Son Dakika
02 Aralık 2018 Pazar

27 Nisan 2013 Cumartesi, 07:13
Nur Saylan
Nur Saylan [email protected] Tüm Yazılar

Özlediğin, gidip göremediğindir

Zamanı yıllarla tartanlar, yanılırlar
Hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle
Hatta çoğu zaman kendiyle bile yaşanır,
İçini tohuma bırakır.
Geçer gider…
Geçmez sandıkların bile…

Murathan Mungan

Özlediğin, gidip göremediğindir; ama, gidip görmek istediğin yerler iki saatlik uzaklıktadır aslında.
Gidip görmek istemenle bile yaşar içindeki küçük çocuk hiç büyümemiş gibi.
Anılarda yaşarken bir insan ömrüne sığdırıverirsin tüm özlemini.

Özlem dediğimiz nedir ki?
Bir hançer düşün! Bir kez saplansın diye bir kaç kez bilediğin, dinsin hasretin diye yıllarca beklediğindir.
Anılar tükenmez, hep bizimdir. Yüreğimizde saklarız çocukluğu ve gençliği  ve sıkıştırıveririz ömrümüzün son demlerine.
Cesaret eder, koşar gideriz dünde kalmış maziye.
Yaşam ve hayat baştan başa yalan olsa da en gerçekliği ile karşımıza çıkıverir bir gün çocukluk ve gençlik anıların.
Umulmadık yerlerde değil tam da yaşadığın yerlerde tarih tekrar eder yeniden eskiden bastığın topraklarda.

Yollar, binalar, caddeler, sokaklar ve tanıdığın bedenler, ruhlar dahil her şey değişmiştir de seneler önce yaşadığın eski bir evin kapı tokmağı değişmemiştir. Seni ağlatmak için bir o kalmıştır geriye… Sanki ‘ bak ben de unutmadım seni ‘  der gibi  bakar sana… elin değer üstüne pis, kirli, paslıdır ama öpesin gelir umursamadan hiç kimseyi. Çünkü baban onu takarken kapının üstüne bir zamanlar kardeşin ve sen hayranlıkla seyretmişsindir babanın güçlü ve maharetli ellerini .

Ben anılarla beslenen ve o anıların güzelliklerini ruhunda yaşayan, yaşatan bir kadınım. Hüzünlü halim bazılarınca duygusal bozukluk olarak nitelendirilse de ben bunun ancak sağlıklı ve insani duyguları yüksek insanların yaşayacağına inananlardanım tüm çocuksu yüreğimle.
Yıllarca arkadaşlığa ve arkadaşlarıma hep değer vererek yaşadım.
Ne yazık ki hayat ; çok sevdiğim çocukluğumun anılarından ve gençliğimdeki arkadaşlarımdan hep ayrı  yaşamaya mecbur etti beni.
Yetişkin olduğum çağlarımda cesaretimi toplayamadım bir türlü gidip bulmaya, aramaya anılarımı.
Ta ki  geçtiğimiz günlerde karar verip üç günlüğüne de olsa büyüdüğüm toprakları ziyaret etme cesaretini gösterene kadar.
Babamın memuriyeti dolasıyla çok memleket gezdik ama hiçbir yer Elazığ kadar etkilemedi beni… Belki kendimi tanımaya başladığım ilk yıllardı. Belki de Elazığ’lı arkadaşlarımı çok sevmiştim. Ya da hep ilkleri yaşadığım günlerdi.
Her ne ise; adını tam koyamıyorum, ben de büyük bir iz bırakan bu Elazığ sevdası yangın olmuştu içimde.
Bir gün gidecek, görecek ve arkadaşlarıma yeniden merhaba diyecektim. Bunu gerçekleştirmek için tam otuz sene bekledim.
Aklıma koyduğumu yapan biriyim galiba…
Gittim,gördüm ve gerçekten  yeniden merhaba deyip sarıldım onlara…
Değişik bir duyguydu. Sanki hiç ayrılmamışız, aradan yıllar geçmemiş  de biz dün okul yolunda buluşmaya sözleşmişiz gibiydi.
Diğerleri de hissetti mi bilemem, farkına varmadan ömrüme ömür katıldı ve  uzadı gitti ömrüm sanki.
Eski dostların misafirperverliği ise ömre bedeldi. Son nefesimi verene kadar da hatıralarımın  en iyileri  arasında yerini muhafaza edecek.
Uçaktan inmeden başladım ağlamaya… Ben ki otuz sene önce ayrılırken güneşin batışını Fırat nehri üzerinden seyrederek geçip gitmiştim Elazığ’dan, o manzaraya bakarak ‘ sana bir gün yeniden döneceğim Elazığ ‘ demiştim.
Çok uzun yıllar bekledim ama; Dönüşüm muhteşem olmuştu.
Kardeşlerim ve Ankara’dan bize katılan arkadaşlarımla bizi bekleyenler ile sarmaş dolaş olmak güzeldi.
Can arkadaşım Senayi’nin Çarşı içindeki  ÇARŞI SAÇ KAVURMA Lokantasındaki lezzetli yemeklerin tadını ve misafirperverliğini, Uçak biletlerimizi temin eden Can dostum HALİLBEY TURİZM’in sahibi Halil Kardeşimin ve güzel eşi Hatice’min  bizleri evinde ve işyerinde ağırlayıp yüreklerini açarak gösterdikleri ilgiyi, değerli  arkadaşım Hürrem’in kıymetli vaktini bizlere ayırıp güzellikleri yaşamamızı sağlamasını, Ünlü Hazar Baba dağından Sivrice’ye ve bizleri oradan Pertek’e götürüp feribot ile karşıya geçirip kısa bir Elazığ turu yaşatan çok sevdiğim can dostum kankam Sevgili Fatih ve beyefendiliğini halâ koruyan canım arkadaşım Necip’in gösterdikleri ilgi ile yeniden dost ve kardeş olduğumuzu hatırlamanın hazzını, ve Elazığ’ın meşhur Buz fabrikasının sahibi sevgili arkadaşım Galip’in bize gösterdiği alakayı ve bizi görünce ağlamasını asla unutmayacağım.
Benimle birlikte gelen kardeşim Onur ve eşi Elif, oğulları yeğenim ve Atiye ablamız, Ankara’dan aramıza katılan dert ortağım Bergüzar ve Kız kardeşi Pınar adına ELAZIĞ’lı tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Evet; Bir şehrin kapıları açıldı hatıralara vuslatın yaşandığı tarihte… Şehirler hatıraların dükkanı gibidir çok zaman ya… biz o gün kapısına vurduğumuz kilidi söktük açtık  buluştuklarımızla.
O üç gün boyunca yaşadıklarımız ise bir daha ki buluşmaya kadar güzelliklerle anılacak… Her birimizin yüreğinde.
Bu sefer unutulmayacak,ihmal edilmeyecek, kapılar ardında kalmayacak anılar ve her yıl tekrarlanacak. İhmalkarlığı bir yana bırakıp yaşadığımız şehirlerden üstümüze kapaklanan ne varsa silkeleyip bir araya geleceğiz yeniden.
Bulduğumuz mendilleri  gözlerimizden akan gözyaşlarını silmek için değil… Veda ederken birbirimize el sallamak için kullanacağız. Yokluğu çoğalta çoğalta… sevgi pınarlarına çevireceğiz.
Gün be gün yüzümüze dostluğun ışığı vuracak. Gönlümüzün açtığı bir şehrin kapısı yılların eskitemediği  dostluğumuz adına bu sefer kendiliğinden açılıverecek.
Bir şehrin kapısı eski hatıralara,eski dostluklara açıldı ve yeni anılara kucak açmak için bekliyor şimdilerde. Ömrümüz yeterse yeniden bir araya geliriz tadı damağımızda kalan sohbetleri yeniden yapabilmek,yaşamak için.
Yeter ki sağlıklı ömrümüz olsun biz yeniden uçar anılarımıza gideriz…

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dediği gibi ömrümüz uzar belki de her seferinde;
‘  Biz farkına varmadan uzar ömrümüz, Anılarda yaşarken bir gün gelir de… Biz de birer anı olur ölürüz ! ‘

İçtiğimiz o güzel kahveler bir 40 sene daha hatır bıraktı yüreğimde.
ve… Yeni bir Elazığ sevdası var halâ gönlümde… Hiç bitmeyen tükenmeyen şekilde!

Bugün de bir gezi anısı düştü kalemimim bulunduğu küçük heybemden köşeye…

Başka bir yazıda yeniden buluşmak üzere… Varın kalın sağlıcakla dostlar…

www.haberhurriyeti.com / NUR SAYLAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO