklerimin arasında İzmirli büyüklerimin desteği ile küçük gruplarla başlayıp büyük kocaman topluluklara ulaşmak olabilir mesela. Bunun için de çok çalışmak gerek çok…
Neyse kısacası nefis bir gündü yüreğimizde güzel anılar ve tebessümler bıraktı.
Yeni toplantılara kadar özleyeceğiz birbirimizi sanırım. Benim de çenem düştü yine. Bir kusur ettim ise affola diyerek… Yazımı artık bitireyim istiyorum, İzmir ile İzmir’i seven bir şairin Ahmet Zeki Yeşil’in mısraları ile…

www.haberhurriyeti.com / Nur Saylan

Ve İzmir…

Çay ve çıtır gevrek Ve tulum peyniri
Ve sen
Ve de İzmir Nasıl unuturum seni?
Sokakları deniz ve kız kokan şehrim
Victor Hugo’nun benzettiği kadar varsın
Mavi gözlü prensesim
Şimdi.. Şevkimiz bir Meşkimiz bir Kemeraltı’nda şarkılarımız çalınıp söylenir
Havra Sokağı’nda görülme ihtimalin varmış gibi
“Kaybolursun bak! ” tut elimi
Kordonboyu’na sıfır olan gözlerin
Baktığın her yer bir yeşilliğin ortası
Palmiyeler İmbat ve martılar İçimi cız ettiren zeybek havası
Saat Kulesi’nde duran zaman
Alsancak-Karşıyaka vapurundaki ilk sigaram
Hepsi sensin efsunlu sevgili
Sanki.. Dünyaya seninle gelmişim
Zaman beş bin yıl öncesi
Ne çok özlemişim Varyant’tan Konak’a bıraksan kendini
Saçların yarışır rüzgarda
Ve denize çıkan her yolda Dario Moreno bekler bizi Bu gün gibi..
Kalın Dostlar Sağlıcakla
Güzel İzmir ile kalın…

Ahmet Zeki Yeşil

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO