Son Dakika
25 Haziran 2019 Salı

Modern dönemi başlatan adam: JOHANNES GUTENBERG

Gutenberg’in buluşu, modern dönemi başlattı. Yani, matbaa devrimini…. Bu nedenle de, modern matbaacılığın babası olarak kabul ediliyor. Johann Gutenberg, iletişim tarihinin en önemli kişilerinden biri.

21 Şubat 2017 Salı, 11:58

Bilmediğini bilenler için, uğraş verenlerden biri, Johannes Gutenberg.
Onun sayesinde, günümüzde milyonlar
bilmediklerini öğrenebiliyorlar.
Osmanlı ne yapıyor?
Sultan İbrahim, ucube dediği matbaayı yok ediyor.
Yani, bilimde geri kalmamızın temellerini atıyor.
Gelelim, Johannes Gutenberg’in yaşamına….
3 Şubat 1398’de Almanya’da, Mainz’da doğdu.
Aslında o bir kuyumcuydu.
Sonra yayımcı oldu…..
Gutenberg’in buluşu, modern dönemi başlattı.
Yani, matbaa devrimini….
Bu nedenle de, modern matbaacılığın babası olarak kabul ediliyor.
Johann Gutenberg, iletişim tarihinin en önemli kişilerinden biri.
Tipo baskı yöntemini, 1438’de Avrupa’ya getirdi.
İşe, tahtadan yaptığı harflerle başladı.
Sonraları, bir kurşun alaşımından yapılan dökme harfleri kullandı.
Baskıdan sonra kullanılmak üzere, yazıları sakladı.
Almanya’da Mainz’da, varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmişti.
Bir süre sonra, ailesiyle birlikte, Strassburg’a taşındı.
Orada zanaatkârlık yaptı.
Ayna yapımı, metaller ve değerli taşlar üzerinde çalıştı.
Bir süre sonra, basım teknikleriyle, ilgilenmeye başladı.
O dönemde, kitaplar ya doğrudan elle yazılıyordu.
Ya da, her sayfa için ayrı ayrı elle oyularak hazırlanan tahta bloklar kullanılıyordu.
Kitaplar böyle basılıyordu.
Gutenberg, her sayfa için, ayrı ayrı kalıplar hazırladı.
Bu kalıplara sıcak metal sıvı dolduruyor ve harflerin metal örneklerini çıkarıyordu.
Basımcı metal harfleri, istediği gibi dizebiliyordu.
Basımdan sonra, harfler saklanarak yeniden kullanabiliyordu.
Aynı dönemde, ortaklarıyla aralarında anlaşmazlık çıktı.
Dava açıldı.
Dava, Gutenberg’in işine yaradı.
Çünkü, tipo basımı yapabilen bir baskı makinesi yarattığı, duyulmuştu.
Ancak, o dönemden kalma bir tipo basım örneği, günümüze ulaşmadı.
Gutenberg çalışmaları ve basım deneyleri için, para bulmak zorundaydı.
Bu nedenle, 1450’de, Mainz’lı zengin Jochann Faust’la ortak oldu.
1455’te, ilk kitabı bastılar.
Bu Latince bir kutsal kitaptı.
Kitap, Mazarin Kutsal Kitabı olarak da, biliniyor.
1457’de, Gutenberg borçlarını ödeyemedi.
Bu nedenle de, Faust’la olan ortaklıkları, bozuldu.
Faust, bütün araç ve gereçlere el koydu.
Allahtan, Konrad Humery adlı bir Alman memuru, ona yardım etmişti.
Onun yaptığı para yardımıyla, yeni bir baskı makinesi kurdu.
Gutenberg, kitap yazmaya devam etti.
Dilbilgisi kitabı, sözlük gibi kitaplar bastı.
Başarıyla yürüttüğü bu çalışmaları sırasında, büyük zorluklara katlandı.
Hiçbir zaman, çok fazla para kazanamadı. Zaten niyeti, para kazanmak değildi.
Birgün geldi, fakir düştü.
Gözleri, giderek bozuldu.
Mainz Başpiskoposu olan Nassau kontu, Gutenberg’i sarayına aldı ve geçimini üstlendi.
Gutenberg’in buluşu hızla yayıldı.
15. yüzyılın sonlarına gelmeden Avrupa’da, 1000’den fazla baskı makinesi vardı.
Bu, basım yöntemiyle daha çok kitabın basılabilmesi demekti.
Kitap fiyatları düştü.
Böylece, daha çok kitap okunmaya başlandı.
Kitabın ve kitap okumanın yaygınlaşması sonucu, özgür düşünce doğdu.
Bilimsel çalışmalar gelişti.
Bilgi, daha geniş kesimlere ulaştı.
Bütün bunlar, neyi gösteriyor?
Baskı yönteminin, özgür düşüncenin yayılmasına ivedilik kazandırdığını, gösteriyor.
Bilimsel araştırmalar gelişti.
Reformların yapılmasını hızlandı.
Gutenberg, 3 Şubat 1468’de 70 yaşında iken yaşama veda etti.
Matba, Osmanlı’da ne zaman kullanılmaya başlandı?
Avrupa’da tarihten 200 yıl sonra.
1726’da İbrahim Müteferrika vasıtasıyla.
Daha önce de, başlayabilirdi.
Nasıl?
Eğer, IV Murat ölmeseydi….
Neden?
Çünkü o, Bünyamin efendiye kullandırırdı.
Matbaa, onun zamanında, 1639 yılında getirildi.
Matbaayı getiren, Bünyamin Efendi idi.
Ne var ki, Bünyamin Efendi, Osmanlı topraklarında, hiç baskı yapma şansını bulamadı.
Sultan IV. Murad onu Amsterdam’a matbaa alsın diye göndermiş.
Bünyamin Efendi “ağaç matbaa” almış.
Matbaa makinası, bin altın.
Matbaa Willem Janson Blaev tarafından yapılmış.
Deniz yolunu tercih etmiş.
O sıralarda, Osmanlı İran ve Girit ile büyük sorunlar var.
Matbaa tam da o sıralarda, Osmanlı topraklarına giriş yapıyor.
Daha kötüsü, matbaayı ısmarlayan IV. Murad, tam da o sırada, ölüyor.
Sultan İbrahim, tahta geçiyor.
Sultan İbrahim döneminde, Osmanlı’daki iç karışıklıklar, iyice artıyor.
Matbaa karşıtı bir grup saraya girip, Sultan İbrahim’in karşısına çıkıyorlar.
Biz, bu gâvur makinasını istemiyoruz, diyorlar.
Sultan matbaanın neden yapıldığını bile bilmiyor.
Metal sanıyor.
Büyük güçlüklerle getirtilen matbaanın eritilmesi için, emir veriyor.
Söylediği şu söze bakın…
“Tiz bu ucube eritile!
Makina eritilmek için, Saray’ın demirci başına teslim ediliyor.
Demirci başı, ömründe ilk kez gördüğü bu acayip yapıyı eritemiyor.
Yakmak da istemiyor.
5 altına satıyor…..
Böylece, Batı medeniyeti ve bilimselliğinden yüzyıllar boyu geri kalıyoruz.

www.haberhurriyeti.com / MEHMET FUAT ABUT

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri