Son Dakika
19 Mayıs 2019 Pazar
03 Mayıs 2019 Cuma, 01:19
Sezai Bayar
Sezai Bayar sbayar@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Maşeri vicdan?

MHP ile ilgili bir yazı kaleme aldıktan sonra kendi kendime kızarım:

“Neden bu kadar değer veriyorsun ve zaman zaman eleştiri oklarını MHP’ye yöneltiyorsun” diye sorarım.

Evet, bu partinin kuruluş gününden bu yana  geçen süre içinde bir gazeteci olarak MHP’yi devamlı izledim.

İçerisinde sonradan tanıdığım Yaşar Okuyan, Şevket Bülent Yahnici, Mustafa Gül gibi çok yakın arkadaşlarım oldu ve bu partide üst düzeyde görev aldılar. Kimi bakan oldu, kimi milletvekili.

Rahmetli Türkeş ile de parti kuruluşunda söyleşilerim olmuştu.

Oğlu Tuğrul Türkeş’i de daha sonraları yakından tanıdım, Siyah-Beyaz Bar’da muhabbetlerimiz çoktur.

1980 darbesinden sonra zaman zaman yakın dost MHP’lilere “ Yahu siz şehit cenazelerinin kaldırılmalarında hiç eksik olmuyorsunuz. Seçimlerde aldığınız oylar galiba bu nedenle de çoğalıyor” gibi sataşmalarım olurdu.

Zaman değişti, Türkeş rahmetli oldu, partinin başına Devlet bey geldi.

Devlet beyi de devamlı izler oldum.

Son yerel seçimlerde ise çok fazla izler oldum nedense.

Çünkü Cumhur İttifakı’nın devamından yana güçlü mesajları devam ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birden yeni bir manevrası ile karşılaştık ve bu kez “Türkiye İttifakı”ndan bahsedince Devlet beyin de pusulası şaştı sanırım.

Sonunda Bahçeli dışında Cumhur İttifakını savunan kalmadı neredeyse.

Devlet beyin umudu YSK’nın iptal kararının olumlu olması yönünde.

Son demeci yani açıklama kafa karıştırıcı.

“Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul’da seçimlerin yenilenmesinden yanadır”denilen açıklamadaki, “Milliyetçi Hareket Partisi Yüksek Seçim Kurulu’nun alacağı karara maşeri vicdana uygun olması kaydıyla elbette saygı gösterecektir” şeklindeki ifadeleri ise kafa karıştırmaktan da öte.

“Maşeri vicdana uygun olması” ne demek?

Anayasa nerede?

Yasalar nerede?

Bitmedi, AİHM nerede?

Son olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “Seçimler yenilenirse İstanbul’u alırız” diyor.

Doğruya doğru…

Alabilirler (!)

Kaybedilen, geride kalan ve de unutulan her seçim için geçerli bir varsayım bu.

1950 yılından başlamak gerek.

Rahmetli İnönü seçimlerde Demokrat Parti’ye karşı CHP olarak seçimleri kaybetmişti.

Hatta seçimlerden sonra “hile-hurda” söylentileri de çıkmıştı.

1950 Seçimleri de yenilenseydi, belki de CHP seçimleri kazanmış olurdu (!).

Var mı böyle bir mantık?

Var mı böyle “dandik” demokratik bir usul?

Demokrasilerde var mı böyle bir örnek?

Biri ne diyor?

Yasalar işe yaramıyorsa, “maşeri vicdan” harekete geçermiş.

Devlet bey de, sayın Erdoğan da, biraz” siyasi tarih” dersi okumalı.

Anlaşılan Devlet beye siyaseti hazmetmesi için “Ekönömi” doktorası kifayet etmemiş.

Sayın Erdoğan’a da iki yıllık ekonomi konusundaki yüksek okul tahsili yetmemiş.

Benim merak ettiğim, İstanbul seçim sonuçları reddedilirse- ki edilecek- YSK Başkanının ne yapacağı?

“Maşeri Vicdan” çarpması olmasın da…

Sezai Bayar

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri