Atadan toruna, Denizden Tezgaha, aşkla yapılan balıkçılık

Karaburun Haseki Köyü Kumbükü koyunda başlayan Dalyancılık, balık sevdasına dönüştü. Çökertme ağlarla yakalanan balıklar, ekmek oldu, aş oldu, şimdi de iş oldu. Deniz ürünlerinin lojistiğini de yapan Ozan Balıkçı, şimdilerde eşiyle birlikte müşterilerine Karaburun Balık Market’te taze deniz ürünleri sunuyor. Müşteri memnuniyetiyle artan işler, gençlerin yüzünü güldürürken, vatandaşlarında güvenle uğradıkları bir durak oluyor.

+10
Haber albümü için resme tıklayın

Adı: Ozan. Soyadı: Balıkçı. Laf olsun diye verilmemiş bu soyad onlara. Çünkü onlar Ata’dan balıkçı.

Karaburun’un efsane balıkçısı Mahmut Balıkçı, Haseki Köyü’nde ekmeğini denizden çıkarırken gözünü dalyandaki ağlardan hiç ayırmazmış. Termal giysilerin rüyada bile görülmediği yıllarda kışın dondurucu soğuğunda denize atlar, dipten balıkları 5-10 çıkarırmış. Efsane değil gerçek, köpek balıklarını eliyle iter, “O benim nafakam” deyip karaya çıkarırmış.

Soyadını mesleğinden alan Hasekili Mahmut’un torunu olan Ozan Balıkçı da ekmeğini denizden çıkarıyor. Çocukluğu Dalyanda dedesinin gözetleme kulesinde geçen bir yıldır da Denizmen’de eşi Gizem’le birlikte Karaburun Balık Market ve Meze evini işleten Ozan Balıkçı’ya, “Dünyayı kasıp kavuran kepenkleri bir bir kapattıran Covid-19 pandemisi sizi etkilemedi mi?”diye soruyorum.

-Elbet etkiledi ama bizim artık özel müşterilerimiz oluştu. Çocukluğumdan beri balıkçılığın içindeyim ben. Bir atasözümüz var, “Ben adamı gözünden tanırım” diye. Şaka değil, ben bakınca balığı gözünden, canlılığından renginden saniyesinde anlarım. Parlak ise gözleri al o balık tazedir. Afiyetle yiyebilirsiniz.

Ne tür balıklar var sizde?

-Bizde pek çok balık var. Özellikle de Karaburun’da yakalanan deniz balıkları bizim tezgahımızda yerini alıyor. Ben zaten balıkçılığın lojistiğini yapıyorum. Her zaman taze balıklar getiriyoruz. Müşterilerimiz memnun kalınca, bizim de mutluluğumuz artıyor.

Ne tür balıkları yemeliyiz?

-Her tür balık tazeyse afiyetle tüketebilirsiniz. Kasım Çipurası hem iri hem yağlı olur. Muhteşem bir lezzeti vardır. Bizim millette kefale karşı bir duruş var. Oysa kefalin sarısı da, topan’ı da, ak’ı da çok lezzetlidir. Halk arasında gazlı kefal denilen topan kefal aslında İtalya’dan Kasım ayında bizim körfeze yumurta bırakmaya gelir. Sürüler gelirken, bazen gemilerin sintine suları içinden geçer. Kulakçıklarıyla soludukları için o kokuları içine alır. Halk arasında gazlı kefal denmesinin nedeni budur. Şimdi gemilerin denizlere sintine suları bırakması çok zor. Sıkı denetime tabiler ve büyük cezası var. O nedenle tek tük gazlı kefale rastlandığı oluyor. Tekrar söylüyorum Kefal lezzetli bir balıktır. Kefal havyarı da çok kuvvetli bir besindir. Biz o yumurtaları 1 saat kaya tuzunun içinde bekletiriz. Ondan sonra da dolaba koyarız. Çıkarıp onu Ahşap bir tepsi üstüne koyar, neminin gitmesini bekleriz. 3 hafta boyunca her gün alt üst yapıp nefis bir havyar elde ederiz. Bunu çiğ olarak tüketebiliriz.

Gizem hanım, eşiniz Ozan atadan Balıkçı, size nereden bulaştı bu balık sevdası.

Ben işletme mezunuyum. Eşimi dinlediniz, onların işi balıkçılık. Bir de lojistiğini yaptığı için bize çok taze balıklar getiriyor.

Hangi balıklar var sizde ve kaça satıyorsunuz?

-Barbun 90, Tekir 70, Kefal 35, Barakuda 85, Kalamar 150, Karides, 150, Tavuk balığı 70, Dil 90, Kılıç 80 lira bugün. Bu fiyatlar değişebiliyor. Balıkçıların denize açılamadığı günlerde fiyatlar artıyor tabii.

Ucuz balık yok mu sizde?

-Biz deniz balığı satıyoruz. Her keseye uygun balık da var bizde. Mesela Sardalya 20, Hamsi 30, İstavrit 25 lira bugün.

Size bu soru sorulmaz ama, ben yine de sorayım. Hangisini tercih edersiniz. Sığır, koyun eti mi yoksa balık mı?

-Ben her öğün balık yiyebilirim. Balık denizde yetişiyor. Hepsi de organik. Ama sığır etlerinin yedikleri yemler nedeniyle çok organik olmadığını düşünüyorum. O nedenle ben herkesin deniz balığı yemesini öneriyorum. Bu ne de olsa bizim işimiz ama gerçek olan bir şey var. Doktorlar bile, “haftada en az iki kez balık yiyin” diyorlar. Sağlığımız doktorlara emanetse , “bir bildikleri vardır” diyorum.

DALYANCILIK NEDİR?

Denizin içine 2 direk dikilir. Karada da karşılıkları vardır. Direkler arasına ağ batırılır. Bir kişi ağların kara tarafındaki ağların bağlandığı yerdeki gözetleme kulesine oturur ve denizi gözetlemeye başlar.

Balık sürüleri ağ üzerinden geçerken önce arka taraftaki ağlar kaldırılır. Arka tarafa bir taş atılır. Balıklar sesin geldiği arka tarafa doğru yönelince, bu kez öndeki ağ ipi çekilir. Balıklar böylece kafes oluşturan ağın içinde kalmış olur. Kısmetli günlerde 700-800 kilo balık avlanabilir.

Not: Balıkla ilgili sorunuz varsa Karaburun Balık Market'ten Ozan-Gizem Balık’a ulaşabilir ve bilgi alabilirsiniz.

Karaburun Balık Market &Meze :

Tel: 0232 999 94 10 - 0538677 65 43

İnönü Cad. No: 624 Denizmen/ İzmir

RÖPORTAJ: İBRAHİM IRMAK

05 Şub 2021 - 14:03 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?