Son Dakika
20 Mayıs 2019 Pazartesi

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”
Küçük Ayfer’in yüzündeki ifade unutulacak gibi değildi. Dokunsak ağlayacaktı.
Hemen dışarı fırladım.

03 Kasım 2018 Cumartesi, 11:12

Pamuk ile Mernuş‘un o sıcacık ilişkisi, onun tüylerini diliyle temizlerken gözlerinden okunan mutluluğun bir “son”un başlangıcı olacağını kimse aklının ucuna  getirmezdi.

Biz de öyle.

Yaşam bazen çok acımasız oluyor. Evlat ve ana, evlatlar ve analar belki birbirlerine doyamadan o ölüm denen gerçeği yaşamak zorunda bırakılıyorlar,  kalıyorlar.

O uğursuz günün  sabahı, Pamuk’un ölüm haberini aldık. Kapımızı çalan yan bloktaki komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi:

“Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Küçük Ayfer’in yüzündeki ifade unutulacak gibi değildi. Dokunsak ağlayacaktı.

Hemen süratle dışarı fırladım. Tabii arkamdan eşim…

Pamuk, parkın yanındaki yolun kenarında kıvrılmış vaziyette hareketsiz bir şekilde yatıyordu. Yaşıyor mu acaba umudu ile yanına yaklaşıp başını tuttum ve çevirdim. Patilerini hareket ettirmeye çalıştım.

Nafile…

Pamuk ya sitedeki araçlardan birinin, ya da ara sokaktan hızla gelen bir arabanın altında kalarak can vermişti.

Diğer kediler ortalıkta görünmüyorlardı.

Bir bakıma bu, onların Pamuk’un bu dramatik tablosunu görmeyecekleri anlamına geliyordu.

Koşarak kapıcılardan birini yanıma aldım. Bir süre sonra bahçenin duvar dibinde toprağı kazdık.

Sessiz sedasız Pamuk’a veda ettik.

Sessiz sedasız, hiç kimsenin, hiç bir arkadaşı veya yakın dostunun haberi olmaksızın çekildi, gitti dünyamızdan.

Hafızamızda yer eden son kare, bir gün önce annesinin kendisini temizlemek için yaladığı sırada, gözlerindeki pırıltı ve unutulmaz mutluluk dolu o müthiş bakışıydı.

Mernuş bir yavrusunu kaybetmişti.

Kedileri seven bazı komşular ve çocuklar da Pamuk’suz yaşayacaklardı artık.

Bizim evde Pamuk’suz konuşma yapılamaz olmuştu.

Bembeyaz varlık, kızıma göre “Kartopu” artık yoktu.

 

Her zaman olduğu gibi kötü haber kısa zamanda sitede duyuldu. “Oh” çekenler, “ İyi ki öldü” diyenler, “sayıları azalıyor” diye sevinenler olduğunu biliyorduk.

Pamuk’la birlikte üç kedi, kediler nüfus kütüğünden düşmüşlerdi.

 

Bizler ise “kalan sağlar bizimdir” diyerek çıktığımız uzun yolculuğa devam edecektik.

Kalan sağlar ve Mernuş; o cıvıl cıvıl oynayan, arabaların üstüne çıkıp bazen aşağıdakilere “nanik” çeken, bazen de arabadan arabaya atlayıp şov yapan Pamuk’un ortalıkta olmamasının farkına varamadı önceleri.

Ama aradan günler geçince anne ve kardeşleri hissetmiş olmalıydılar.

Önemli olan Mernuş‘un  yavrusunun başına gelenleri bilip bilmemesiydi. Mernuş’da  bir ağırlaşma, yemeğini yerken nazlanma, ya da yemeğe hiç ağzını sürmeme gibi haller görülüyordu.

Kendinden geçmiş gibi dalan gözleri bazen bir noktaya odaklanıyordu.

Eski halinden zerre yoktu Mernuş‘ta.

 

Site yönetimi ve bayan başkan, Pamuk’un ölüm haberinden sonra ölü yavrunun duvar dibine gömüldüğünü duymuşlardı. Kapıcının insani davranışı ve yardımına karşı “Bahçemizi mezarlığa mı çevirmek istiyorlar” gibi bir cümle sarfedildiğini duyduk. Oysa minicik bir kedinin, 30 santimlik  bir toprak parçasının altında yatması ile bahçenin mezarlığa dönmesi arasında hiç bir bir bağlantı ve benzerlik yoktu.

Niyetimiz sitenin bahçesini hayvan mezarlığına çevirmek değil, kedilerin yaşam hakkını savunmak, onların da bu dünyada yerlerinin bulunduğunu anlatmaktı.

Kedi severlerin sayısı Pamuk’un ölümünden sonra daha artıyordu. Bu, bizim için teselli kaynağı oluyordu.

Hele kedi seven çocuklar. Onların sayısı giderek katlanıyordu.

Çocukların hayvanları sevmesi, zafere giden yolun açıldığının işareti sayılmalıydı.

Yan mahallelerden gelen çocukların Pamuk’un ölümünden duydukları üzüntü her yerde anlatılır olmuştu. Çocuklar, Pamuk’un öldürülmüş olabileceği kuşkusunu dahi seslendiriyorardı son zamanlarda… Pamuk bir şehir efsanesi haline geliyordu nerdeyse.. Diğer mahallelere, semtlere, hatta yakın-uzak ilçelere kadar ölüm haberi yayılmıştı.

(Devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

Kedilerin  önsezileri…(19)

Kediler Örgütleniyor… (18)

6 gün önce yazıldıSıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

5 gün önce yazıldıHem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri