12 Temmuz 2016 Salı, 14:29
Ökkeş AĞAOĞLU
Ökkeş AĞAOĞLU okkesa@gmail.com Tüm Yazılar

Muhalefet nerede?.. Ara ki bulasın!..

okkesagaoglu_haberhurriyeti

ÜLKEMİZDE kan gövdeyi götürüyor. Bu tabirin hiçbir yanı yanlış değil.
Her gün şehit haberleri gelirken, gününü gün eden siyasiler var
ülkemizde. Kılını kıpırdatmayan bir muhalefet var karşımızda. Gençler
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye yürürken, onların bu
çırpınışlarına göğüs geremeyen pısırık ve korkak bir muhalefet var
kırşımızda.
Biz bunları söylerken hangi gerekçeye dayanıyoruz biliyor musunuz?..
Bütün haksız ve hukuksuz gelişmeler yaşanırken, ülkemiz kan – revan
içinde kalırken… Şehitlerin acı haberleri Türkiye’yi yasa
boğarken… Nasıl olur da halâ iktidarın üyeleri konuşur?..
Nasıl olur da, “Biz teröre de karşıyız, hukukun karşısında duranlara
da karşıyız” diyen (hatta diyebilen) iktidarın karşısına güçlü bir
muhalefet çıkmaz?..
Örnek mi istiyorsunuz?..
Alın size örnek:
Daha dün bazı gazetelerde bir anket sonucu şöyle yayınlanmıştı:
Erdoğan’a anket şoku: Halkın yüzde 90’ı “Hayır” diyor.
Neye hayır diyormuş?
Suriyelilere vatandaşlık verilmesine…
Peki hükümetin umurunda mı?..
Hayır…
Ne böyle bir anketi önemsiyorlar… Ne de aleyhlerine gelişebilecek
siyasi bir ortamın yaşanabileceğine inanıyorlar… Onların tek derdi
sarayın canı sıkılmasın… AKP iktidarının Türk halkına olan yaklaşımı
örülü ödeneklerle tavan yapsın… Gözler aynı taktikle boyanmaya devam
edilsin… Ama muhalefeti de küçülterek defterden silme eğilimine güç
verilsin.
Peki bunu yapıyorlar mı?..
Yapıyorlar…
Hem de öyle bir yapıyorlar ki…
Ama CHP’ye yeni katılan Barış Yarkadaş ve Eren Erdem gibi pırıl pırıl
iki insan, tek başlarına ortaya çıktılar… Muhalefetin bugüne kadar
yapamadığı karşı duruşu yaptılar… Ellerindeki belgelerle iktidarı
köşeye sıkıştıracak kadar bilginin dokümanlarına ulaştıklarından,
iktidarın rahatsızlığını gözler önüne serdiler.
Peki bu arada CHP’nin lideri ne yapıyor?..
Dut yemiş bülbül gibi, oturduğu yerde oturuyor.
Ne bu konunun üzerine giderek ortalığı kasıp kavuruyor…
Ne siyaseten yapılması gerekeni yapıyor…
Ne de algıların bu konudaki bütün yanlışlarını gözler önüne seriyor…
Sadece koltuğunda oturuyor ve yarının hesaplarını yapıyor.
Aman, yalnış anlamayın sakın. Yarınların hesaplarını derken,
Türkiye’nin önündeki zorlu yılların hesabını değil… Kendi
geleceklerinin… “Bu koltukta daha ne kadar kalabilirim?..”in
hesaplarını yapıyor…
Zaten MHP lideri Devlet Bahçeli de aynı durumda değil mi?..
O da, “Kurultayı yaptırtmam. Oturduğum koltuğu da kimseye vermem”
diyerek, koltuğa sımsıkı sarılmış vaziyette değil mi?..
Şimdi söyler misiniz MUHALEFET NEREDE?..
Ne iş yapar?..
Olası tehlikeli gelişmelerin ülkenin bu derece huzurunu kaçırdığı
dönemde seçtiğimiz tırışkadan muhalefetin neferleri nerede?..
Görebilene aşkolsun…

HALK MUHALEFETİ YANINDA, MAHALLESİNDE, SOKAĞINDA VE
HATTA EVİNDE GÖRMEK İSTİYOR… MUHALEFET İSE, SÜSLÜ HAYATIN
İÇİNDE MUHALEFET YAPILACAĞINA İNANDIĞI İÇİN SALONLARDAN
ÇIKIP HALKA GİTMİYOR, DEV MİTİNGLER YAPMIYOR…

Doğu ve Güneydoğu Anadolu kan gölüne döndü derken, bu döngünün Batı
Anadolu bölgelerine de kaydığını söylersek hiç de yalan olmaz.
Türkiye’nin şehir merkezlerinde bile bombalar ardı ardına patlarken…
İktidarın halâ “Biz terörle uğraşıyoruz. Muhalefet elimizi – kolumuzu
bağlıyor” gibisinden çıkışla CHP’yi terörle ilişkilendirmeye
çalışmadı?..
Çalıştı…
Şehit cenaze törenlerinde CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu yuhalatma
politikası yaratarak CHP + terör algısını yaratmaya çalışmadı?..
Çalıştı…
Halâ da bu algının peşinde koşan bir iktidar partisi yok mu?..
Var…
Hem de Allah’ına kadar var.
O halde bütün bu olumsuz gelişmeler büyük bir kurguyla CHP’nin başına
bela edilirken, Kılıçdaroğlu ne yapıyor?..
Hiçbir şey…
Sadece şehit cenazelerine katılmalara devam ederek, “Bizi kimse
korkutamaz. Şehit cenazelerine katılacağım ve saygımı yerine
getireceğim. CHP üzerinden yapılan algıları da yok edeceğim” diyor.
Peki, tamam… Tabii ki de şehit cenazelerine katılacaksınız… Buraya
kadar güzel.
Evet ama CHP’ye yapıştırılmaya çalışılan bu algıya karşı sadece şehit
cenazelerine katılarak yenemezsiniz ki… Bu algının kurallarına göre
oynamayı bir yana bırakıp, sadece cenazeye katılımlarla “Ben her
yerde, her şehit cenazesinde varım” diyerek muhalefet olduğunuzu
sadece şehit cenazelerinde olmakla ispatlayamazsınız ki…
Esas iş, şehit cenazelerini oraya getirtmemektir. Büyük bir muhalefet
baskısıyla iktidarı köşeye sıkıştırmaktır.
Onun için siz, CHP olarak halka gitmelisiniz.
Bakın, tekrar ediyoruz: HALKA GİTMELİSİNİZ.
Meydanlara çıkmalısınız…
Büyük ve DEV MİTİNGLER yapmalısınız…
Bu mitingleri yaparken de, siyasetçi olduğunuz halde siyaseti takip
etme düşüncesine ve cinliğine erişebilmelisiniz.
Bunu neden mi söyledik?..
Şunun için…
Kilis’te füzeler patlıyor, insanlar ölüyor, Kilisli’ler yollara
çıkarak protesto etmeye çalışıyor. Ama Tomalar, coplar ve biber
gazları havalarda cirit atıyor… Kilisli’ler polis gücüyle perişan
ediliyor…
Kilisliler yine bu baskıya karşı yılmıyor, sokaklara çıkıyor ve şöyle
bağırıyordu:
“Elimiz kırılsaydı da size (yani AKP’ye) oy vermeseydik. Bir daha asla
size oy vermeyiz…”
Ama yine polis gücü karşılarına çıktı ve onları perişan etti.
Peki nerede CHP?..
Aksine Kilis’teki miting boşluğunu yine Erdoğan dolduruverdi. Kilis’e
giden Erdoğan, halka hitap ederken muhalefete ve siyaseten kendisine
karşı gelenlere yükleniyor da, yükleniyordu. Kilis’e atılan füzelerin
acısını bertaraf etmek için elinden geleni yapmaya çalışıyordu.
Fiyakalı ve kıyak konuşmalarla Kilisli’lerin kafasındaki soru
işaretlerini yok etmeye çalışıyordu. (Belki de yok etti. Kimbilir?..)
Pekii, bu esnara CHP nerede?..
CHP, Erdoğan’dan önce Kilisli’lere gitmeliydi ve orada dev miting
yaparak iktidarın bütün yanlışlarını tek tek anlatmalıydı. Elindeki
değerli belgeleri Kilisli’lerle paylaşarak ülkemizin üzerinde oynanan
emperyalist tuzakların “Buralara kadar nasıl ulaştığını” tek tek
anlatmalıydı.
Hatta saatlerce Kilis’te kalıp, bütün köylerine dev çıkarmalar yaparak
CHP’nin ne olduğunu millete göstermeliydi…
CHP’li Kılıçdaroğlu bunu yapıyor mu?..
HAYIR…
Yapmayı düşünüyor mu?..
HAYIR…
Peki ne yapıyor Kılıçdaroğlu?..
Oturduğu yerden ahkâm kesiyor. Şehir yapılanmalarına eşdeğer olan
fiyaklı binalarda konuşmalar yapıp, halka ulaştığını sanıyor. Oysa
halk hemen dışarıda… Bir sokak ötesinde… Oraya gitmiyor, hatta
gitmeyi yanlış görüyor gibisinden hareketle AKP’nin ekmeğine yağ
sürmeye devam ediyor.
Halâ da devam etmekte.
Al sana CHP…
CHP nerede diyenlere cevabımız:
Fiyakalı salonlarda…
Muhteşem törenlerde…
Ve evde…
Dışarda kim var?..
Tabii ki Atatürkçü, Cumhuriyeti savunan, laik için canını veren Türk
gençliği var.
Yazıklar olsun senin gibi CHP’ye ve muhalefet anlayışınıza…
Eren Erdem ve Barış Yarkadaş gibi dinamik ve genç iki CHP’li olmasa,
CHP’li Kılıçdaroğlu’nun hanesine hiç kimse artı işaretini yapmaz.
Bunun böyle bilinmesi gerekir.
Unutmadan…
Son genel seçimden sonra AKP tekrar iktidara tek başına otururken,
televizyonların bir numaralı yapımcısı ve yöneticisi Uğur Dündar bile,
CHP’nin bu cılızlığına dayanamayıp bir ara televizyonculuğu bırakmamış
mıydı?..
Ne diyelim?..
Bu muhalefet oldukça…
Bu liderler oldukça…
Bu düşünceyle evde oturmalar devam ettikçe…
Ne Atatürk mezarında rahat uyur…
Ne de CHP iktidar olur…
Ancak ve ancak koalisyonlarla kendini avutmaya devam eder…
Hem de AKP ile…
Yazık ki yazık…

www.haberhurriyeti.com / ÖKKEŞ AĞAOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz