Son Dakika
15 Kasım 2019 Cuma
”

NOKTANIN ÖLÜM SESSİZLİĞİ

Yıldız Arun, şiir kitabıyla, sonsuzluğa açılan pencereden hepimizin bir anlamda bakmamızı sağlıyor…

15 Mart 2019 Cuma, 08:21

“… Saçlarında aklar / yüzünde kırışıklar vardı kadının / elinde sigara, bakışları dalgın / hüzün almıştı yerini / gözlerindeki pırıltın / dolduğunu duyumsadı ciğerlerine / çektiği iki soluk dumanın / gözleri yarı kapalı / yanışını izledi sigaranın / gerçekten yaşamayıp / kendi kendine geçen / yılları gibi yaşamanın / ezdi iki parmağı arasında / öç alırcasına / görünce savrulan külleri / gençliği gibi…” (sy.70)-(*).

           … dizelerinde ipuçlarını bulduğumuz yaşanmışlık uyandırıyor insanı. Ta… ‘Eurydike’den beri nedeni aranan yitiş olamaz, kapılıp gittiğimiz diye düşünüyorum. ‘Yıldız Arun’un yeni şiir kitabı, ‘Noktanın Ölüm Sessizliği’ni okurken, kendi varoluşuma koşut, ayrıntı ipuçları ararken ebruli sözcüklerde… Nedir peki insanoğlunun bunca sorguladığı? Sağlığın, esenliğin, umut-umar düş ve dileklerin terk edildiği tuhaf ‘an’ değilse. Beyniyle, bedeniyle hummalı zaman taşıyıcıdır insan. Yaşam adlı ‘boş’ gemidir yükü, ‘körlük ve görmek aynı dehşetle doludur’ onda… Ne ki, karmaşık önsezi bilinci, ‘şimdi’ hazzını zaman denizine akıtırken diriliverir yarın kavramı. Yani, pek de ölüm olmayan biçim değiştirme/değişme sürecine ait belirti… Sonuçta biyolojik ölümü gösterse de gerçekliğin acı adresi, bilinç yaşamdan kopmaz, kopamaz öyle kolayca. Bu ay, bu mevsim ya da bu yıl ölebilirim korkusu hep eşikte beklemektedir insanı. Sanrı etkindir, hele ağır hastalık, sıcak cenaze gibi gelişmeler varsa yakın çevrede. Kaçınılmaz gibidir bu tür sorular. Ölüme çok mu yakın olunuyor ne? Ölüm, zaman-mevsim kavramıyla örtüştüğünde ‘çocukluk’ ve ‘kış’ arasında… ‘Olgunlaşan narın içini’ okutan esenlik bilinciyle ulaşılan, somut vargı dünyasındadır kişi. Son hep içimizdedir oysa. Sonsuzluk, bir hoş ülkedir.

Şair kişimiz ‘Arun’ çok yönlü sanatçı ve değerli bir birey olmasının ötesinde şiirleriyle ve şiirlerde odaklandığı imge kuruluşlarına, düşüncelerinde oluşan maskelemeleriyle, okurlarına liriksem içerikleriyle haz vermeyi amaçlamış. Ressam olmanın avantajını, diğer ressam-şair arkadaşların betimlemelerini de bildiğimden rahatça söyleyebileceğim bir tür anekdotu, şairimiz içinde kullanabilirim. Çünkü işlediği temasa ve kattığı düşünce oylumu, adeta bir morfogen özelliğini taşımakta. Okur, bu yaşamın içinde yer aldığı sürece, öne geçen perde ‘Noktanın Ölüm Sezsizliği’dir. Ayrıca; şiirlerin toplandığı kitaba, verilen görkemli isim, sanırım okuyana ayrı bir haz ve ayrı bir düşünce veriyor…

Ölümü çok yakınlarda, soluğunu ensesinde duyduğu günler yaşar insanoğlu. Bu genellikle karamsarlığın, yalnızlığın ne denli derin bir kuyu olduğunu gösterir. İnsan, ölümü alnında, avuçlarında, gözlerinde çivili sanır. Bulunduğu yerde, oracıkta kalıveresi gelir cisminin. Ama ölünmez… Çünkü yaşamak doğanın zorladığı bir alışveriştir insanlar için. Şair, “… Kendi kendine geçen / yılları gibi yaşamanın / ezdi iki parmağı arasında / öç alırcasına / görünce savrulan külleri / gençliği gibi…” (*).Dizelerinde dikkat çekiyor buna…

Yıldız Arun’, ressamlığının yanı sıra yıllarca biriktirdiği ve oylumlar katarak, kişisel süzgecinden geçirip damıttığı ve ‘Noktanın Ölüm Sessizliği’ şiir kitabıyla, sonsuzluğa açılan pencereden hepimizin bir anlamda bakmamızı sağlıyor! Bu yolculuğunda başarılar dilerim…

 Meraklısına;

Şairimiz, İzmir doğumlu. Çok yönlü bir sanatçı. Şairliğinin yanı sıra güzel resimlere imza atan değerli birressam. Bu özelliklerinin dışında da ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, doktor. Tüm şiirlerini derleyerek, yayımlamış olduğu şiir kitabıyla şairliğini, bizlerle de paylaşmıştır. Ve birçokdergide hem resimleri, hem de şiirleri yayımlanmıştır…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz