Son Dakika
24 Ağustos 2019 Cumartesi
”

Ressam İbrahim Balaban yaşamını yitirdi

Bursa Cezaevi’nde mahpusken, kendisinden 20 yaş büyük olan Nazım Hikmet’in desteği ve ilgisiyle resim yeteneği ortaya çıkan İbrahim Balaban 98 yaşında çoklu organ yetmezliğinden yaşamını yitirdi.

10 Haziran 2019 Pazartesi, 12:40

Tablolarında Anadolu insanının yoksulluğunu, renklerini ustaca resmeden yaşayan en büyük ressamlardan İbrahim Balaban 98 yaşında yaşama veda etti. Kalça kemiği kırığı teşhisiyle özel bir hastanede tedavisine başlanan Balaban, çoklu organ yetmezliğine yenik düştü. Balaban için salı günü (11 Haziran 2019) Nazım Hikmet Kültürevi’nde saat 11.00’da tören düzenlenecek. Törenin ardından Şişli Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından cenazesi doğduğu Bursa Seçköy’e götürülecek.

İBRAHİM BALABAN

Bursa Cezaevi’nde kendisinden 20 yaş büyük olan Nazım Hikmet ile tanışan İbrahim Balaban onun desteği ve ilgisi sayesinde resim yeteneği ortaya çıkıp gelişmişti. İbrahim Balaban, yedi yıl süren Nazım Hikmet’li günlerini yazdığı Şair Baba ve Damdakiler kitabında anlatmıştır. Hapiste birlikte yattığı Nazım Hikmet de onun “Bahar”,  “Mapushane Kapısı” ve “Harman tabloları için birer şiir yazmıştı.

İBRAHİM BALABAN KİMDİR?
1921’de Bursa-Seçköy, Osmangazi’de dünyaya geldi. Doğduğu köyün 3 yıllık okulunda eğitim gördü. 1937 yılının son günlerinde, henüz 16 yaşındayken hint keneviri yetiştirmek suçundan cezaevine girdi. Cezaevinde kendini avutmak için resim çizmeye başladı. Resimlerini zeytinyağına batırdığı renkli kalemlerle yapıyordu. Altı ay hapis ve 16 bin lira da para cezasına çarptırılmıştı; ancak para cezasını ödeyemeyince, para cezası üç yıl mahkümiyete çevrildi. Cezasının bitmesine çok az bir zaman kala dört mahkümun saldırısına uğrayan Balaban, cezaevinden çıktıktan sonra evlendiği gün düğün evini basan hasmını öldürdü ve yeniden cezaevine girdi. 1942 ile 1944 ve 1947 ile 1950 yılları arasını Bursa Cezaevi’nde geçirdi.

RESİM YETENEĞİNİ NAZIM’LA ORTAYA ÇIKTI

Cezaevindeyken önce babası Hasan Çavuş’un cinayete kurban gittiği; daha sonra da doğumda karısının öldüğü ve çok kısa bir süre sonra da çocuğunun ölüm haberlerini aldı. Balaban, Bursa Cezaevi’nde kendisinden 20 yaş büyük olan Nazım Hikmet ile tanıştı. Onun desteği ve ilgisi sayesinde resim yeteneği ortaya çıktı ve gelişti. Nazım Hikmet, Orhan Kemal’i hikayeci, Balaban’ı ise ressam olarak yetiştirmek istiyordu. İbrahim Balaban cezaevinde resmin yanı sıra felsefe, sosyoloji, ekonomi-politik konularında pratik bilgiler edindi. Ressam, yedi yıl süren Nazım Hikmet’li günlerini ileriki yıllarda yazdığı Şair Baba ve Damdakiler kitabında anlatmıştır. Hapiste birlikte yattığı Nazım Hikmet de, onun “Bahar” adlı tablosundan etkilenerek “İbrahim Balaban’ın Bahar Tablosu Üstüne” adlı şiiri yazdı. Ayrıca Nazım Hikmet, İbrahim Balaban’ın “Mapushane Kapısı” ve “Harman tabloları için de birer şiir yazmıştır. İkinci evliliğinden iki erkek, bir kız çocuğu ve beş torunu vardır. 1955 doğumlu oğlu Hasan Nazım Balaban da kendisi gibi ressamdır.

İLK SERGİSİ 1953’TE
İlk sergisini 1953’te İstanbul’da, Fransız Kültür Merkezi’nde açtı. Sonraki yıllarda hem Türkiye’de, hem de yurt dışında pek çok sergi açtı. 1961’de Yeni Dal Grubu sergisindeki bir tablosundan dolayı yargılandı, ancak aklandı. Yine 1968’de Gazi Dergisi’nde basılan bir tablosundan dolayı yargılandı; ondan da aklandı. 1969’da Adana’da sergilediği resimleri saldırıya uğradı.

***

ARKADAŞI RESSAM İBRAHİM ÇİFTÇİ’DEN BİR ANI
Tarihimde, ülkemiz tarihinde, insanlık ailesinin o sonsuz tarihinde bir güzel ve özel insan, bu topraklarda var olmuş ve var etmiş usta sanatçı, halkımızın güzel evladı abim, yoldaşım, hayat ustam İBRAHİM BALABAN büyük bir ırmak olarak sonsuzluk ummanına aktı.

İçim acıyor.

Anmadan geçmek istemiyorum, bir küçük anı..unutmam, unutamam.

2000 yılında ( yanlış anımsamıyorsam) İstanbul Taksimde Marmara otelin önlerinde karsilastik.
Selamlaşma, kucaklaşma, hal hatır sormadan sonra, Balaban;
-Biliyor musun Çiftçioğlu, ben kimi çok severim?
Diye sordu.Ben daha kafamda cevabı ararken
– 1.Adı İbrahim olacak,
2.Resim yapıyor olacak,
3.Komünist olacak.
Bu da bir bende var, birde sende var. Anladın mı şimdi seni niçin çok sevdiğimi? Demişti.

Unutmam..Unutamam…

O gün bu gün bende adı İbrahimse, resim yapıyorsa ve komunist ise severim, çok severim.

Rahmetin toprağın bol olsun İbram abi, yoldaşım, hayat ustam…

Demine devranına hu diyelim.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz