Son Dakika
24 Nisan 2019 Çarşamba

Obsesif kompülsif bozukluk

Takıntı (obsesyon) bireyin kontrolü dışında ortaya çıkan tekrarlayıcı düşüncelerdir. Ortaya çıktıklarında bireylerde rahatsızlık hissi meydana getirirler.

19 Aralık 2013 Perşembe, 19:14
Obsesif kompülsif bozukluk

elifmirza_haberhurriyeti

Bireylerde yer alıp anksiyeteye yol açan birtakım düşüncelerin etkisine karşı, bireylerin bazı ritüellerle kendilerini rahatlatmalarıyla karakterize psikiyatrik bir tablodur.

OBSESYON(TAKINTI) ve KOMPÜLSİYON(ZORLANTI) bileşenlerinden oluşur.
Takıntı (obsesyon) bireyin kontrolü dışında ortaya çıkan tekrarlayıcı düşüncelerdir. Ortaya çıktıklarında bireylerde rahatsızlık hissi meydana getirirler. Sıklıkla bireyler düşüncenin doğurduğu rahatsızlık hissini zorlantı (kompülsiyon) adı verilen davranışlarla bastırmaya çalışırlar. Hastalar bu türden düşünce ve eşlik eden davranışların mantıksız olduğunu çoğu defa bilirler ve bunlardan kurtulamadıklarından şikayet etmektedirler.
Obsesif kompülsif bozukluk tanısı klinik verilere dayanarak konulur. Semptomların organik sebebi, bireylerin madde kullanıp kullanmaması, eşlik eden psikiyatrik başka bir rahatsızlığın olup olmaması dikkate alınarak, klinik açıdan hasta değerlendirilerek SEMPTOMLARDAN HAREKETLE SENDROMUN tanısı konulur.
OKB en sık rastlanan psikiyatrik hastalıklar arasındadır. Kadın ve erkekte eşit oranlarda gözükmektedir. Erken çocukluk yaşındaki OKB nin erkekte daha fazla görüldüğü bilinir.
OKB’un daha çok biyolojik nedenlerle ortaya çıktığı bilinir. Serotonerjik sistem yetersizliği en önemli unsur olarak nitelendirilmekte olup çevresel faktörlerin hastalığın oluşmasına katkısı çok fazla görülmemiştir.
OKB’ye neden olan faktörlerden birkaç tanesi şu şekilde sıralanabilir:
KORTİKO STRİATO TALAMO KORTİKO yolakta bozukluk
ORBİTOFRONTAL KORTEKS’teki aşırı hareketlenmeler
PANDAS dediğimiz, immunolojik açıdan Streptokokal infeksiyonlarla ilişkili pediatrik otoimmün nöropsikiyatrik bozuklukların varlığı
Obsesyon, takıntı ve sıkıntı yaratan fakat saçma olduğu bilindiği halde bir türlü atılamayan fikir olarak tarif edilir. Örneğin tuvalete sol ayağıyla girmesi gerektiğine inanan bireylerin, sağ ayağıyla tuvalete girdikten sonra başına bir iş geleceğine inanması. Çoğunlukla dini içerikli olup, bireyler Tanrı’ya küfür ettiğini veya Tanrı’nın kendisine küfür ettiğine inanır.
Kompülsiyon, kişinin zorlantıların yarattığı sıkıntılardan kendini kurtarmak için keşfettiği bir takım davranışlardır. Bireyler bazı tekrarlayıcı hareketler yaparak kendisi rahatlatır. Örneğin: Defalarca el yıkama, dişlerini fırçalama,yüzünü yıkama…. Bu tekrarlayıcı davranışlar bireylerin yaşantısını olumsuz etkilemesine rağmen bireyler rahatladıkları düşüncesiyle devam ederler.
OKB belirtileri bazı takıntı ve kompülsiyonlardır. Takıntılar bedensel, dini veya cinsel olabilir. Bu semptomlar aynı bireyde zaman zaman değişiklik gösterebilir. Kompülsiyon belirtileri olarak sayacağımız tekrarlayıcı hareketler arasında masaya 3 defa vurmak veya yolda çizgiye basmamak gösterilebilir.

BAZI TAKINTI VE ZORLANTI TİPLERİ ŞUNLARDIR

En sık karşılaşılan tip kirlenme takıntısıdır. Kişide çevreden kendisine pislik ,kan, tükürük, mikrop gibi şeylerin bulaşacağı şeklinde evhamlar bulunmaktadır. Bunu önlemek amacıyla belirli nesnelere dokunmaktan kaçınır. Diğer taraftan da sattlerce elini yıkayabilir, banyo yapabilir, tekrar tekrar evi temizleyebilir. Bu nedenle gündelik bir çok işi yerine getiremez, diğer sosyal etkinliklerden uzak kalır.

Yakınlarının başına kötü bir şey geleceği hissine kapılan hasta, bunu engellemek için örneğin hiçbir mantıklı tarafı olmadığı halde belirli bir kelimeyi belirli bir sayıda tekrarlayabilir yada yaptığı davranışın tam tersini yapmak ihtiyacı hissedebilir.

Hasta birey evinde yangın çıkacak biçimindeki bir his nedeniyle tüpü, ocağı defalarca kontrol etmek ihtiyacı duyabilir.

Kişi bir şekilde aklını yitirerek kendisine yada yakınlarına her an zarar verebileceği şeklindeki rahatsız edici hisleri nedeniyle evdeki bıçakları, makasları saklayabilir; zihninde bu tür hisler belirdiğinde odayı değiştirme veya belirli bir davranışı belirli sayıda yapmak zorunluluğu duyabilir.

Bireyler yolda yürürken araba plakalarını okumak zorunda hissedebilir, ya da kaldırım taşlarının arasındaki çizgilere basmamalıdır; aksi halde bir tanıdığının başına kötü bir şey gelecektir şeklinde düşünceler taşıyabilir.

Evdeki eşyaların, masadaki nesnelerin simetrik durması gerektiği içeriğindeki düzen takıntısı diye adlandırılan durumlarla da karşılaşılmaktadır.

Her bireyde takıntı olabilir ama gün içinde en az 1 ya da 2 saat bu takıntıların bireyi meşgul etmesi,günlük hareketlerini yapmasını engellemesiyle OKB nin tanısı konulur.
OKB tedavisinde öncelikle ANTİDEPRESAN ilaçlar yer almalıdır. Seçici serotonin geri alım inhibitörlerinin (SSGAI) hepsi (fluvoksamin, fluoksetin, sertralin, paroksetin, sitalopram, essitalopram) ve trisiklik antidepresanlar içinden klomipramin etkili bulunmuştur. Klomipramin hariç diğer trisiklik antidepresanlar, lityum, benzodiyazepinler, buspiron ve İlaçların etkilerini gösterebilmeleri için az 2-4 hafta kadar beklenmelidir. Bu ilaçların genellikle derhal açığa çıkan rahatlatıcı etkileri bulunmamaktadır. Hatta tedavinin başlangıcında bir kısım şikayetlerinizde geçici bir şiddetlenme görülebilir.
Belirgin düzelme sağlandıktan sonra tedavinin en az 6-9 ay süre ile devam ettirilmesi önerilmektedir. İlaçların tedavi sonunda kesilmesi kararını da doktorunuzla tartışarak onun önerileri doğrultusunda vermelisiniz.
Sanılanın aksine antidepresanlar etkilerini uyuşturarak yapmazlar. Antidepresan kullandığınız takdirde düşünme ve karar verebilme işlevleriniz olumsuz etkilenmeyecektir.
Antidepresanlar kesinlikle bağımlılık yapan ilaçlar değildirler.
Antidepresan ilaçlar ile ilişkili görülen yan etkiler genellikle hafif olup, kısa sürelidir. Genellikle tedavinin ilk haftasında görülürler. Bunlar bulantı, kusma, baş ağrısı, sersemlik hissi gibi belirtilerdir. Daha uzun süreye yayılan yan etkiler arasında da cinsel isteksizlik, sertleşme ve boşalma güçlüğü yer alır. Kilo alımı ise ilaçların sadece bir grubunda rastlanan bir yan etki olup genellikle aşırı boyutlara ulaşmamaktadır. Bu tür yan etkileri hekiminizle paylaşmaktan çekinmeyin, bundan memnun kalacaktır. Tedavi sırasında beklenmedik bir etki gördüğünüzde mutlaka hekiminize başvurunuz.

Yarın kadınlarda CİNSEL İSTEKSİZLİK ….. Sorularınızı emirza@haberhurriyeti.com adresiyle bana ulaştırabilirsiniz….

Günümüz AYDIN olsun….

“Büyük insanlarda liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca AŞKA kaptırdıkları görülmez. Büyük ruhlar ve büyük işler AŞKLA uzlaşmaz” / François Bacon

www.haberhurriyeti.com / Dr. ELİF MİRZA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz