Son Dakika
14 Eylül 2019 Cumartesi
”

ORUÇ

 Oruç; tan yerinin ağarmasından Güneş’in batışına kadar yemek, içmek ve cinsî arzulardan uzak durmak sûretiyle yapılan bir ibadettir.

23 Mayıs 2019 Perşembe, 23:59

 Oruç; tan yerinin ağarmasından Güneş’in batışına kadar yemek, içmek ve cinsî arzulardan uzak durmak sûretiyle yapılan bir ibadettir. Her sene kamerî aylardan Ramazan ayı boyunca 29 veya 30 gün bu ibadete devam edilir. Orucun üç farzı vardır: Niyet etmek, niyeti ilk ve son vakitler arasında yapmak, güneşin doğuşu ve batışı arasındaki zamanda orucu bozan şeylerden uzak durmaktır. Oruç; akıllı, ergenlik çağına ulaşmış, oruç tutmasına engel bir mazereti olmayan, oruca niyetlenen, sağlıklı her müslümana farz kılınmıştır. Yolculukta olanlara, yaşlılara, hamile ve çocuğunu emziren annelere, hasta olanlara, zor ve meşekkatli işlerde çalışanlara ise farz değildir. Oruç altıya ayrılır ;

1- Farz olan oruç: Ramazan ayında tutulan oruç

2- Vâcib olan oruç: Adak oruçları ve bozulan nâfile oruçlarının kazaları.

3- Sünnet olan oruçlar: Muharrem ayının dokuz ve onuncu veya on ile on birinci günleri oruç

4- Müstehab olan oruç: Pazartesi ve Perşembe günleri ile şevval ayının ilk altı günü oruç tutmak müstehabtır.

5- Mekruh oruçlar: Yalnız Cuma, yalnız cumartesi günü ile muharrem ayının yalnız onuncu günü tutulan oruç.

6- Haram olan oruçlar: Ramazan bayramının birinci günü ile kurban bayramının dört günü oruç tutmak haramdır.

  Oruç, kişiyi beden ve rûh yönüyle temizleyen bir ibadettir. Orucun aslî gâyesi dâimî bir ibadet şuûru içinde nefis engeliyle mücâdele etmek ve onu kontrol altında tutmaktır. Allah rızâsı için oruç tutmak insana öyle bir huzur hâli bahşeder ki, bu mânevî zevk başkalarının duyamadığı, yaşayamadığı, hatta anlayamadığı tatlı bir histir. Zira insan, Allah için yaptığı fedakârlık nisbetinde kulluk zevkini tadar. Allah için kayda değer bir fedakârlık yapma hissini oruç kadar veren başka bir ibadet yoktur. Zira Rabbimize gösterdiğimiz müthiş bir sadakatle, O “ye” deyince yiyor, “yeme” deyince çekiliyoruz. Hele bir de müslümanların iftar ânındaki sevinç, huzur ve neşe hâli vardır ki, onu târif etmek mümkün değildir. Bir insan sırf bu sevinç ânını yaşamak için bile oruç tutabilir. Lâkin oruçlunun mükâfâtı bununla sınırlı değildir. Onun bir de âhirette Rabbinin huzûruna varıp oruçlarının sevabını gördüğü andaki sevinci vardır ki onu bu dünyada idrak etmek mümkün değildir.

İnsandaki hayır duygularıyla şer duyguları birbiriyle çarpışma ve mücadele hâlindedir. Nefis güçlenip rûha hâkim olunca, süflî arzular ve kötü hisler gâlip gelir. Rûh kuvvet kazanıp nefse hâkim olunca da ulvî arzu ve hisler gâlip gelir. Maddî gıdalar bedeni ve nefsi besleyip kuvvetlendirdiği gibi namaz, zekât, hac, zikir, Kur’ân tilâveti, oruç gibi ibadetler de rûhu ve mâneviyâtı besleyip büyütür. İşte oruç da nefsi zayıflatıp terbiye ederek rûhun kuvvetlenmesine yardımcı olur. Böylece, hayat mücâdelesinde zaruri olan “sabır, irâde, nefsânî arzulardan uzaklaşma” gibi hâllerin tâlimi ile ahlâkı kemâle erdirir. Nefsin yemek, içmek ve şehvetten yana bitmez tükenmez arzularına karşı insanın şeref ve haysiyetini koruyucu bir kalkan olur. Yine oruç; sahibini, azim, sebât, kanâat, hâle rızâ, metânet ve sabır gibi ahlâkî güzelliklere erdirir. Mahrûmiyet ve açlığı tattırmak sûretiyle üzerimizdeki nîmetlerin kadrini hatırlatır. Kalplerimizi, Allah’a karşı hamd ve şükür, kullarına karşı da merhamet ve yardım hisleriyle doldurur. Bu vasfıyla oruç, sosyal hayattaki kin, hased, kıskançlık gibi kitleyi huzursuzluğa boğan kötü düşüncelerin iyiye yönelmesinde etkili bir ilâçtır. Dolayısıyla oruç, yalnız bu ümmete değil, evvelki ümmetlere de farz kılınmıştır.

Orucun mânen faydalı olabilmesi için, beden ve rûh âhengi içinde tutulması lâzımdır. Yani maddî beden oruç tutarken kalp, nefis ve diğer âzâlar da oruç tutmalı, her türlü haram ve mekruhtan uzak durmalıdır. Oruçtan maksat da zaten mânen yükselerek Allah’ın emir ve yasakları karşısında hassâsiyet kazanmaktır. Bu sebeple oruçlunun ya­lan, iftira, gıybet, söz taşıma gibi davranışlardan, küfür ve lânet gibi kötü sözlerden, kavgadan, her türlü kötü fiil ve günahtan şiddetle sakınması gerekir. Oruçlu mü’min, kendisine karşı yapılan kabalıklara da sükûnetle mukâbele etmeyi bilmelidir. Cenâb-ı Hak, böyle tutulmayan orucu kabul etmez. Böyle bir oruç belki insanı borçtan kurtarabilir, ancak onun mânevî kemâl ve fazileti olmaz. Dolayısıyla orucunu hakkıyla tutmaya çalışan bir müslüman kötü ahlâktan uzaklaşmış olmaz.

Oruç, insanın sıhhatli olmasını sağlar. Bir yıl aralıksız çalışan sindirim sistemi oruçla kısmen dinlenir. Vücûdun sağlıklı kalmasında ve hastalıkların tedavisinde perhizin ehemmiyeti âşikârdır. Oruç, zihnî ve kalbî melekelerin daha sıhhatli çalışmasına yardımcı olur. Nitekim Lokmân Hakîm, oğluna şöyle nasîhat edermiş:

“Miden doyunca, fikrin uykuya dalar, hikmet susar, âzâlar ibadetten geri kalır.”

Oruç insana yeme-içme disiplini, iştahına hâkim olma alışkanlığı kazandırır. Hastalıklara mâni olur. Tıp çevreleri, otuz günden az tutulan orucun tesirsiz olacağını, kırk günden fazlasının da alışkanlık yaparak, belli dönemlerde yeme içmeye ara vermenin getireceği faydaları sağlamayacağını ifade etmektedir.

Orucun soğuk iklimlerdeki insanların sağlığına zararlı olduğu söylemek, yanlış bir iddiâdır. Kainata baktığımızda kainattaki her canlının zaman zaman  oruclu olduğunu gözlemlenir. Biyolojik gözlemler, vahşî hayvanların kar yağdığında karınlarını doyurmak için hiçbir şey bulamadıklarını göstermiştir. Bunun sonucu olarak bu hayvanlar kışı uyuyarak, yani bir bakıma ilkbahara kadar oruç tutarak geçirmektedirler. Ağaçların durumu da aynıdır. Kışın yapraklarını döker uykuya dalarlar ve hatta ilkbahar gelip buzlar eriyene kadar köklerine su bile alamazlar. Oruçlu geçen bu birkaç aydan sonra ilkbahar geldiğinde, yaprak ve çiçeklerinin bolluğundan da anlaşılacağı üzere eskisinden daha büyük bir verimlilik kazanırlar. Madenler bile oruca muhtaçtır. Motor ve makineler uzun süre çalıştıktan sonra bir süre durdurulur. Bu dinlenme, onların eski güçlerini kazanmasını sağlar. Son zamanlarda Tıp’ta uygulanan yeni bir tedavi yöntemiyle, kronik hastalıklar, hastanın durumuna göre uzun veya kısa süreli oruç ile iyileştirilmektedir.

Ruh ve beden sağlığı konusundaki kitaplarıyla ünlü Dr. Victor Pauchet, “Senenin belli zamanında müslümanlar gibi oruç tutunuz” tavsiyesinde bulunmuştur. Bu tavsiyenin gerekçesini ise Prof. Dr. Pierra Moulin şöyle açıklamıştır:

“İslâm dünyasının en faydalı müesseselerinden biri de oruçtur. Oruç, bedenin hem fizikî hem de ruhî dinlenişidir. Dokuları temizler, birikmiş toksinleri ve zehirleri atar. Müslümanlar böylece her yıl bir ay bedenlerini dinlendirirler. Aslında oruç sadece Müslümanlara ait bir ibadet değildir. Dinlerin hepsinde oruç vardır ancak şartları ve şekli farklıdır. Müslümanların orucunun en belirgin farkı sahurumuzdur; sahura kalkmak yalnız biz müslümanlarda vardır. Yahudiler de Hz. Musa’nın Tur Dağında 40 gün oruç tuttuğu bilinir. Şimdilerde de 19 Nisandan itibaren bir hafta pazartesi perşembe oruç tutarlar. Hz. Davut’da oruç tutmuştur. İlk Hristiyanlarda oruç tutarlardı şimdi ise 21 Marttan sonraki ilk pazar Paskalyaya kadar oruçları vardır. Süryaniler de yılda 5 defa oruç tutarlar. Alevilikte de 12 İmam orucu Muharrem ayının 1’inden 12’sine kadar sürer.

  Oruç, sadece belli süreliğine aç kalmak değildir.Oruç yalnızca mide ile tutulmaz.Bütün uzuvlarımızın bu ibadete katılması gerekir. Bu sebeple oruçta ağıza bir şey girmemesine dikkat etmek kadar, ağızdan yanlış bir ifâdenin çıkmamasına da dikkat edilmelidir. Hakkıyla  tutulan bir oruç, kulu rûhen huzur alemine götürür. Bu huzur neticesinde de gönüldeki merhamet ve şefkat hisleri doğar ve Cenâb-ı Hakk’ın “Rahmân” sıfatından hisse alınır. Yine oruç,sükrü ve hamdı arttıran gönüllerdeki ihtiras ve sufli nefis fırtınalarını dindiren ve sabrı tâlim eden bir terbiye mektebidir .Orucun gayesi insanın edep ve ahlakını güzelleştirmektir. Dilin orucu olduğu gibi gözün, kulağın, düşüncelerin,elin ayağın ve gönlün de orucu vardır bunların hepsi birleşince gerçek oruç ortaya çıkmış olur ve manen bizlerde de Rabbimize doğru uruç,  yükselme, yakınlaşma, sevgi, ibadetin hakikatı oluşmaya başlar. Rabbim oruçlarımız hakkıyla tutabilmeyi nasip etsin Allah kabul etsin..

HAFTANIN AYETİ  
 O sayılı günler, insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.                                                    Bakara Sûresi 185
 
HAFTANIN  HADİSİ
 Resûlullah şöyle buyurmuştur:

Aziz ve celîl olan Allah “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim” buyurmuştur.Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin.

Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”

HAFTANIN ESMA-ÜL HÜSNASI

EL-KAVİYY

Allah-ü Teâlâ, tam bir kudret sahibidir. Gücü, kuvveti sonsuzdur; bitmez, tükenmez. Bir sınıra sığmaz, ölçüye gelmez. Nicelik ve nitelik bakımından üstün kudrete sahiptir. Gücünün yetmeyeceği bir şey düşünülemez. O, her şeyi etkiler, ama hiç bir şey O’nu etkileyemez .Ne yeryüzünde ne gökyüzünde yardımını kudretini esirgeyeceği hiç bir canlı yoktur önünde engel olsada dualar ve yakarışlar Allah’ın rahman ismini harekete geçirerek el kaviyy esmasıyla kuvvetinden nasiptar eder.

HAFTANIN DUASI

10. Günün Duası:

ALLAHım! Bu günde beni sana tevekkül edenlerden, sana göre saadete erişenlerden ve sana yakınlaşan kimselerden kıl; ihsanınla ey arayanların en büyük talebi!

11. Günün Duası:

ALLAHım! Bu günde iyilik ve ihsanı bana sevdir; fısk ve günahtan beni nefret ettir; gazabını ve cehennem-ateşini bana haram kıl; yardımınla ey imdat isteyenlerin imdadı!

12. Günün Duası:

ALLAHım! Bu günde örtü ve iffetle beni ziynetlendir; bugün kanaat ve elde olana yetinme libasını bana giydir; beni bu günde adalet ve insafa sevk et ve korktuğum herşeyden beni emniyete al; koruma ve ismetinle; ey korkanları koruyan Rabbim

13. Günün Duası:

ALLAH’ım! Bu günde beni (maddi ve manevi bütün) kir ve pisliklerden temizle; bu günde olması taktir edilen olaylara karşı beni sabırlı kıl Bu günde takvalı olmaya ve iyi insanlarla arkadaşlık yapmaya beni muvaffak eyle; yardımınla, ey zavallı ve miskin insanların göz nuru!

14. Günün Duası:

ALLAH’ım! Bu günde ayak sürçmelerimden dolayı beni cezalandırma; hata ve yanlışlarımı bağışla Bu günde beni bela ve afetlerin hedefi etme; izzetinle, ey müslümanların izzeti!

15. Günün Duası:

ALLAH’ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle; mütevazi insanlar gibi dönüş yapıp tövbe etmemle göğsümü genişlet; emanınla, ey korkanların emanı ve güveni!

16. Günün Duası:

ALLAH’ım! Bu günde iyi insanlarla arkadaş olmaya beni muvaffak kıl ve kötü insanların arkadaşlığından beni uzaklaştır Rahmetinle bana ebediyet ve sükunet yurdu olan cennette yer ver; ilahlığın hakkına, ey alemlerin ilahı!

17. Günün Duası:

ALLAH’ım! Bu günde beni salih amellere hidayet et; bu günde beni hacet ve arzularıma kavuştur Ey açıklamaya ve sormaya ihtiyacı olmayan; ey alemdekilerin göğsünde bulunanları (içinde geçenleri) bilen Rabbim ! Muhammed’e ve onun tertemiz Ehlibeyti’ne rahmet et

18. Günün Duası: 

ALLAH’ım! Bu günün seherlerinin bereketlerinden yararlanmak için beni uyandır; nurların ışığıyla kalbimi aydınlat ve bütün uzuvlarımı bu günün eserlerinden, bereketlerinden yararlandır; nurun ile, ey ariflerin gönüllerini aydınlatan!

19. Günün Duası: 

ALLAH’ım! Bu günün bereketlerinden nasibimi bol et; hayırlarına ulaşma yolumu kolaylaştır; iyi amellerinin kabulünden beni mahrum bırakma; ey apaçık hakka hidayet eden Rabbim

Amiiin  Amiiin

DERLEYEN: NURDAN YAŞA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort travesti porno izle beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort