11 Ocak 2015 Pazar, 18:27
Fikret Kalmuk
Fikret Kalmuk fkalmuk@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

On Ocak artık kutlanamaz

Gerek Milli Şef, gerek ise DP döneminde çok çile çekti gazeteciler.

Polis copları altında inliyor, yolları kesiliyor ve hapishanelerde sürünüyorlardı. Gazete sahipleri ise tüm bunlar karşısında suskun ve tepkisizdi…
Her devirde olduğu ve de olacağı gibi, o zaman da vardı yandaş medya. Yandaş kalemler… Yandaş tayfasını besleyen siyasiler…
Çıkarları için çalışanlarını siyasi kaprislere kurban eden patronlar…

Altmış ihtilali belki bir dönüm noktası olabilirdi. Konu Milli Birlik Komitesine intikal ettirildi.

MB Komitesi 4 Ocak 1961 günü 212 sayılı yasayı kabul etti. Yasa 10 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayınlanınca, fikir işçileri Bayram ilan etti. Patronlar ise, yas tuttu. Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Dünya, Akşam, Vatan, Yeni İstanbul, Yeni Sabah ve Cumhuriyet gazetesi sahipleri, yasayı protesto için üç gün yayın yapmama kararı aldı. Ve bu bildiri gazetelerde yayınlandı.
Ancak Türk basınında bugüne kadar yaşanmamış ve bana göre bir daha yaşanmayacak bir olay gerçekleşti. Anılan gazetelerin yazı işleri müdürleri, bildirinin yayınlandığı gün künyelerden isimlerini çıkardılar. Patronlar çaresizdi.
Bu müthiş bir dayanışmaydı. Patronlara karşı ilk büyük isyandı. Ve sanırım son isyan da bu oldu.

On iki Mart 1971 muhtırası, basın özgürlüğüne kısıtlama getirince, Basın Bayramı “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak isim değiştirdi.
Ancak bunda garip olan şuydu: Çalışmayan, işten çıkarılan, siyasi baskılar nedeniyle çalıştırılmayan veya emekliye ayrılan gazeteciler, arkadaşları tarafından dışlanıyor, tu kaka ediliyordu sanki.
On iki Eylül 1980 harekâtı ile fikir işçilerinin özgürlükleri daha bir kısıtlandı. Başbakan Özal zamanında ise, durum daha da vahim bir hal aldı.
Her iş kolunda kurulan sarı sendikalar, basına da sıçradı. Yetmedi cemiyetler bölündü.
Sendika ve cemiyetler zayıflayınca, Patronlar, gazetecilere ”her türlü yasal haklarını aldıklarına dair belgeler imzalatmaya başladılar. İmzalamayanlar işten kovuldu. Patronlara en büyük destek (maaşları astronomik rakamlara ulaşan), Genel Yayın Müdürlerinden geldi.
… Ve son yıllarda iktidar, kendi kendini bölen, hançerleyen, gücü tükenen gazetecilerle adeta oynamaya başladı.

Bir alo ile hasıraltı edilen haberler… Fotoğraflar… Kasetler…
Demir parmaklar arkasına atılan gazeteciler…
Çarmıha gerilen internet haber sitelerinin yöneticileri…
Bir kaş işaretiyle işten kovulan, köşe yazarları, muhabirler…

Bir yan bakışla gazetelerin, televizyonların üst kademelerine yerleştirilen yandaşlar…
Düşen tirajlar… Kaybolan itibarlar…
Bana göre “On Ocak” Çalışan Gazeteciler Günü olmaktan çok, ‘Gazeteciler İçin Mücadele Günü’ ilan edilmelidir.

www.haberhurriyeti.com / FİKRET KALMUK

Yorum

  1. Keriman Tevhit Ertuğrul

    10 Ocak 2015 at 22:58

    Hiçbir GAZETECİNİN gününü kutlamadım.KUTLANACAK gün KALMADI…Gazeteciler ne zaman ÖZGÜR olur,o zaman KUTLAYACAĞIM. 🙁
    Vah…..ÜLKEM…..Vah…
    Emekli Öğretmen(67)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz