Son Dakika
21 Ağustos 2018 Salı

PES!

Oysa çözüm çok basit. Vatandaş zaten sürekli kapısında. Yatırımcı de vatandaş ile kol kola girecek, hukuki sorunun kaynağı makamı aynı safta mahkemeye verecek.

24 Mayıs 2018 Perşembe, 14:57
PES!

Çeşme Germiyan Köyü’nün batısındaki taş ocağı ve kırma eleme tesisinin ;

Valiliğin verdiği birinci ”ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal ettirildi.

İkincisini verdi İzmir Valiliği.

O da iptal ettirildi.

Üçünsünü verdi İzmir Valiliği.

O da iptal ettirildi.

Üstüne mühürletirildi.

Geceleri çalışıyorlarmış.

Köyde toplantı yapıldı.

Tutanak tutuldu.

Valiliğe gönderildi.

Dün ilana çıktı ki;

Bu defa 11 Haziran. 2018 de Bakanlıkta İDK toplantısı yapacakmış.

”ÇED Olumlu Kararı” vermek için.

Oysa DANIŞTAY 14. Dairesi ;

‘’Zeytinlik varsa yakınında, ÇED verme artık!’’ diyor.

Pes!

Sadece İzmir değil, Aydın, Muğla hatta Ege Bölgesi halkı benzer durumda. Taş Ocakları ve RES’in (rüzgar enerjisi santralleri) yanı sıra,  JES de (Jeotermal Enerji Santrali) yargı boyutlu itirazlar kapsamında. Sorun ‘çevreci’ hareketin ötesine geçti, yatırımcı ile yörelerde yaşayan halk karşı karşıya kaldı. Yatırımcı da vatandaş da kendi derdine düşmüş durumda.

Herkes mağdur, karşılıklı yeni mağduriyetler de sırada bekliyor.

Herkes kendine göre haklı.

Yatırımcı ’kapı gibi onay belgem var’ diyor.

Mahkeme ‘onayın yasal değil’ diyor.

Yargı kararını uygulayacak aranıyor, bulunamıyor.

Bulan işletmenin kapısına dayanıyor, ‘Sözleşmeli hizmet sağlayıcı’ olduğundan akan sular duruyor.

‘Onayın yasal değil’ denilenin kapısına gidilen, ‘Kapı Gibi Devlet Kamulaştırması Belgem Var’ diyerek burunlara resmi evrakı dayıyor.

Kamulaştırma mahkemelik oluyor, ‘Kamulaştırma İptali’ kararları birbiri ardına ekleniyor.

Elindeki iptal kararı ile bir üst kamu makamına yakınama olanağı yakalayan, ‘’ Hocam benim yetkim mi var. Bakanlık karar veriyor” cevabını alıyor.

Vatandaş faturayı belediyelere kesiyor, ‘samimiyetsiz’ buluyor.

Bence ortadaki kusur, yasa uygulayıcısı bürokratların.

Vatandaş da haklı, kendine göre yatırımcı da.

Vatandaş yaşam haklarını, yatırımcı yatırdığı parasını korumaya çalışıyor.

Bile bile lades diyen yatırımcı yok değil.

Bürokratlara hesap soran yok.

Yatırımcı geri adım atsa, doğacak zararını telafi edecek muhatap yok.

Kalıyor vatandaşla karşı karşıya.

Tanığıyım;

Yaşam haklarını savunanların derdi yatırımcı ile değil.

Yatırımcının yüzüne de söylüyorlar bunu, ‘siz de kendi açınızdan haklısınız’ diye.

Adamın atacağı geri adımdan doğacak zararı telafi edecek bir kanal olsa, büyük ihtimalle ne şiş yanacak ne kebap.

Sorun ortada, biri bir yanında, diğeri diğer yanında karşılıklı aynı anda birbirlerine söyleniyorlar, birbirlerinin ne dediğini de anlamıyorlar.

Oysa çözüm çok basit.

Vatandaş ile yatırımcı kol kola girecek, hukuki sorunun kaynağı makamı mahkemeye verecek.

Olur mu?

Bence olur!

Tabi yatırımcı bürokrasiyi karşısına alma cesaretini gösterebilecek delikanlılıkta ise.

Aksi ortaya koyacaktır zaten bile bile lasdesliğini.

Ortada bir sofra var.

Sofraya koyulacak yemek usulünce pişirilmiş olsa;

Herkes tadına varacak, doyacak.

Hem çiğ, hem eksik, hem de evin haylazının kimse görmeden içine boca ettiği kavanoz dolusu tuz dünyanın en güzel sofrasını dahi cehenneme çevirmez mi sizce de?

Durum, o durum!

‘’Nerede bu kaosun asıl sahibi?’’ diye sormak gerekiyor.

O nedenle;

Pes!

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir