Son Dakika
17 Temmuz 2019 Çarşamba

Rahat mı yavaş mı?..

Bu soruya vereceğimiz her yanıtın, kent yöneticilerimize bir katkı sağlayacağı umulur. Çünkü bu kentte yaşayan her birey aynı zamanda bu kentin “ortağı”dır.

12 Ocak 2014 Pazar, 17:46
Rahat mı yavaş mı?..

omeraksahan_haberhurriyeti

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yerel basın mensuplarıyla yemekli bir toplantıda buluşan Belediye Başkanı Bekir Keskin beş yıllık çalışmalarını içeren bir bülteni de yemeğe katılanlara dağıttı.

Bültenin kapağında kullanılan slogan: Ödemişliler’den aldığımız güçle “RAHAT BİR KENT” oluşturmak için çalışıyoruz.
“Rahat” nedir, önce ona bakalım. Sevan Nişanyan’ın “Sözlerin Soyağacı yapıtında, “rahat: soluk alma, ferahlama, (güzel koku) koklama, dinlenme” olarak açıklanmış
Dil Derneği’nin Türkçe Sözlük’ünde ise “rahat” daha geniş anlamlarda ele alınmış. Bunlardan birkaçını almakla yetineceğim: 1.İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirgin olmama durumu, erinç, “huzur”; 3.Sıkıntı ya da yorgunluk, tedirginlik vermeyen. 4. Aldırmaz, gamsız.
Sanırım belediye yetkilileri bu anlamlardan üçüncüsünü öne çıkarmayı düşünerek Ödemiş’in rahat bir kent olması yolunda çalışma yürüteceklerini anlatmaya çalışmışlar.
Bense “rahat” bir kentten çok Ödemiş’in “yavaş” bir kent olmasından yanayım.
Ya da hem rahat hem yavaş olursa kadayıf üstü kaymak derim.
Bir kent nasıl rahat olabilir?
Bu soruya vereceğimiz her yanıtın, kent yöneticilerimize bir katkı sağlayacağı umulur. Çünkü bu kentte yaşayan her birey aynı zamanda bu kentin “ortağı”dır. Seçilmişlere verdiği yetki sınırsız ve sonsuz değildir. Eğer beğenmezse günü geldiğinde verdiği yetkiyi bir başkasına kolayca devredebilir.
Peşinen söyleyelim ki, bizim insanımız rahattır. Çok sıkıya gelmez. Buna somut örnek, her yıl işçiliği kolay olan patates ekimini ısrarla sürdürmesidir. Geçenlerde bir ziraatçıya “Kardeşim baksana, kuru fasulye 15 Liraya fırlamış. Patates yerine onu eksene,” dediğimde, “Yok canım, o zor iş, biz patates gibi rahat bir işten neden vazgeçelim!” diye karşılık verdi. Bu da demek oluyor ki, insanımız rahatına düşkün. Hem ne gereği var, memlekette işsizlik varmış, kentin genç beyinleri sürekli dışarıda alıyormuş soluğu, ne gam! Azıcık aşım, gaygısız başım, der geçerim!
Oysa yaşadıklarımız, görüntüde rahat, gamsız, tasasız sanılanların hiç de rahat olmadığını kanıtlıyor. Gün geçmiyor ki, bir cinayet, bir intihar, bir kent içi trafik kazası ve daha nice sayamadıklarımız…
Kendi başıma gelenleri hikâyeleştirsem bu sayfa yetmez. Ama şu kadarını söyleyeyim: Bu kentte herkesin acelesi var. Hani paşaya kelle yetiştirircesine araba, motorsiklet sürülüyor. Bazen bisiklet kullanırken acaba ben de mi hız tutkunu oldum, deyip elimi frene attığımda fren lastiklerinin aşınmasından ötürü birine çarpmaktan korkar oldum ama günün birinde bu kez yayanın biri gelip bisikletimle giderken hızla çarptı yere düşürdü beni! Öte yandan bir arkadaşa nasılsın, dememe kalmadan verdiği yanıtlar sorduğuma soracağıma pişman ediyor.
Kent insanını rahat ve huzura kavuşturmak her yerel yönetimin doğal görevidir. Bu amaçla hayvan barınağından huzurevine, çöpünden arıtma tesisine, kütüphanesinden anfi tiyatrosuna varıncaya değin hemen her alanda hizmet üretilerek kent insanı rahatlatılmaya çalışılıyor. Belediye iyi çalıştığı takdirde çok iyi ve örnek hizmetlere imza atabileceğini Başkan Bekir Keskin dönemiyle gösterdi. Bu yönden ele alırsak, bültende ilk dikkatimi çeken şey: 2009 Nisan-2014 Ocak döneminde yapılanların hangi bütçeyle, kaça mal olduğunun şeffaf olarak ortaya konmasıydı.
Ödemiş Belediyesinin beş yılda 218 milyon TL.lık bir bütçeyle 70 milyon TL.lık yatırım yapması yerli yabancı herkese şapka çıkartıyor…
Bu arada Ödemiş’in sürdürülebilir bir gelişmeye gereksinimi olduğunu unutmadan, değişim adına rahatlık tuzağına da düşmeyelim!
Değişim rahatsızlık verir. Çünkü değişim eski alışkanlıkları yıkıp yenilerini koymak, düşünceyi eyleme dönüştürmektir. Başlangıç zor olsa da zamanla alışkanlık yapar, keyif bile alınır. Değişime direnenler kolay yolu seçenlerdir. Bu, güzelliklere sırt çevirme anlamına gelir. Oysa geçen beş yılda, çoğumuzun düşleyemediği işlere imza atan Sayın Keskin ve çalışma ekibinin ikinci döneme nasıl hazırlandığına bakarsak değişimin ne boyuta ulaştığını anlayabiliriz.
Bültende dikkat çeken üç projeden ilki, “Zeytinlik-Gölcük Teleferiği” ki, bu, 60 yıllık bir hayalin gerçekleşmesi anlamına geliyor.
İkincisi ise, Ödemiş’te “Hafif Raylı Sistem” yani tramvayla ulaşım.
Üçüncü proje, kent merkezine soluk aldıracak “Kent Meydanı Düzenlemesi”dir.
Peki, diğer projeler?
Yeni belediye hizmet binası, Antik Tiyatro, Ödemiş girişinin düzenlenmesi, kent imar planı revizyonu, stadyumun gece aydınlatması, Birgi, Bozdağ, Gölcük, Çaylı, Kaymakçı, Kayaköy, Bademli, Ovakent ve Konaklı beldelerinin kanalizasyon, arıtma tesisi, pazar yeri, konaklama tesisleri ile turizme yönelik yatırımlar 2014-2019 döneminde şimdilik öngörülen işler.
Bugüne değin Sayın Keskin birçok olmazı oldurmuşsa, bunun altında yatan gerçeği kulaklara fısıldayalım: BAŞARI, HAZIRLIKLI ZEKÂLARA ÖZGÜDÜR!
Eğer o projeler zamanında hazırlanmasaydı, hiçbir kurum Başkan Keskin’in kaşına gözüne bakarak destek olmazdı.
Sırf bu nedenlerle, Sayın Bekir Keskin’in Ödemiş’te ikinci beş yıllık dönemde projelerine yenilerini katarak kesintisiz hizmet vereceğine olan inancımı ısrarla dile getiriyorum.

www.haberhurriyeti.com / ÖMER AKŞAHAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz