Son Dakika
18 Eylül 2018 Salı

03 Mart 2018 Cumartesi, 06:10
İbrahim IRMAK
İbrahim IRMAK[email protected]Tüm Yazılar

Ödemişli Prof. Kaliteli Yaşamın Sırrı’nı veriyor

Haber Hürriyeti Gazetesi’nin “Ödemişli Yıldızlar” dizisinin bu haftaki konuğu Prof. Dr. Cemil Özcan.
Prof. Özcan’ın kartviziti o kadar dolu ki saymakla bitmez.

odemis_YILDIZLARI

ÖDEMİŞ’İN YILDIZLARI:
PROF. DR. CEMİL ÖZCAN:

KALİTELİ YAŞAMIN
SIRRI ZEYTİN’DE

Ömrünü insan sağlığına adamış Ödemişli Bilim Adamı Prof. Dr. Cemil Özcan, uzun ve kaliteli yaşamın sırrının genetik yapımız ve yaşam tarzımızla ilişkili olduğunu söyledi.

YAŞAM TARZINI İYİLEŞTİRİN
Genetik yapımızı değiştirmemizin bugün için olanaksız olduğunu belirten Prof Özcan, “Yapmamız gereken yaşam tarzımızı iyileştirmektir. Bunun için kötü beslenme, hareketsizlik, uykusuzluk ve stresten uzak durmak gerekiyor” dedi.

ZEYTİNLERE SAHİP ÇIKALIM
Bilimsel çalışmaların, en iyi beslenmenin Akdeniz tarzı beslenme olduğunu ortaya koyduğunu da belirten Prof. Özcan, “Bu beslenmenin odağında zeytinyağı yer almaktadır. Bu nedenle zeytin ağaçlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.

haber hürriyeti 99. sayı sayfa: 2

haber hürriyeti 99. sayı sayfa: 2

ÖDEMİŞ’İN 240 milyon yılda oluşan alüvyonlu toprakları çok verimli. O nedenle medeniyetlere hep beşiklik etmiş. O medeniyetlerden adam gibi adamlar çıkmış. Kimi Şükrü Saraçoğlu gibi memleketi idare etmiş, kimi devletin yönetim kademelerinde bakan, milletvekili, müsteşar olarak görev almış. İlim ve bilim adamı olarak yıllarca eğitim, öğretim kademelerinde görev almış, insanlık için söz, memleket için proje üretenlerin de sayısı çok fazla. Hukuk’u seçip, yıllarca adalet dağıtan da var. Avukat olup haksızlığa uğrayanların savunuculuğunu yapanlar da var. Hele, tarihte ilk kez karadan gemileri yüzdüren Umurbey unutulur mu? Aydınoğulları’na başkentlik yapmış Birgi’de, Umurbey heykel olmuş duruyor ve boyuyla posuyla güven veriyor.
Ödemiş’in Yıldızları gökyüzündekiler kadar çok. Ömrümüzün yettiğince biz sizlere onları tanıtmaya devam edeceğiz.

Haber Hürriyeti Gazetesi’nin “Ödemişli Yıldızlar” dizisinin bu haftaki konuğu Prof. Dr. Cemil Özcan.
Prof. Özcan’ın kartviziti o kadar dolu ki saymakla bitmez. Hayatını sağlığa adayan bu Ödemişli tıp adamı, değişik üniversitelerde Anabilim Dalı Başkanlığı, bölüm başkanlığı, yüksekokul müdürlüğü, Tıp Fakültesi Dekanlığı gibi idari görevleri de yürüttü. 2002-2006 yılları arasında Celal Bayar Üniversitesi’nin Rektörlüğü’nü de yapan Prof. Özcan, emekli İngilizce Öğretmeni ve Okutmanı Nursel Özcan’la evli ve Umut isimli yüksek makine mühendisi bir oğlu var.

Şimdi sizleri Prof. Özcan’la yaptığımız röportajla ve insanlığa adanmış bir hayatla baş başa bırakıyoruz.

İbrahim Irmak / [email protected]

prof_ozcan_esiyle

İbrahim Irmak: Sayın Prof. Dr. Cemil Özcan, nerede, doğdunuz? Çocukluk, gençlik yıllarınızdan, sizde iz bırakan Ödemiş anılarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Prof. Dr. Cemil Özcan: 30.01.1953 tarihinde Ödemiş’te doğdum. Benim çocukluğumda PTT’nin çaprazında Belediye binası vardı. Burası şehrin en büyük meydanıydı. Bu nedenle milli bayramlar burada kutlanırdı. Lakabı “Arap” olan bir kişi at üzerinde buraya gelir, attan inerek bayrağımızı göndere çeker ve bayram başlamış olurdu. Bizim evimiz Belediye’nin yanında olduğu için bayramları izlemek için en uygun yerdi, onun için bütün mahalleli bizde toplanır ve bayram izlerdik.
Yazın iki büyük eğlencesi vardı. Yazlık sinemalar ve Parklar.

Prof. Dr. Cemil Özcan eşiyle

Prof. Dr. Cemil Özcan eşiyle

( THK binası burada olduğu için) ile Çukur Park (Hükümet Konağı arkası) yan yana idi. Bu iki bina dışında başka yapı olmadığı için parklar çok geniş ve ferahtı. Yazlık sinemalar da bu parkların civarında bulunduğu için çok kalabalık ve hareketli olurdu. Lisenin karşısında olan Havuzlu Park da çok güzeldi. 1960’dan sonra Garın karşısında yapılan düzenlemeler sonucu Stada kadar olan bölge cazibe merkezi oldu. Park Kulüp, öğretmen ve diğer kamu görevlilerinin; onun karşısındaki “Arif’in kahvesi” üniversiteli gençlerin uğrak yeriydi. Ben de buranın müdavimlerindendim. Bilardo ve kağıt oyunlarını burada öğrendim. En sık, Briç, King ve Maça Kızı oynanırdı.
Kışlık sinemalarda kış aylarının tek eğlence kaynağı idi. Öğrencilere hafta içinde akşamları sinema yasağı vardı. Okul yöneticileri bazen bu sinemalara kontrole gelirlerdi. Kışın bir başka eğlencesi ise okul sonrası eve uğramadan gidilen Cumartesi 1.30 matineleriydi. O yıllarda hafta sonu tatili Cumartesi günü öğleden sonra başlardı.

Prof. Dr. Cemil Özcan ailesiyle tatil pozu verdi.

Prof. Dr. Cemil Özcan ailesiyle tatil pozu verdi.

İSTİKLAL OKULU’NDAN HACATTEPE’YE

İIRMAK: Eğitim hayatınız, bugüne kadar nerelerde görev yaptınız?

PROF ÖZCAN: İlkokulu, İstiklal İlkokulunda; Orta Okulu Ödemiş Lisesi Orta Kısımda; Liseyi ise Robert Kolej ve Ödemiş Lisesi’nde okudum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz alanında uzman oldum. Hacettepe Üniversitesi’nde Halk Sağlığı alanında doktora yaptım. Yurtdışında Sağlık Ekonomisi eğitimi aldım. 1990 yılında doçent, 1996 yılında profesör oldum. Sağlık Bakanlığı bünyesinde İl Sağlık Müdürlüğü, Başhekimlik, Verem Savaşı Daire Başkanlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bakan Danışmanlığı görevlerinde bulundum. Değişik üniversitelerde Anabilim Dalı Başkanlığı, Bölüm Başkanlığı, Yüksek Okul Müdürlüğü, Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Celal Bayar Üniversitesi’nde 2002-2006 yılları arasında Rektörlük yaptım.
Türkiye Ana-Çocuk Sağlığı Bilim Danışma Kurulu üyeliği ve Türkiye Ana ve Çocukları Yaşatma Projesi sorumluluğu, BM Nüfus Fonu Üreme Sağlığı Teknik Grubu üyeliği gibi yurtiçi görevlerim oldu. Dünya Sağlık Örgütü, BM Kalkınma Teşkilatı ve UNICEF de uzman olarak yurtdışında Kırgızistan Sağlık Sektörü Reform Projesi konsültanı ve Türkmenistan Sağlık Master Planı Proje Sorumlusu gibi görevlerde bulundum.

Odemisli_Prof_Cemil_Ozcan_2

UZUN VE KALİTELİ YAŞAMIN SIRRI

İIRMAK: Halkın sağlığı için eğitim alan&veren bir bilim ve ilim insanı olarak, halka önerileriniz nelerdir?

PROF ÖZCAN: Uzun ve kaliteli yaşam iki faktöre bağlıdır: Genetik yapımız ve yaşam tarzımız. Genetik yapımızı değiştirmemiz bugün için olanaksız olduğuna göre tüm yapmamız gereken yaşam tarzımızı iyileştirmektir. Bunun için kötü beslenme, hareketsizlik, uykusuzluk ve stresten uzak durmak gerekmektedir. Eskiden bilgiye ulaşmak zor ama ulaşılan bilgi büyük ölçüde kitaplara dayandığı için doğru idi. Günümüzde İnternet ve televizyon kanalları yoluyla bilgiye ulaşmak kolaylaşmış olmasına karşın doğru bilgiyi edinmek zorlaşmıştır.

ORGANİK TARIM’DA
RAKİPSİZ OLABİLİR

İIRMAK: Ödemiş’in de içinde bulunduğu Küçük Menderes Havzası’nın toprakları çok verimli, suları ve havası güzel. Bu havza, insanlarımızın sağlıklı beslenmesi için organik gıda merkezi olabilir mi?
PROF ÖZCAN: Küçük Menderes Havzası ülkemizin ürün kalitesi, çeşitliği ve rekoltesi ile önemli tarım bölgelerinden biridir. Kuşkusuz bu özellikleri onun organik tarım açısından rakipsiz kılabilir. Sentetik gübre, pestisit, hormon, hayvan yem katkıları ve genetiği değiştirilmiş organizmaların kullanımı ile yapılan tarıma konvansiyonel tarım denilmektedir. Organik tarım bu sayılanların kullanımını reddeden veya sınırlayan bir tarım yöntemidir. Organik tarım için ideal olan, daha önceden konvansiyonel tarım yapılmamış topraklardır. Konvansiyonel tarımda kullanılan kimyasalların toprak ve sudan eliminasyonu uzun yıllar almaktadır. Bu nedenle bu havzada hemen organik tarıma geçilse bile ideal ürün kalitesine ulaşmak zaman alacaktır.

Odemisli_Prof_Cemil_Ozcan_3

HAVA KİRLİLİĞİ AKCİĞER KANSERİ NEDENİ
İIRMAK: Ödemiş kış aylarında hava kirliliği yaşıyor. Kirli havanın insan sağlığı üzerinde etkileri nelerdir. Önlem için neler yapmamız gerekiyor.

PROF ÖZCAN: Sigara içmenin kalp ve akciğer hastalıkları yanında akciğer kanserine de yol açtığı yıllardır bilinmektedir. Hava kirliliğinin de kalp ve akciğer hastalıklarının nedeni olduğu bilinmekle beraber akciğer kanserine yol açtığı son yıllarda kanıtlanmıştır. Nitekim Dünya Sağlık Örgütüne bağlı çalışan Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (IARC), kansere yol açan maddeler bakımından hava kirliliğini, tütün dumanı, UV radyasyonu ve plütonyumu aynı kategoride sınıflandırmaktadır. Hava kirliliğine bağlı olarak gelişen akciğer hastalığı, KOAH olarak adlandırılan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığıdır.

Odemisli_Prof_Cemil_Ozcan_4

ZEYTİNYAĞI’NIN KIYMETİNİ BİLİN

İIRMAK: Halk sağlığı için başka mesajınız var mı Sayın Özcan?

PROF ÖZCAN: Beslenme konusuna kısaca değinmek istiyorum. Bütün bilimsel çalışmalar en iyi beslenmenin Akdeniz tarzı beslenme olduğunu ortaya koymaktadır. Bu beslenmenin odağında zeytinyağı yer almaktadır. Bu nedenle zeytin ağaçlarımıza sahip çıkmamız ve bu konuda halkımızı ve yöneticilerimizi daha iyi bilinçlendirmemiz gerekmektedir. Geçen ay ziyaret ettiğim İspanya da anlatılan zeytin ağacına ilişkin bir anekdotu da paylaşmak isterim. Almanya da bulunan bir botanik parkı için İspanya’dan istenilen yaşlı bir zeytin ağacı, Hükümet tarafından uygun görülmesine karşın, milli servetin yurtdışına verilemeyeceği gerekçesiyle halkın tepkisini çekmiş ve verilememiştir.
Ödemiş mutfağı da Akdeniz tarzı beslenmeye uygundur. Beslenme konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenler için Prof. Dr. Ahmet İnam’ın Taş Devri Diyeti kitabını önerebilirim. Kitabın adında “diyet” sözcüğü olmasına karşın genel beslenme ilkeleri konu edinilmiştir.

İIRMAK: Teşekkürler Sayın Özcan.

 

 

eskisehir escortankara escortescort samsunescort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir