Nankör kedi  (!)  Çankaya’da mı ? (44)

Yıl 2001…Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gergin anlar. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, Bşbakan Ecevit’e anayasa kitapcığı fırlattı. Anında tepki veren Hüsamettin Özkan,Cumhurbaşkanına  “Nankör kedi” diye bağırdı…

12 Ocak 2019 Cumartesi, 11:00

Yıl 2001…Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gergin anlar. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, Bşbakan Ecevit’e anayasa kitapcığı fırlattı. Anında tepki veren Hüsamettin Özkan,Cumhurbaşkanına  “Nankör kedi” diye bağırdı…

Tesadüfün bu kadarı olurdu..

Nankör kedi suçlamasıyla ilgili bir başka gelişme ve tartışma ise Çankaya Köşküne  taşınmıştı.

——-

Yazarın notu:

2000’li yıllar geride kalmıştı ama hafızalarımıza kazınanların bir bölümü unutulur gibi değildi.

Hayvanları Koruma Yasasının henüz telaffuz dahi edilmediği günler. Kanun tasarılarının çıkarılamadığı, TBMM’de tıkandığı aylar. Hemen her hafta bir bakanın değiştiği koalisyonlar devri.

Hayvanlar dünyasında katliamların zirve yaptığı dönemler.

Kanada’da fokların avlanması ve öldürülmesine karşı dünya çevrecileri ve hayvanseverleri ayağa kalkarken, Avrupa’da dalga dalga yayılan hayvan yanlısı gösteriler artarken, ülkemizde tam tersine sokak hayvanlarının öldürülmesinin “ahval-i adiyeden (olağan) sayıldığı günlerde bir de ekonomik kriz patlak vermişti.

Dahası patlak vermek üzereydi.

 Türkiye koalisyon dönemini yaşıyor ve DSP Lideri Bülent Ecevit’in başbakanlığında kurulan 52. hükümet…

Söz konusu dönemde bir gün (19 Şubat 2001) Milli Güvenlik Kurulu toplantısından erken çıkan Başbakan Bülent Ecevit, yardımcısı Hüsamettin Özkan’ı da yanına alarak bir basın toplantısı yapmış ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i kamuoyuna şikâyet etmişti:“Cumhurbaşkanımız yüzüme anayasa kitapcığını fırlattı”

Ecevit’e fırlatılan kitapcıka tepki gösteren Başbakan Yardımcısı Özkan’ın  ise  Sezer’e “Nankör kedi” diye bağırdığını bir gün sonra öğrenecektik…

 Anayasa Mahkemesi başkanı olarak bilinen, sessiz ve sakin hali nedeniyle ülkede hiç de tanınmayan Sezer’i cumhurbaşkanı olarak Çankaya’ya taşıyan, ona en büyük payenin verilmesini sağlayan DSP’nin ikinci adamı Hüsamettin Özkan’ın “Nankör kedi” demesi ülke genelinde büyük yankı yapmıştı.

—————

Hayvanlar aleminde de…

Hele kediler…Kediler küplere binmişlerdi.

Üstelik bu lafın söylenmesini takip eden günlerde ilân edilmek zorunda kalınan ‘devalüasyon’ yüzünden paramız pula dönecek ve hepimiz bir günde yüzde 50 fakirleşecektik.

Kedilerin parası yoktu ve insanların fakirleşmesi onların umurunda  olmamalıydı.

Para değil, nankörlük sıfatının ortaya atılması önemliydi.

Bu “nankör kedi” suçlaması Mernuş’u da etkilemişti.

Üstelik suçlamaya muhatap olan Cumhurbaşkanı Sezer, Mernuş’un yaşadığı yere 200 metre uzaklıktaydı.

Gerçi Sezer, Mernuş’un miyav seslerini duyamazdı ama komşuydu işte.

Kediler kendilerine yönelik nankörlük suçlamasına üzüldüler.

Kedilere göre, Sezer hiç bir zaman böyle bir benzetmeyi hak etmemişti.

Keza kendileri her zaman reddetmişlerdi nankörlük suçlamasını.

Sezer, belki rahmetli Ecevit ve Yardımcısı Özkan  sayesinde siyasi tarihe ismini yazdırmıştı.. Belki bir manevi borcu vardı ama hepsi o kadar.

Çankaya’daki Milli Güvenlik Kurulu toplantı zabıtlarında artık kedilerin de adları yer alıyordu. Ama “nankör kedi” olarak…

Eski başbakan dinci Necmettin Erbakan’a göre “reklamın iyisi kötüsü olmaz” cümlesini hatırladı Mernuş.

“Ne kadar da iptidai görüş”dedi.

Ve ekledi:

“Bu Erbakan  Hoca hala cahiliye döneminde yaşıyor.”

Mernuş, gene bıyık altından gülüyordu…

Erbakan’ın “badem“ bıyıklarını hatırlayarak…

(Devam Edecek)

www.haberhurriyeti.com / Sezai BAYAR

***

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

Eve giren köpek ve “nankör kedi”…(43)

Alman Haber ajansının servis ettiği habere göre bir kedinin sahibi ekmeğine yağ sürerken elinden güya bıçağını düşürmüş. Düşen bıçak ayak

Hayvan Siyaset Belgesi…(42)

Tarçın, yabancıların irticai  faaliyetlerde bulunmak için bahçeye sızmaya çalıştıklarına dikkat çekti. İranvari bir şeriat devleti  kurma yanlılarının

HKKK Toplanıyor…(41)

Gizliliğe uyulmazsa alınan kararlar dışarı sızabilir. Hatta ajanlar harekete geçebilir. Nesillerinin tamamen ortadan kaldırılmasını isteyen iç ve dış

Yaşam felsefesi…(40)

Torunlar, yeni yetmeler salonun her yanında cirit atıp, koltukların üstünde oyunlar oynarken, Yudum’un asistanı trafik kazası geçirmiş bir kediye acil

Cennetten gelen iki misafir…(38)

Benek’in doğumu sırasında bahçedeki hayvanları biraz ihmal eder gibi olduk haklı olarak. Minik yavruların dünyamıza karışması, gözdemiz olan

Benek anne mi oluyor yoksa ?(37)

Görülmeye değer bir manzara. Annelerinin memelerini bulamayan, gözleri görmediği için kardeşleriyle birbirine sarılan yavrular iyi kötü süt emmek için

“Çuval ” operasyonu…(36)

Açıkcası “savaş” ilan etmişlerdi bize. Irak’ı sebepsiz işgal etmiş Amerikan güçlerini kendilerine “model” kabul etmiş zihniyetten korkulurdu.

Dünyada mekan, Ahrette iman…(35)

Mernuş, yavruları ve diğer kediler, mehtaplı bir gecede zifiri karanlığın içine düşmüş gibi algıladılar son durumu. Ve kendilerini dımdızlak gibi

“Merhamet ve Adalet İstiyoruz” (34)

“Merhamet, vicdan ve adalet bir gün size de gerekebilir.. Kesinlikle torpil ve himaye istemiyoruz. Pozitif ayrımcılıktan  nefret ediyoruz.Sakın ha, eskiden

“İlahi Adalet” … (33)

“Karasurat”ın arabası Söğütözü yakınında büyük bir kaza yapmıştı. Bariyerlere çarpan arac hurda haline gelmiş, kendisi hemen ameliyata

Hayvan Hakları Yasası…(32)

Necati son gelişmeden habersizdi. Arkadaşları dünyaya gözlerini açar açmaz bir aile buluyorlar, doğada korunuyordı. Geziyorlar, koşuyorlar,

Hafiyeler (!) İz Peşinde…(31)

İnsanlıktan nasibini almamış, psikopat, ruh sağlığı zedelenmiş bu  mahluklar,  değil hayvan sevgisini, insanlara, yakınlarına ve akrabalarına karşı dahi sevgi duygusunu açığa çıkarmaktan acizler. Bu tip varlıklara  akıl ve sevgi “damlalıkla

Yönetimden “köpek” taktiği. (30)

Tami son derece sevecen bir yaratıktı. Herkese aynı mesefade duran ve herkese aynı sıcaklıkta yaklaşan bir köpek. Hatta  bazılarına göre “yılışık”

 Manukyan’ın kızları gibi…(29)

Mernuş dişi kedileri uyarıyordu: doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini

Nerden çıktı bu Tami ? (28)

Tami kürsüden inerken yine kaküllerini düzeltmek zorunda kalmıştı. Sitenin bir köşesinde yerleşmeye niyetli olan Tami’nin kediler şurasına katılması

Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10

 “Katiller nerede?” (26)

Bu cinayetlerin göbeğinde Patitan dışından müdahale olmuşsa, işin içinde “derin devlet” var demekti. Oysa derin devlet daha çok insanlar ve  onların

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi

 Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak

 Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

Sıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

Hem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz