Sin Eren: Tüm dünya çocukları benim kitaplarımı okuyacak...

Bir yazarı en çok teşvik eden şey, birlikte yol aldığı yayınevinin “yazın, hemen basıyoruz” heyecanını yaşatmasıdır. Bana da bu ilham verir. Yazdıklarımın çocuklarla buluşmak için sabırsızlandığını fark ettiğimde gökyüzümde güneş açar. Bulutsuz havada da göç yoluna giren leylekler gibi soluksuz uçarım.

+3
Haber albümü için resme tıklayın

Lale Bollukcu:  Öncelikle sizinle söyleşi yapma fırsatı verdiğiniz için teşekkürler.  Sizi biraz daha yakından tanımak isteriz. Bize biraz Sin Eren’in hikâyesinden söz eder misiniz? 

Öncelikle edebiyata ve edebiyatla ilgilenenlere verdiğiniz değer için ben teşekkür ederim. Ben, yaklaşık on üç yıldır yazın dünyasında yer alan, her geçen gün kendisini daha çok geliştirmeye çalışan, her gece uyumadan önce kendine “Bugün edebiyat için ne yaptım?” diye soran bir edebiyatçıyım. Herkesin bir dünyaya geliş sebebi vardır ya, ben de dünyaya geliş sebebimin “Kalemimle insanlara mutluluk dağıtmak” olduğunu düşünüyorum. 

Lale Bollukcu: Edebiyata olan tutkunuz nasıl başladı? Sizi yazmaya sevk eden ne oldu? 

Çocukken az konuşan çok hayal kuran bir çocuktum. Tabii ağız sustukça akıl daha çok çalışıyor. Hep bir şeyler karalardım ve birçokları gibi karaladıklarımı yırtardım. Sonra bir gün mucizevi bir şey oldu. Ortaokulda kompozisyon yarışmasına katıldım ve Türkiye birincisi oldum. Bir çocuk için hangi dalda olursa olsun Türkiye’nin en iyisi olduğunu bilmek, geleceğini o iş üzerine kurma hayalleri kurduruyor. Çok şükür ki hayalde kalmadı. Tabii ben de çok çalıştım. Pes etmek gibi bir huyum yoktur.  

Lale Bollukcu: Çocuk kitapları yazarı olmanızın dışında senarist yazarlığı, yaşam koçluğu, yazar koçluğu, editorlük ve redaktörlük de yapıyorsunuz. Bütün bunlar nasıl gelişti?  

Aslına bakılırsa içinde kadın ve çocuk olan her konu benim için çok özel… Bu yüzden alabildiğim kadar çok eğitim alıp azlarımı çoğalttım. Çocuğun derdini bilmezseniz üzerine yazamazsınız. Kadının ne söylerken aslında neyi kasdettiğini bilmezseniz kadın temasını olması gerektiği gibi kusursuz veremezsiniz. Aldığım eğitimler de yeri geldikçe kendisini gösterdi. Başarı başarıyı getirdi. Ilerlediğim her alanda aldığım övgü ve sevgi de başladığım yoldan geri dönmeme engel oldu. Öylece sürüp gitti.

Lale Bollukcu: Benim dönüm noktam dediğiniz an hangisidir?   

 Her zaman söylerim, “Aslında kanatlarım olduğunu hep biliyordum. Ancak bana kanatlarımın yerini sevgili eşim Emrah Eren gösterdi.” Bana, “Hangi konuda yazmak istersen cesurca yaz” dedi. Yani bana uçmam için gökyüzünü açtı. Hala benim için en önemli övgü ve yergi onun fikridir.  

 Lale Bollukcu: Yayınlanan ilk romanınız “İFŞA” ile ilginç  ve bir o kadar da güncel bir konuya değindiniz. “Günümüzde aşkı ve sevgiyi sanal alemlerde aramak” konusunu işleyen bu romanınızı yazma fikri nasıl oluştu? 

Ben aynı zamanda Gazi Üniverisitesi Edebiyat Fakültesi mezunu bir öğretmenim. “İFŞA” da benim bir lisede öğretmenlik yaptığım zamanda kalbime düştü. Gençlerin birçoğunun internette yanlış insanlarla tanıştıklarını gördüm. Özellikle ailesi dağılmış gençler için sanal dünyanın tehlikeli bir kapan olduğunu fark ettim. Çocuklar ve kadınlar konusundaki hassasiyetim bana bu romanı yazdırdı.  

Bu temada yazdığım kitaplara “dur” diyemeyeceğimi de biliyorum. Bu aralar “BÜYÜK KADINLARA HÜKMEDEN KÜÇÜK ADAMLAR” isimli bir kitap üzerinde çalışıyorum. Onun da İFŞA gibi çok ses getireceğine eminim.   

Lale Bollukcu: Hem büyüklere hem de çocuklara yönelik kitaplar yazmaktasınız. Hangisi daha keyif verici?      

Tabii ki çocuk kitaplarından daha çok keyif alıyorum. Çünkü daha çok okunuyor. İmza günlerinde izdiham oluyor. Sevgilerini gözlerindeki ışıktan bile hissedebiliyorum. Bunun ne tatlı bir his olduğunu bilemezsiniz.   

Lale Bollukcu: Çocuklara öyküler yazarken nasıl bir yol izliyorsunuz?    

Öncelikle eğitici bir tema belirliyorum. Daha sonra da kitabın iskeletini oluşturuyorum. Kitabı bölümlere ayıramayacak olsam bile hangi sayfada konumu nereye çekeceğimi hesaplıyorum. Sonra da karakterlerim konuşmaya başlıyor. Zaten karakterler doğru oturunca siz konuşmuyorsunuz. Onlar kendi arasında hikayeyi en doğru yere götürüyor.   

Lale Bollukcu:  Ayrıca çocuk hikâyeleri serileriniz de var. Seri olarak kitap yazmaya nasıl karar verdiniz?   

Bu, yayınevinin önerisi ile oldu. Çocuklar artık aynı kahramanın farklı maceralarını okumayı seviyormuş. Zaten yazdığınız her kahraman sizin bedeninizden bir parça gibi oluyor. Onu farklı yerlerde gezerken, maceradan maceraya koşarken düşünmek bu yüzden hem eğlenceli hem de doyurucu oluyor. Tabii yazmanın da basit bir yolu…

Lale Bollukcu: “ Futbol Dehası” serisi nasıl ortaya çıktı? Neden özellikle “Futbol”? Bu seriyi yazarken nasıl bir hazırlık serüveni yaşadınız? 

Bu seriyi yazmam için bana ilham veren biri oldu elbette. Bu günlerde Covid ile mücadele ettiğini duydum. Tez zamanda şifa bulmasını diliyorum. Gerekli ilhamı aldıktan sonra Dünya’nın ve Türkiye’nin en başarılı futbolcularını, hayatlarını ve çocukluklarını araştırdım.  

Gazete haberi olarak gündeme düşmüş bir olay da serinin ilk kitabına ışık oldu. 

Lale Bollukcu: Kelimeleriniz nerede, ne zaman kaleminizin kâğıtta raks etmesini sağlıyor? 

Bence bir yazarı en çok teşvik eden şey, birlikte yol aldığı yayınevinin “yazın, hemen basıyoruz” heyecanını yaşatmasıdır. Bana da bu ilham verir. Yazdıklarımın çocuklarla buluşmak için sabırsızlandığını fark ettiğimde gökyüzümde güneş açar. Bulutsuz havada da göç yoluna giren leylekler gibi soluksuz uçarım.

Lale Bollukcu: İnsanların çoğu ‘Hayatımı yazsam roman olur’ diye söyler. Sizce herkes kitap yazabilir mi? Yazmak bir yetenek midir? 

Bence yazmak için en önemli şey istek. Eğer yazar olmaya istekliyseniz çalışarak açığı kapatabilirsiniz. Ama yeteneğiniz olmasına ragmen, hayatınızın sonraki dönemine yazarlığı ertelerseniz, o iş öyle kalır.  Bu arada romanötesi hayatlar da var. Keşke bazıları yazsa, bazıları da hiç yazmasa!  

Lale Bolllukcu: Okumayı sevdiğiniz Türk ve Dünya yazarları kimlerdir? Sizi kendine en çok çeken yazar hangisidir? Neden?  

Kim ne derse dersin ben Orhan Pamuk‘u seviyorum. Yazdıklarıyla beni sürükler, hatta kitap kahramanlarının hislerini duygularıma yükler. Çocuk kitaplarındaysa favorim Muzaffer İzgü.  

Lale Bollukcu: Yazdığınız kitaplar arasında aklınızda yer eden replik  ya da pasaj var mı? 

"Küçük bir çocukken bana kitapların arasında olmanın; binlerce insanla konuşmak gibi rahatlatıcı olduğunu söylerdi. Çünkü onlar hiç taraf tutmadan, kin gütmeden her derdine cevap verecek kadar yakınındadırlar, sevdiğini ya da sevmediğini çekinmeden söyler." Derdi diye yazmışım bir kitabımda. Ben bile yazdığımı unuttum. Ancak okuyucular unutmamış. Bir yorumunda internette yayınlamış. Pek çok hoşuma gitmişti.  

Lale Bollukcu: Benim bir de yemek kültür bloğum var. Yemek yapmak ve yemek yemek ile aranız nasıl? Farklı yörelere, kültürlere, ülkelere ait yemekleri sever misiniz?  

Boğa burcuyum. Yemek yapmayı, yemek yemeyi ve yemek yapanı severim J Afiyetle de yerim. Elimin lezzetli olduğunu söyleyemem ama içine sevgi kattığım her şey efsane olur. Ben demem, yiyenler der.  

Lale Bollukcu: Yemek yapmak yazı yazmak… İçinizde hangi duyguların esmesine neden oluyor? 

 Burnuna güzel bir yemeğin kokusu gelen insanla güzel bir cümle okuyan insanın gülümsemesi aynı değil mi sizce de? 

 Lale Bollukcu: Sevdiklerinize özel günlerde yaptığınız bir yemek tarifini bizimle paylaşır mısınız? 

 Pankek yapmayı severim. Köşelerdeki yamuklukları çilek ve muz kapatıyor diye olabilir J Un, süt, yumurta, şeker, vanilya ve kabartma tozu. Çok çikolatalı sevdiğim için ben kakao da koyuyorum. Minik minik pişirip; bal, çikolata, fındık, ceviz, muz, çilek ve tabii ki karamelle süslüyorum. Imm harika! 

Lale Bollukcu: Gelecek ile ilgili projelerinizden söz eder misiniz? 

Öncelikle çocuk kitaplarımın çizgi film olması üzerinde çalışıyoruz. Geleceğin youtube üzerinde olduğu artık su götürmez bir gerçek. Youtube için çocuk filmleri senaryoları yazıyorum. Bu aralar sevgili Elçin Barlas’tan senaryo eğitimi alıyorum. Yakın gelecekte televizyonun içinde olma planım var. Bunun dışında 2021 yılında çocuk kitaplarıma dur deyip roman ve kişisel gelişim üzerinde yazmaya devam edeceğim. Tabii bir de TV8 için dizi senaryoları yazacağım.  

Lale Bollukcu: Yazmak isteyenlere nasıl tavsiyelerde bulunursunuz? 

Yazmak, tam zamanlı ve ciddiyetle yapılması gereken bir iştir.  

Her gün aynı saatte az da olsa yazın. 

Yazdıklarınızı edebiyat dünyası dışında olan kimseye okutmayın. Fikir istemeyin. Sizin gibi hissetmeyenler size anlayamazlar.  

Yaratıcı yazarlık atölyelerindense yazar koçları ile çalışmanızı öneririm. Tabii benden daha iyi yazar koçu varsa onunla iletişime geçin ancak herkesi araştırın. Geçmişini ve geleceğini öğrenin.  

En iyinin ben olduğuma karar verirseniz de benimle (@sinerenkitaplari) hesabından iletişime geçebilirsiniz.    

Lale Bollukcu: Röportajı yapan siz olsaydınız, sorulmamış hangi soruyu kendinize sorardınız? Sorduğunuz soruya cevabınız ne olurdu? 

Yayınevinizden çıkacak yeni kitaplarınızın ilk müjdesini buradan vermek ister misiniz? 

Elbette, bildiğiniz gibi Ephesus Yayınlarının yazarıyım. 2020 yılında Futbol Dehasını 3 seri olarak çıkardık. 2021 Ocak ayında da Mustafa Mıstık adlı 7 serilik kitabımız çıkıyor. Sonrasında Fenoman Oldum Abisi, Tonguç’un Tohum Bankası, Derya Kuzusu Bunlar ve Dino DNA çıkacak. Çocukların bayılarak okuyacağı muhteşem seriler geliyor. Bu konuda ben de çok heyecanlıyım. Kitap fuarlarının yeniden açılması ve çocuklarla yeniden buluşmak için sabırsızlanıyorum.  

Sizlerle sohbet etmek harikaydı.  

Yazarlığa dair merak ettiğiniz tüm sorular için bana (au.sineren@gmail.com) adresinden ulaşabilirsiniz. 

Sevgilerimle, 

Sin. 

Lale Bollukcu:  Röportaj teklifimi kabul edip içtenlikle cevapladığınız için teşekkür ederim. Masmavi sevgilerimle... 

02 Ara 2020 - 01:16 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?