Son Dakika
20 Ağustos 2019 Salı
”

RENKLER

Allı verelim, morlu verelim, şirin bayanlara sarılı verelim.

31 Ekim 2018 Çarşamba, 18:03

“Neden durdun Özlem?”.

“Bakar mısın şu gelinliğe Erol?”.

“Baktım. Bu bir gelinlik. Alt tarafı da üst tarafı da gelinlik. Hadi altı eteği olsun.”.

“Öyle deme. Öyle hafife alma bu gelinliği. Hiç böylesini görmemiştim Erol.”.

“İki kız torunun da evlendi çoktan. Çevremizde evlenecek de yok. Yolumuz var. Gidelim.”.

“Ama Erol! Ben bunu giymek isterim.”

“Tamam. İçeri girelim. Haydi… Önden buyur… Sözlerimi destekle. Beyefendi merhaba. Bir zahmetimiz olacak size. Geçerken vitrindeki değişik gelinliği gördük. Eşimle aynı bedende bir tanıdığımız var. Söyleyeceğimiz kızımız taaa karşıdan gelecek. Ya beğenmezse. Yol uzun.”.

“Eşim Erol’la düşündük. Giysem gelinliği. Cebiyle resmimi çekse. Göndersek kızımıza.”.

“Ne demek hanımefendi. Yeşim giydir gelinliği. Makyaj da yap. Beş dakika sonra hazır. Erol

bey damatlık için de bir kart vereyim size. Öteki mağazamız. Gelinliğe göre damatlık dikiliyor. Ama isterseniz hazır takımlar da var. Broşür de vereyim. Bunlar anlaşmalı düğün salonları. Gelinliği ve damatlığı bizden aldığınızı söylerseniz yüzde beş indirimleri var. Hah Erol bey!

Gelin kızımız geldi. Tamam, şimdi resmi çekebilirsiniz. Sağdan soldan ve arkadan çekin. Çok güzel oldu. Haydi Yeşim. İşleri güçleri vardır. Fazla oyalamayalım. Giydir hemen üstünü.”.

“Size de zahmetimiz oldu. Evlenme telaşını iyi bilirsiniz. Çok seçici olurlar. Başka zamanda beğenmiş olduklarını da beğenmezler. Yeri gelir birbirlerini de beğenmezler. Nişanlar atılır. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Gelinim de geldi. Özlem kapıdan çıkınca dışarıdayız. Haydi.”.

“Erol ne diyorum biliyor musun? Boşanalım acilen. Ardından yıldırım nikâhıyla evlenelim. Ben de bu gelinliği giymiş olurum. Düşün bir! Gazeteler şöyle yazar: Büyük Aşk. Tarihe geçeriz.”.

“Doğru tarihe geçeriz. Ama Guinness Garip Rekorlar Kitabı’na. Sen doksansın, bendenizse doksan beş. Bit Pazarı’nda üste para versen almazlar. Antika değerimiz bile yok Özlem.”.

“Dur adam düştü gene çene. Bi sus! Yan sokaktan geliyor ses: ‘İkizlere takke’. Haydi yürü. Yürü. Bak gördün mü? Sokak ortasındaki tezgâha çıkmış adam. Kafada sütyen takke. Bak bak! Şuradaki bayanı gördün mü? Kendine göre takke bulamaz. İnek çiftliğine gitmeli. Biraz ilerideki tezgâhın üstüne bir genç çıktı. Haydi. Ona da bakalım. Bak bağırmaya başladı…”.

“Duydum. ‘Allı verelim. morlu verelim, şirin bayanlara sarılı verelim. Triko kazak satıyormuş.”.

“Dur herif. Hazır gelmişken ben de bir kazak alayım. Dur hele. Kırmızı mı alsam, mor mu?”.

“Sana diyor. ‘Allı verelim, morlu verelim, hanım teyzelere sarılı verelim”. Hah oğlum. Tam buldun sarılacak hanım teyzeyi. Gözlerin mi bozuk senin?”.

“Herif kırk yılın başında karışma bakalım. Bırak! işini yapsın delikanlı. Daha mı iyi bileceksin!

Ne isterse onu verir. Anlıyor maldan. Allı verir, morlu verir, çok yakıştırıyorsa sarılı verir.”.

www.haberhurriyeti.com / MURAT TEPEBAŞILI

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz