Bu Döner Diğerlerinden Bir Gömlek Daha Fazla

Bu kez lezzet yolculuğumuz Buca Adetepe’deki Gün Döner Salonu’naydı. Yaprak gibi kesilen dönerlerin lezzet sırrını sorduk. Cahit Usta, “Hayvanları kendimiz kestirip, etleri marine ediyoruz. Etlerin her katına kuzu gömlek sarıyoruz. Sloganımız da biz döner yapıyoruz. Kaliteli et ve tavuk döner satıyoruz” dedi.

+6
Haber albümü için resme tıklayın

BUCA’DAKİ GÜN DÖNER’İN DAMAKLARDA KALAN LEZZET SIRRINI CAHİT USTA ANLATTI:

Son zamanlarda dinlediğim bir şarkı var.

Dilime dolanıp, hafızama yapıştı.

Eşim, “Tam sana göre bir şarkı” diyor.

“Tek derdimiz sadece fedakarlık

Madem öyle be hafız, neden sınıfta kaldık?

Hafız neden bizi bulur böyle şeyler her zaman?

Yaptığımız adamlıklar uğramaz mı zor zaman?”

İşte şarkının sözlerinden bazı satırlar…

Tan Taşçı yazmış ve çok da güzel seslendiriyor,

“Hafız” şarkısını…

***

Geçen hafta öğle saatlerinde şarkıyı dinlerken bizim Kütüphane Gönüllüleri”nden Milli Eğitim emekli Müdürlerinden Hasbi Alkılıç geldi.

“Gidiyoruz, hadi”dedi…

“Nereye” diye sormama gerek yok…

Hasbi Bey kötü bir yere götürmez ki bizi…

İyi ki de yola koyulmuşuz.

Çevre yolunu aştık, Buca kavşağından saptık…

Adatepe’ye geldik.

Karşımızda Gün Döner Salonu.

Selam verip girdik içeriye… Herkes ayağa kalktı.

Hasbi Bey tanıştırdı. “Bu bizim Cahit” dedi…

“En küçük kardeşim” dedi.

Ben takıldım Hasbi Bey’e…

“Hocam akşama daha çok var! Niye Cahit’in yanına geldik” dedim.

Hocam güldü. Ne de olsa saz çalıp türkü söyleyen biri Hasbi Bey…

“Burası içkili restoran değil. Cahit de Abbas şarkısını yazan Cahit Sıtkı Tarancı değil” dedi…

Gülüştük…

Olsun dedim fark etmez.

Haydi Cahit, Kur Bakalım Soframızı” dedik.

Cahit, soframızı öyle bir kurdu ki… masayı düğün sofrası gibi donattı.

Önce çaylarımız, geldi.

Onları yudumlarken, dönerler kesilmeye başlandı.

Turşu biberler geldi.

Acılı şalgamlar geldi.

Sıcak sıcak, lavaşlar servis edildi.

Tam uçundan koparıp yiyordum ki lavaşın, sofraya döner tabakları geldi.

Et döner de vardı.

Tavuk döner de. “Buyrun” dedi Cahit.

Buyurduk. Önce çatalla yemeğe çalıştık.

Öyle yenilmeyeceğini anladık.

Lavaşın içine yatırdık etleri. Üstüne koyduk soğanı, domatesi, közlenmiş taze biberi.. Bir güzel yedik. Tabağı silip süpürdük.

Porsiyonu bitirdiğimizde tıka basa doymuştuk.

Cahit, “Bir dürüm daha vereyim abi” dedi.

Ben, “Yeter Cahit, çok doyduk. Ama bir çay alırız” dedim.

Otur bakalım Cahit. Bu döner yaprak yaprak olmuş.

Harika bir damak tadı bırakıyor insanın ağzında…

Sırrı ne? Kaç yıldır bu işi yapıyorsun. Anlat bakalım Cahit, biraz seni tanıyalım, biraz da bu güzel dönerinin sırrını” dedim.

Cahit başladı anlatmaya.

Erzurum’dan 1989’da geldim. Memurluk yaptım, sürücü Kursu Öğretmenliği yaptım. Galericilik bile yaptım” dedi.

Dönercilik nereden çıktı? Diye sorunca, Hasbi Bey söz alıp, “İbrahim bey Cahit de sizin gibi çok iyi niyetli. Arkadaşları için elinde avucunda ne varsa verir. O nedenle de birçok iş denedi. Ama çok çalışkan ve azimlidir. Eşi de çocukları da öyle. Her dibe vuruşta tekrar su yüzüne çıkmasını bildi” dedi.

Ben de Hafız şarkısının sözlerini hatırlatıp,

“Hafız neden bizi bulur böyle şeyler her zaman?

Yaptığımız adamlıklar uğramaz mı zor zaman?” dedim.

“İyilikler karşılık buluyor İbrahim Abi” dedi ve başladı anlatmaya.

“2004 yılıydı. Arkadaşımla Menderes’te yer bulduk dönerci açacaktık. Cebimde de 5 Lira para var. Onunla arabaya gaz koyduk. Dükkanı bulduk. Sahibi de Paşaoğlu Yem’in sahibiymiş. Gidip konuştuk. Durumu da anlattık. Dükkanı 200 liraya kiraya verdim ama açamadılar. Size 125 liraya kiraya veriyorum. Kirayı da para kazanınca verirsiniz” dedi.

Sevindik… Lakin, döner ocağı, davlunbazlar borular, havalandırma yapılacaktı. Cepte para pul yok. Gittim Gaziemir’de bir firmaya ihtiyaçlarımızı anlattım. Yalnız bizde para yok. Çalışıp ödeyeceğiz” dedim. Baba adammış, hemen ustalarını çağırdı, “Yarın Menderes’e gidiyorsunuz. Bu arkadaşın dükkanı için ne gerekiyorsa yapıyorsunuz. Hemen ölçüleri alıp yapın” dedi.

Uzatmayayım İbrahim Abi, gelip yaptılar ve biz 5. günde dükkanı açtık. Hiç unutmuyorum. Cuma günüydü ve biz 15 kilo et döner sarmıştık. O gün öğleyin dönerimiz bitti. Ertesi gün daha fazla döner sardık, ertesi gün daha da fazla derken biz işi, iş bizi sevdi. Mustafa Ustamızdan öğrendim döner sarmayı ama iddialıyım ben daha iyisini sarıyorum artık.

Cahit Usta anlat bakalım Gün Döner’in lezzet sırrını.

“Biz Menderes’ten sonra bir Erzurum yaptık. Sonra tekrar İzmir’e gelip Şirinyer’de dükkan açtık. Şimdi Buca’dayız. Bu işin sırrı kalitede. Etin kalitelisini, Tavuğun kalitelisini kullanıyoruz. Et Döner için hayvanı kendimiz kestiriyoruz, parçalara ayırtıyoruz. Sonra da dinlendiriyoruz. Döner saracağımız zaman da akşamdan kullanacağız kadar eti ayırıp marine ediyoruz. Sonra da kuyruk yağıyla onu ustalıkla şişe sarıp ateşin etrafında uygun ısıda pişiriyoruz.

Tavuk döner de yapıyoruz. Yine kaliteli bir markadan but ve göğüs eti alıyoruz. Sararken de yüzde 50 but, yüzde 50 göğüs eti kullanıyoruz ve her katın üzerine kuzu gömleği koyuyoruz. Bizim dönerlerimizin lezzetli olmasının sırlarından biri de diğerlerinden bir gömlek fazla sarmamızdır. Uygun ateşte pişirmemizdendir. Biz klasik döner yapıyoruz. Yanına lavaş, domates, marul koyup servis ediyoruz. Biz de patates yok. Gün Döner lezzeti var” diyor Cahit Usta.

İşler nasıl diye sorduğumuzda, eşi ve oğullarını gösteriyor.

“Kasada eşim Nimet Hanım, serviste oğullarım Akın ve Saygın var. Ben ocakta dönerin başındayım. Mustafa Ustamız da benimle birlikte. Burada öğrenciler de çok ve genellikle dürüm servisi yapıyoruz. Müşterilerimiz bizim baş tacımız, asla patateslerle şişirip göz boyamıyoruz ve kaliteden taviz vermiyoruz. İşletmenin ayakta durması ailenin el ele olmasından kaynaklanıyor. Güler yüzlü hizmet ve kalite ürün servisi Gün Döner’in birinci sloganı. Tek isteğimiz dönerimizin lezzetini damaklarda unutulmaz kılmak. İlk günden bugüne kaliteden asla taviz vermedik” dedi.

Cahit Usta’ya teşekkür edip ayrılırken, “Biz döner yapıyoruz. Kaliteli et ve tavuk döner satıyoruz” sloganıyla hizmet veren Gün Döner’in lezzetini tatmak isteyenler için adres de veriyoruz. Adatepe, 3. Sk. no:59 D:1A, 35400 Buca/İzmir Tel: (0232) 442 20 13

İbrahim Irmak / [email protected] haberhurriyeti.com

02 Oca 2023 - 00:37 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler