Son Dakika
21 Ağustos 2019 Çarşamba
”

MİKROP BULAŞTI DALYAN’A

Sabah erken vakitte İzmir’den düştük yollara…

09 Ağustos 2019 Cuma, 01:04

Merhaba…

Uzun zamandır yazma fırsatı yakalayamamıştım ta ki bu ağustos sıcakları gibi sıcacık bir davete icabet edene kadar sevgili okurlarım.

Yaklaşık iki haftadır can dostlarım Mikrop Hikmet ve Özcan Gencelli’nin de misafir olarak ağırlanacağı Martı Tur Muğla Köyceğiz Dalyan Yuvarlakçay gezisinin duyurularına bir parça da benim katkım olsun diye amatörce hazırladığım görselleri paylaşım yaparken o tur gezisine dahil olacağımı aklıma bile getirmemiştim.

Davet cazip geldi sanırım epeydir şehir dışına çıkmamıştım ben de takıldım dostlarımın peşine…
İyi ki de takılmışım doğa ile başbaşa güzel ve huzur dolu bir gün geçirdim.

Martı Tur bir aile şirketi.
İzmir ve beldeleri dışında yurdun her köşesine muazzam güzellikte geziler düzenliyor.
Her adımınız daha önceden planlanmış hiç bir aksaklık yaşamıyorsunuz.
Ekonomik fiyatları da bütçeleri zorlamıyor.
Kendinizi aileniz ile yolculuk yapıyor gibi hissediyorsunuz üstelik.

Gözlemlediğim kadarı ile herkes pek memnundu ve teşekkür ede ede ayrıldık konvoydan birer birer evimize döndük gözümüz arkada kalarak.
Bu vesile ile de bu unutulmaz gün için Martı Tur’un sahibi Adil ve eşine teşekkür etmek istiyorum.

Yediklerimiz içtiklerimiz şöyle bir kenarda dursun biraz gördüklerimizden bahsetmek isterim sizlere.

Sabah erken vakitte İzmir’den düştük yollara…
Otobüse henüz adım atmış ve oturmuştuk ki gülüşü güzel genç bir bayan karşıladı bizi.
Elif hanım son derece kibar dinamik kültürlü bir rehber.
Yolculuk boyunca hepimize sempatik davranışlarla refakat ederek hoş bir gezi yaşattı.
Kaptan şoförümüz ise son derece dikkatli yola hakim biri olarak güvenle yolculuk etmemizi sağladı.

Dalyan Muğla ili sınırları içerisinde Ortaca ilçesine bağlı güzel ve dingin bir kasaba.
Köyceğiz Gölü’nü Akdeniz’le birleştiren kanalın çevresinde kurulmuş
sakin temiz huzurlu yeşili mavisiyle saklı bir cennet gibi.
Gürültü yok sukût içinde sakin kafanızı ve ruhunuzu dinlendirmek için muhteşem bir tercih.

Günübirlik dahi olsa Dalyan tatiliniz asla pişman olmayacağınız takvim yapraklarına benzer fotoğraflar çekeceğiniz
ve unutulmaz anılarla döneceğiniz bir yer burası.

Hani İlhan İrem’in şarkısındaki gibi “Sazlıklardan havalanan bir ördek gibi sesin ve sen gökkuşağı kadar güzelsin” misali
Dalyan’da tekne ile yola çıktık ve ah bu benim esrik romantikliğim kendi içimde kıpraşırken teknede ise Mikrop Hikmet’in coşturan
yolcuları kıpır kıpır oynatan muazzam eğlencesi ile vur patlasın çal oynasın devam ediyordu.
Hiç şüphesiz en eğlenceli grup da bizimkisiydi.
Mikrop bulaşmıştı bir kere Dalyan’a ve derin bir iz bırakmıştı o zümrüt yeşili sulara…

Dalyan’ın tüm güzelliği üstünde seyr ederken gözümüze ilk çarpan Kral mezarlıkları da denilen Kaunos Antik Kenti oldu.
Kaya mezarlarının bulunduğu Kaunos Antik Kenti Dalyan Nehri’nin karşı yakasında tüm ihtişamı ile
“Bakın Krallar yaşadı buralarda bir zamanlar”der gibi duruyordu sessiz sessiz.

Bu tekne turunun sonlarına doğru tatlı suyun tuzlu suyla birbirine karışmadan denizle birleştiği nokta beni en heyecanlandıran yer oldu.
Nasıl da büyülü bir güzellikti.Allahın hikmeti bu olsa gerek demekten kendimizi alamadık.

Artık İztuzu plajı bizi bekliyordu ve iskeleye yaklaşırken caretta carettalar hoşgeldiniz der gibi karşıladılar bizi…bu da başka bir heyecan idi.
Yaklaşık iki saat kadar İztuzu plajında dinlenirken kendimi yabancı bir ülkede gibi hissetmeme sebep olan turistleri kıskandım hayıflandım inanın.
Kendi ülkemizdeki değerlerin kıymetini onlar daha iyi biliyorlar diye düşünmeden de edemedim.
Denize girmek serinlemek isteyenler ve kıyıda oturmayı tercih eden bizler verilen saate uymak zorunluluğu ile gözlerimiz arkada tekneye doğru yol aldık.

Tekne turumuz bitmiş Dalyan’ı arkamızda bırakmıştık…
Sıra gelmişti doğal güzelliği ile ün salmış Muğla’nın Köyceğiz ilçesine bağlı Yuvarlakçay’a gitmek üzere dönüşe geçmeye…

Köyceğiz ve Ortaca arasında kalan Topgözü Kanyonunda bulunan ve Muğla bölgesinin en yüksek dağı olan
Sandras Dağı’nın kar sularından beslenen cennetten bir köşe ve özellikle sıcak yaz aylarında yöre halkının dinlence noktalarından biri.

Yöredeki pek çok köyü besleyen nehrin adı da olan Yuvarlakçay’da kayaların arasından sızarak gün ışığıyla kavuşmak isteyen kar sularının
nehire karışmasına seyrine doyum olunmayan şelalenin yanı başında yemyeşil ağaçların serin gölgesinde
kuş sesleri ve çağıldayan suyun eşliğinde yine çayın üzerine kurulmuş otantik lokantalarda keyif yapabilir çipuradan alabalığa kavurmadan tandıra
nefis yemekler yiyebilirsiniz.

Çay üzerine asılan ahşap salıncaklarda sallanarak suya atlayabilir ya da sadece suyun üzerinde salınıp anılarınıza ekleyebilirsiniz.

Kısacası dostlar saklı bir cennet gibiydi gözlerimin gördüğü doğa harikası yerler.
Ben, can dostlarım ve Martı Tur yolcuları gittik gördük yaşadık anılarımızı da kalbimizin bir köşesine iliştirdik.

Sizler de gidin görün seyredin istedim ve kalemi kelâma döktüm.

Tüm kalbimle hepinize yaz günleri sıcaklığı ile de selâmlarımı gönderdim HABER HÜRRİYETİ sayesinde…

Hepiniz kalın sağlıcakla.

NUR SAYLAN / HABER HÜRRİYETİ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz