Son Dakika
19 Mayıs 2019 Pazar

MİLLET BAHÇELERİ’NDE YERLİ BİTKİLER KULLANILSIN

SÜSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar, süs bitkileri üreticilerinin sorunlarını, beklentilerini ve Ankara’da Bakanlık nezdinde yaptıkları toplantıları Haber Hürriyeti Gazetesi’ne tek tek anlattı.

05 Mayıs 2019 Pazar, 18:55

Herkesi dünya standardında kalite bitki üretmeye çağıran Başkan Dündar, ithalatın önüne geçebilmenin tek yolu bu. İhracat yapabilmenin formülü de kaliteli üretim” dedi. Millet Bahçeleri için Tarım ve Orman Bakanlığı’nda bir toplantı gerçekleştirildiğini de belirten Dündar, Belediyelerden Milli bitkilerin kullanılması konusunda hassas davranılmasını istedi.

Bayındır ve Ödemiş’te üretim yapan Süs Bitkileri üreticilerinin sorunlarını dinledik. Ve bu sorunları Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar’a sorduk. Yaklaşık bir saat süren röportajda Başkan Dündar, tüm sorularımızı içtenlikle cevapladı. SÜSBİR’in faaliyetlerinin yanı sıra bir çok üreticinin bilmediği konulara değinen Dündar; üreticilere yer tahsisi, nitelikli eleman talebi, Ödemiş ve Bayındır’daki birliklerin SÜSBİR’e üye olma zorunluluğunu, Küçükmenderes havzasındaki sıkıntıların nasıl giderileceğini Organize süs bitkileri bölgelerinin kurulması ve kalitesiz üretimin nelere yol açtığını konularına açıklık getirdi. Ankara ile üretici arasında köprü olduklarını da belirten Başkan Dündar, “Millet Bahçeleri’nde yerli ve milli bitkilerin kullanılması gerektiği çağrısını yapıyoruz. Hazine arazilerinin süs ve dış mekan bitkileri üreticilerine tahsis edilmesini de istiyoruz” dedi. Başkan Dündar ile yaptığımız röportaj şöyle:

Sayın Başkan Ahmet Dündar, siz Türkiye için çok yeni sayılabilecek bir sektörü temsil ediyorsunuz. Öncelikle çalışmalarınızda başarılar dileriz. Kısaca SÜSBİR neler yapıyor, anlatabilir misiniz?

SÜSBİR, 5553 sayılı Tohumculuk Kanununa istinaden Türkiye Tohumcular Birliği’ne bağlı yedi alt birlikten birisi. 2006 yılında yürürlüğe giren kanunun ardından, SÜSBİR 2008 yılında kuruluşunu tamamlayarak faaliyetlerine başladı. SÜSBİR, Türkiye’de süs bitkisi üreticilerini temsil eden tek kamu kurumu niteliğinde meslek örgütüdür. Yaklaşık 600 üyesi bulunan SÜSBİR, Türkiye’de süs bitkileri üretimi yapılan toplam alanın yaklaşık yüzde 50’sini kapsıyor. Üreticilerimizin yoğun olduğu bölgelerde önce fizibilite toplantıları yaptık. Üreticilerimizle buluşarak kümelenme temellidir çalışmasını başlattık. Bu süreçte 120 soruluk anketlerle yoğun bölgelerdeki üye sayımızın yüzde 50’sini geçmek kaydıyla verileri gerçekleri yansıtacak şekilde belirlendi. Bu çalışmalarda öncelikle üreticilerimizin taleplerini ve sorunlarını tespit ettik. En çok karşımıza çıkan sorunlardan bir tanesi arazi talebi oldu. İşletme kurmak isteyenlerin arazi talebi çok fazla. Neredeyse her bölgeden bir arazi talebi var. Bu talep eskiden yoktu, son yıllarda öne çıktı. Bu sektörün katma değeri çok yüksek olduğu için yatırım maliyetleri de çok yüksek. Biz SÜSBİR olarak bu talepleri aldık ve ilgili bakanlıklara ilettik.

ÖDEMİŞ’E YER TAHSİSİ MÜJDESİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli 7 Şubat’ta İzmir’in Ödemiş ilçesinde konuşmasında tarihinde ilk defa Süs bitkileri sektöründe tarım ile ilgili orman arazilerinden yer tahsisi yapılacağını söyledi. Biz SÜSBİR olarak bu projelerin takipçisi oluyoruz. Bakanlık bazında sık sık gündeme getiriyoruz.

NİTELİKLİ ELEMAN TALEBİ

Anketlerde sıkça karşılaştığımız taleplerden bir tanesi de nitelikli eleman talebi. Bu talep ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir çalışması var. Nitelikli eleman yetişmesi için SÜSBİR ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir çalışması olacak. Bu proje hayata geçtiği takdirde eleman sıkıntısını da gidermiş olacağız. Yeni nesil gençler tarım ile ilgilenmek istemiyor. SÜSBİR olarak bunun önüne geçip bu gençlere sektörü sevdirmek istiyoruz. Liseler ve üniversiteler ile de çalışmalarımız olacak. Üniversite birinci sınıftan itibaren yaz aylarında öğrencilerimize staj niteliğinde işletmelerle işbirliği içerisine gireceğiz. Öte yandan finansman ile ilgili talepler de var. Bu talepler doğrultusunda özellikle ağaç grubu yetiştiren üreticilerin beklentileri uzun yıllara dönük oluyor. Bununla ile ilgili talepleri Ziraat Bankası’na iletiyoruz.

Ödemiş’te de, Bayındır’da da SÜSBİR var. Onlar sizin temsilcilikleriniz mi?

Ödemiş ve Bayındırdaki birliklerde SÜSBİR’e üye olmak zorunda. 5553 sayılı kanunda; üretim, pazarlama, uygulama yapan herkes bize üye olmak zorunda. Bu zorunluluk yanlış anlaşılmasın. Buradaki amaç, SÜSBİR’i daha işlevsel hale getirerek üreticilerin yararına işler yapmak. Zorlama yapmadan beklentilere cevap verecek şekilde birlik yapısına uygun olarak onları da dahil etmek istiyoruz.

Küçükmenderes Havzası, doğal klimalı bir bölge. Adeta Açık hava serası… Antalya’dan, Yalova’dan üretim için gelenler var. Gelsinler yatırım yapsınlar bölgeye çok güzel de, Küçükmenderes havzasındakiler sıkıntılı. Arazilerin küçüklüğünden bahsediyorlar. Bu konuda bir çalışma yürütülüyor mu?

ORGANİZE SÜS BİTKİLERİ BÖLGELERİ GELİYOR

Tarımın tüm dallarında olduğu gibi bizim sektörümüzde de rantabl işletme ölçekleri var. Bir aile işletmesi olarak, bir dönüm arazide üretim yapılarak geçinilmeye çalışılıyor. Fakat yıllar içerisinde rekabet artıyor, üretimde verimlilik için de belirli ölçeklere belirli teknoloji yatırımlara ihtiyaç duyuluyor. Bu açığı kapatmak için organize süs bitkileri bölgeleri düşünüyoruz. İzmir için örnek veriyorum; Dikili bölgesi ve Arıkbaşı’nda böyle bir çalışmamız devam ediyor. Ben burada şunu belirtmek istiyorum. Tarım Türkiye’de organize olunamadığı için kaybediyor. Birlikte hareket etme kültüründen uzak olduğumuz için başarısız olunuyor. Verimli topraklarda işletme ölçeklerine uygun organizasyonlarla bu aşılabilir.

KALİTELİ ÜRETİM OLMAZSA; HEM ÜRETİP HEM DE BATARIZ

Kayıtdışı üretim yapanlardan dert yanılıyor. Kalitesiz üretim yapanların piyasayı bozduğu belirtiliyor. Bu konuda bir çalışma yürütülüyor mu?

Aslında bunları biraz da arz talep belirliyor. Kalitesiz diye tabir ettiğimiz ürünler, alıcıların tercih etmesiyle piyasada yer buluyor. Biz bu konuda sürekli uyarılarda bulunuyoruz. İhracatta da aynı uyarıları yapıyoruz. Ödemiş Fuarı’na katıldığımda konuşmamda şunu söyledim. ‘Kaliteli ürün üretmiyorsanız üretim yapmayın. Çünkü kalitesiz yaptığınız üretim kesinlikle değerini bulmayacaktır. Artık dünya çok küçük. İhracat pazarları var, bu pazarlarda söz sahibi olabilmemiz için uluslararası piyasada aranan nitelikli bitki üretmemiz gerekiyor. Torfta, saksıda üretmemiz gerekiyor. Fideler kaliteli olmak zorunda. Üretimin girdileri kaliteli olmazsa ortaya çıkan üretim de kaliteli olmaz. İklimimizi, coğrafyamızı, suyumuzu ve insanımızın emeğini bunlarla bütünleştirerek gerçekten ihracat yapacak düzeye geliriz. Üretici kendisini kaliteli üretime zorlamazsa hem üretim hem de batar. Hep söylüyoruz, kalite kalite, kalite. Kaliteli üretim yapmaktan başka çaremiz yok. Yaptığımız üretimi günün koşullarına uygun yapmamız gerekiyor.

Üreticilere ve üretime katkı için sektörün desteklenmesi için neler yapılıyor. Sesinizi duyurabiliyor musunuz Ankara’da?

Ankara’da bu sektörün en tepesi SÜSBİR. Üreticilerimiz üyemiz olmasa bile mutlaka bize ulaşabilirler. Öncelikle üretici ufkunu geliştirmesi gerek. Ankara’nın bu konuda sektör için yapabileceği konular belli. Biz gerekli konuları ilgili bakanlıklara iletiyoruz ve kararlarımızın takipçisi oluyoruz. Kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütü olmamız Süs bitkileri ile ilgili devletin hangi birimi olursa olsun tüm bakanlıkları kapsıyor. Bunların hepsinin muhatabı SÜSBİR’dir.

Bire bin veren topraklarımız varken, havamız ve suyumuz bitkilerin boy atmasına, gelişmesine çok büyük bir katkı koyuyorken biz yurt dışından çiçek, süs bitkisi ve ağaç ithal ediyoruz. Bu konuda harcanan dövizlerimizin ülkemizde kalması için Bakanlık düzeyinde bir çalışma var mı?

Çok önemli bir konuya değindiniz. 3 Ağustos 2018’den itibaren ülkemizin gündeminde milletbahçeleri yer alıyor. Millet Bahçeleri ilk projelendirilmeye başlandığında şu duyumu aldık, ‘Millet Bahçeleri’nde ithal ürünler kullanılacak’ denildi. Yıllardır Türkiye’de çok kaliteli bitkiler yetişmesine rağmen vasıflı ağaçlar bulunamıyordu. Şimdi bunlar da var. Ödemiş’ten, Bayındır’dan üreticilerimizin işletmelerinden Almanya’ya Hollanda’ya İtalya’ya bitki ihracatı yapılıyor. Bırakın artık Gürcistan’ı Türkmenistan’ı Azerbaycan’ı. Eskiden oralara bitki göndermek bizim için gururdu. Şimdi Avrupa’ya satıyoruz. Tablo böyle iken kamu kurumlarımızın bitki ithal ediyor olmasından rahatsızız. Bu konuda kamuoyu oluşturmak adına talepte bulunmaktan öte bir şey yapamıyoruz.

YERLİ VE MİLLİ PROJEDE YERLİ VE MİLLİ BİTKİLER KULLANILSIN

Cumhurbaşkanımıza hitaben Yerli ve milli projede yerli ve milli bitkilerin kullanılması gerektiğini ilettik. Buraların gerçek “millibahçeler” olabilmesi için kendi topraklarımızdan bitkilerin kullanılması gerektiğini dile getirdik. Bununla ilgili de cumhurbaşkanımızın iradesi ile tarım bakanlığında bir toplantı oldu. Bu konuda ithalat yapan kurumlar ise belediyelerimiz. Biz belediyeleri bu konuda uyardık. Hem paramızın yurt dışına hem de yerli ürünlerimiz değerlendirirken üreticilerimize bu konuda güç verilsin.

Hazinenin binlerce dönüm arazisi boş duruyor. Buralarda dış mekan ve süs bitkileri üretimi yapılabilir. Bu araziler ivedi bir şekilde üreticilere tahsis edilemez mi?

Çevre ve şehircilik bakanı hazine arazilerini aromatik bitkiler ve süs bitkilerine tahsise açtı. Bu konuda üreticilere iş düşüyor. Üreticiler bölgelerindeki hazine arazilerini araştırıp aromatik bitkiler ve süs bitkileri varsa bize ulaşabilirler. Biz bunun bakanlık nezdinde takipçisi oluruz. Kendileri ilgilenemiyorsa bize söylesin biz bu konunun takipçisi olalım, gerekeni yapalım. Şunu da belirteyim bir şey dile getirilmesi gerekiyorsa sadece mevzuatları çıkarmak yetmiyor. Uygulamanında amaca uygun bir şekilde yürütülmesi gerek.

Teşvikler konusunda müjdeli haber var mı Ankara’dan?

Teşvikler konusunda bir müjde yok.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri