Son Dakika
13 Aralık 2018 Perşembe

14 Mayıs 2013 Salı, 07:25

“Muz” meselesi yüzünden önce maymunlardan sonra da Darwin’den utandım.

Bana inanamayacaksınız belki ama bugün canım futboldan laflamak istiyor. Yalnız uyarmalıyım, okurlarım bilirler ben futbolun sadece romantik yönüyle ilgiliyim, gerisi beni hiiiiiççççççç ilgilendirmiyor. Futbola duygular dahil oldu mu ben de hoooopppppppppp diye dalıyorum işin içine, kendimi tutamıyorum. Yaşasın “Futbol Aşkı”, hahayttttttttttttt!!!

Hepimiz takımımızı seviyoruz öyle değil mi? Ben mesela kendi çapımda fanatik bir dişi kartalım. Takımım yense de yenilse de aşka düşmüşüm bir kere. Neyse ki kara sevdamın ateşi henüz gözümü kör etmedi, istikrarlı bir şekilde kalbimi yormakla meşgul sadece. Allah hangi takımdan olursa olsun tüm holiganlara akıl ihsan eylesin! Samimi taraftara ise gönül ferahlığı… Beşiktaş’ıma da şampiyonluklar nasip eylesin; aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn…

Geleyim artık sinirlerimi tavana monte eden hal ve şartlara. Pazar akşamı oynanan Galatasaray- Fenerbahçe maçında yaşanan şu malum “muz” olayı beni allak bullak etti. Yeminle söylüyorum önce maymunlardan sonra da Darwin’den utandım. Evrimini henüz tamamlamamış olan asıl kim diye de düşünmekten de kendimi hiiiiçççççççç alamadım.  Yalnız belirtmeliyim ki  Didier Drogba’nın bu süreci üstün bir başarı ile tamamladığı aşikâr. Ancakkkkkkk ellerinde muzu silah edasıyla savuranlar için ne denir onu yüce sağ duyunuza havale ediyorum.

Fenerbahçe’nin galyana gelmiş taraftarı şu sarı meyveyi kime salladı diye merak ettim. Derhal Google amcaya Drogba’yı nasıl bilir diye soruverdim. Ardından da Galatasaray Spor Kulübünün Bakım Onarım Müdürü olan canım kocacığıma danıştım. Valla sonuç beni olumlu yönde şoke etti, etti, et-tiiiiiiiiii!!!  Bu kadarını asla ummazdım! Bence gönlümüzde yatan renk ne olursa olsun hepimizin bu siyahi “dev” topçuya derin bir saygı beslememiz ve Galatasaray’a onu Türkiye’ye getirdiği için müteşekkir olmamız gerekir.

“Drogba Vakfı” diye bir kuruluş var, biliyor muydunuz? Bu şahane adam  Afrika’nın kaderine baş kaldırmasında öyle etkili ki! Ünlü futbolcu aldığı sponsorluk ve reklam gelirlerinin tümünü vakfına aktararak açlıkla, hastalıklarla savaşıyor ve çocukların iyi bir eğitim alabilmesi için okullar yaptırıyor. 2006 yılında ülkesinde yaşanan iç savaşın sona ermesinde büyük rol oynayan Drogba, 2009 yılında ise yaptığı bir reklam anlaşmasından aldığı 3 milyon Euro ile doğduğu şehir olan Abidjan’da bir hastane yaptırıyor!  Time Dergisi de onu  2010’da “Dünyanın en etkili 100 insanından biri” seçiyorrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Biz ne yapıyoruz peki? Kıskançlıktan mıdır artık yoksa kendini bilmezlikten mi kestiremiyorum ama maymun yemlerini bu değerli adama gösterip nanik yapmaya cüret ediyoruz! Ayıptır valla! Çok utandım ve mahcup oldum… Bu kadar “insan” bir adama yapılacak iş midir bu?  Ne düşünecek Drogba şimdi Türkiye ve insanı hakkında! Ya kardeşim rica ediyorum şu futbola dair hissettiğiniz şehvetli duygularınız Türk örf ve adetlerine, efendiliğimize ya da misafirperverliğimize gölge düşürmesin! Biz bu muyuz yani?  Ya ben çok utanıyorum bu muz meselesinden, birileri bana yardımcı olsunnnnnnnnnnnnnn!!!!!!!!!!!!

Neyse amannnnnn, offffffffffffffff! da offfffffffffff!!! Ben kendi adıma bu yılın şampiyonu Galatasaray’ı en içten siyah beyaz duygularımla  kutluyorum. Bu dünyada Drogba gibi kahraman bir yüreğin varlığını ben cim bom sayesinde öğrendim, müteşekkirim. Pazar günü “SARI KIRMIZI” formayı gururla üzerime geçirip  Arena’da şampiyonu kutluyor olacağım… Bu yıl benim için en büyük:” Drogbaaaaaaaaaaaaaa!!!!!”… Ne cim bom ne de kara kartal!

www.haberhurriyeti.com / ÖZLEM ABUT OTLUOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO